Beğendimm❤️
9 stories
Yazgının Oyunu by silentsey
silentsey
  • WpView
    Reads 1,696,494
  • WpVote
    Votes 82,129
  • WpPart
    Parts 28
Birbirinden hiç hoşlanmayan iki insan, yakın arkadaşlarının düğününde yolları kesişince istemeden de olsa aralarında bir çekim yaşanır. Tek seferlik yaşanan bir ilişkinin sonunda hayat onları hiç beklemedikleri bir sürprizle karşılar. Bir bebek... Bu minik mucize, iki yabancının kaderini birbirine bağlayarak onları hem kendileriyle hem de duygularıyla yüzleşmeye zorlar. Beklenmedik hamilelik, yeni bir başlangıcın kapılarını sonuna kadar aralar...
GÜLPEMBE by scaroftheocean
scaroftheocean
  • WpView
    Reads 55,208
  • WpVote
    Votes 5,616
  • WpPart
    Parts 15
Ağabeyi onu masallardaki bir prensese benzettiği için lakabını bir isim gibi üzerinde taşıyan Güzel, abisi ile birlikte küçük bir lojman dairesinde yaşayan, üniversite son sınıf öğrencisidir. Ağabeyi Harun, işi yüzünden sık sık göreve gider ve son gidişinin ardından, geri dönemez. Ölümü Güzel'in hayatına ve ruhuna bir yıldırım gibi düşer. Harun son nefesini vermeden onu en yakın arkadaşına, Cesur Yakut'a emanet eder. Ağabeyinin emaneti, lojmanda bir sivil olarak tek başına kalamayacak olması ve hayatı ile ilgili aldığı tehdit mektupları, Güzel'in kendini aniden abisinin en yakın arkadaşı ile anlaşmalı bir evliliğin içinde bulmasına sebep olur. Güzel, ismi ile değil, duygusuzluğu ve hislerinin yoksunluğu ile lanetlendiği için Çirkin olan bir adamın, camdan çiçek bahçesinin içine hapsolur. Sonra o cam kubbenin içine, adamın lanetinin üzerine, hislerini bir gül fideleri gibi ekmeye başlar. Fidelerin çiçek açacağından umutludur. Ancak ne derler bilirsiniz, Çiçek açsa da her gül, solmaya mahkûmdur. "Bileklerime kadar dikenlerle yaratmış beni Tanrı," dedi, sesinin iğne deliği kadar küçük bir boşluğundan bile bir his alamıyor, göremiyordum. "Güller için elimi tutsan bile, yara içinde kalacaksın Güzel." Dudaklarını ıslattı. "İşte bu yüzden, işte bunun için." ❧ Kurgunun temeli 2015 yılına dayanmaktadır.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 10,423,813
  • WpVote
    Votes 574,208
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,519,984
  • WpVote
    Votes 2,077,130
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
Sadece Bir Damla Brh+ by ozcelikdilaraa
ozcelikdilaraa
  • WpView
    Reads 429,649
  • WpVote
    Votes 18,838
  • WpPart
    Parts 25
(+18) Yabancı çevik bir hamleyle beni çevirip masaya dayarken elimdeki hançere gülerek baktı, buz mavisi gözleri bana dönerken gölgeler sıklaştı, uyarıları birer çığlığa dönüştü. Onun sadece sıradan bir yabancı olmadığını anladığım anda ise geç kalmıştım çünkü o çoktan yırtıcı bir hayvan edasıyla bana yaklaşmıştı bile. "Çok yanlış yerdesin küçük kız," diye fısıldadı Batının Tanrılarının lanetlediği sesiyle. "Hem de olabilecek en yanlış yerdesin ve ben seni görüyorum." Pelerinimin kol kısmında gizli hançeri parmak uçlarıma doğru kaydırdım, sivri ucunu kalbinin tam üzerine yaslarken gülümsedim. "Ve ben de seni görüyorum vampir." Uyarı: Cinselllik, kan ve şiddet içerikli ögeler içerdiğinden yetişkin okurlar için uygundur. Her haklı saklıdır.
İhtiza by melisyazafir
melisyazafir
  • WpView
    Reads 79,213
  • WpVote
    Votes 5,427
  • WpPart
    Parts 18
Vahşi pençeleri sırtımda asılı kaldı. Yüzüm, tıpkı ellerim gibi duvarın soğuk yüzeyine tutundu. Güç, hırs, belki biraz da tutkunun karıştığı nefesi boynuma dökülürken sıcak göğsü içindeki vahşeti susturmak istercesine sırtıma yapıştı. Ellerini, duvara yaslanmış olan ellerime kenetledi, kendini bana bastırarak duvarla arasında bütün olmama neden oldu. Enseme sürttüğü ateşli dudaklarının arasına boynumu alıp emerken beni kasıp kavuran, dünyamın hortumu olan adamın kolları arasında boyun eğdim. Zira... Bir ateştim. Yakıp alevlendiğim günahımı kendim seçtim. "Kartlar, Solin... Sana ve bana karşılar."
Kırık Pençe İzleri by OzgeMeral
OzgeMeral
  • WpView
    Reads 339,400
  • WpVote
    Votes 18,317
  • WpPart
    Parts 33
Bana nazik yalanlar söyle Usulca kır kalbimi Pişmanlık kekremsi, kurak bir tat bırakır kursakta Kaybolursan diye ezberle bıraktığın izleri Düştüğümüz karanlıkta yaralarımdan tanı beni Eftalya Gürel; fazla kiloları, başarısız akademik kariyeri ve kötü sosyal ilişkileriyle başarı basamaklarını hızla çıkan dünyaca ünlü keman virtüözü kız kardeşinin aksine ailesinin ayrık otu olarak yaşamını sürdürmektedir. Yarı zamanlı çalıştığı gazetenin bünyesinde haber yapmak için gittiği özel bir davette farkında olmadan kötü kurdun inine girer. Ortadoğunun en tehlikeli tetikçilerinden birisi olan 'Kesik' hatasız çalışmasını öngörülemez tehditlerle titizlikle ilgilenmesine borçludur. Ancak avlamak için peşine düştüğü kızın fotoğraf makinesinde bir sonraki hedefinin resimlerini gördüğünde elindeki kuzunun sandığı kadar masum olmadığını anlar ve onu da sorgulamak için beraberinde götürür. "Beni öldürecek misin?" "Bugün değil." Derler ki; kaçtığımız her savaş bir gün suret kazanır ve en çekici kılıkta karşımıza çıkmaya başlarmış. Hem birbirlerine hem de dışarıda patlak vermek üzere olan savaşa karşı dururken Ofelya'nın ortadan kaybolmasıyla Eftalya kendini geri dönülemez bir şekilde bu karanlık dünyaya kötü kurdun elini tutarak girerken bulur. "Güzellik beyhudedir Eftalya. Ona nasıl baktığına, nasıl algıladığına göre değişir. Sendeyse başka bir şey var; aradığımın farkında bile olmadığım bir şey.." 'İfade edilmemiş duygular asla ölmez, sadece diri diri gömülür ve sonradan daha korkunç şekillerde tezahür ederler.'
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 4,628,713
  • WpVote
    Votes 256,153
  • WpPart
    Parts 44
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
KUTSAL TÜRAP   by asravalen
asravalen
  • WpView
    Reads 1,080,249
  • WpVote
    Votes 39,836
  • WpPart
    Parts 35
21. yüzyıl modern Mısır prensesi x Antik Mısır'dan gelen (savaşçı-kralların soyundan) adam ❗️ Bu isimle yazılan ilk eserdir ve konusu da benim tarafımdan bir ilk olarak üretilmiştir. Özgün eserimin tüm hakları bana aittir. İlham adı altındaki uyarlamalar, benzerlikler ve tema kopyalamaları hoş karşılanmayacaktır.