kardesim sen nesin böyle😛
4 stories
Dreich by mailendiniz
mailendiniz
  • WpView
    Reads 7,024
  • WpVote
    Votes 945
  • WpPart
    Parts 31
Mia Larson, Londra'da yaşayan başarılı bir gazetecidir. Mesleği gereği pek çok olayı araştıran ve aydınlatmaya çalışan bu gazetecinin yeni durağı, lanetli olduğu söylenen bir evdir. Ülke gündemini sarsan kayıp vakaları ve üstü kapatılmaya çalışılan eski haberler Mia'yı bu evi ziyaret etmeye zorlar. Londra'dan kalkıp İskoçya'nın küçük bir kasabasına doğru yola çıkarken başına geleceklerden habersiz olan Mia, zaman geçtikçe evin sırlarını çözmeyi beklerken aslında o sırların birer öznesi olduğunu fark edecektir. *** "Beni öldürecek." "Kim?" "Beni delirtecek." "Mia?" "Anlamıyorsun! Mahvedecek beni!" "Ben buradayım." diyerek omuzlarımdan tuttuğunda beynimdeki depremin yavaş yavaş durulduğunu hissettim. Kalbim hâlâ yerinden çıkacakmış gibi atıyordu ama zihnim susuyordu, görüntülerse yavaş yavaş bulanıklaşıyordu. "Ben buradayken kimse sana zarar veremez."
GÜNEŞTE SOLMUŞ KARLAR by paslibaharlik
paslibaharlik
  • WpView
    Reads 1,661
  • WpVote
    Votes 278
  • WpPart
    Parts 11
Belgin için hayat, dört duvar arasına sıkışmış gri bir rutinden ibaretti. Amansız bir hastalığın pençesinde kıvranırken sadık dostu Lokum'un gözleri önünde yalnızca ölümü bekliyordu. Siyah saçlarındaki beyazlar, yeşil gözlerindeki sönmüş fer ve kocasının tenine sinmiş yabancı parfüm kokusu... Ancak kaderin, bitmek üzere olan bir hayat için son bir planı vardı. Bir parkta karşılaşılan bir çift ela göz, yabancı bir elin şefkati ve ölüme yürürken öğrenilen gerçek bir sevgi...
KONUK SEVMEZ DENİZ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 5,544,233
  • WpVote
    Votes 349,685
  • WpPart
    Parts 33
Bölümlerler yazdıkça gelmektedir. ❝Burası Karadeniz, burada hiçbir aşk mücadelesiz olmaz.❞ "Karadeniz'e eskiden Konuk Sevmez Deniz derlermiş," dedi. Sesindeki buz dağı yüreğimi titretti. Bunu daha önce hiç duymamıştım. Demek hırçın dalgaların sahibi olan Karadeniz'e Konuk Sevmez Deniz diyorlardı. İlk kez duyduğum için olsa gerek garibime gitmişti. Ben de buraya gelen bir konuktum. "Peki ya, öyle mi?" diye sorduğumda bakışlarımı usulca ona kaldırdım. "Burası gerçekten konuk sevmez mi?" "Sevmez," dedi Kuzey net bir dille. "Alır, götürür, öldürür seni. Sen de elbet gideceksin buralardan, ait olduğun yere döneceksin. Buralar hiç konuk sevmez." Bir düşman kapıyı çalar. Elinde ölümle bekler. İmkânsız bir aşk başlar.
KIRMIZI GÜLLER ÇABUK SOLAR by ceyzabel
ceyzabel
  • WpView
    Reads 961,852
  • WpVote
    Votes 66,870
  • WpPart
    Parts 54
"Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar." *** 1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi'ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, bu suskun ve gizemli adamın dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bir Amerikan ajanı olduğuna karar vermişti ve adama kendi aralarında 'Dilsiz Ajan' diye sesleniyorlardı. Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Liseyi yarıda bırakmak zorunda kalmıştı, hayata en büyük kızgınlığı da buydu. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü. Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu. Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi. (30.03.2021)