🖤
30 stories
AZAZİLİN İNİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 1,161,099
  • WpVote
    Votes 69,043
  • WpPart
    Parts 20
Tesadüfün üç kurşunu vardır. İlk ikisinden kaçsan bile üçüncüsü tarafından vuruluyorsan, kaderin orada yeniden yazılıyordur. Bazen isabet eden bir kurşun, sıyıran iki kurşunun açabileceği darbeden fazlasını tek seferde açıp, hiç edebilir emeklerini ve kaderin doğan güneşi yakabilir tenini. Belçin Darya Tekin, bir gece vakti her zaman bildiği yollardan geçerken sonunun farklı olacağından, o gece kayan bir yıldızın tesadüfün ateşini yakacağından habersizdi. Hazar Cihangir Soykan, bir gece vakti ilk kez bilmediği yollardan geçerken sonunun aynı olacağından, o gece kayan bir yıldızın yaktığı tesadüf ateşinin onun ocağında söneceğinden habersizdi. Azazilin ini o gece Azazel'in kalbinde, bir kapının arkasında gizliydi. Belçin Darya, kuzeni ile eğlenmek için çıktığı gece o kapıyı aralamak ve ardındaki yabancıya yardım etmek zorunda kalırken, çevresi tarafından umutsuz gözlerle bakılan kaderi bir çift göze değince değişecekti. Hazar Cihangir Soykan'ın yolları, Belçin Darya'ya çıktı; denizde olmayan iz, onun gözlerinde saklıydı. Bir gece vakti kader yeniden yazıldı, gündüz tesadüfle yazılanı kabul etti.
Yalancı Bahar by dreamonde
dreamonde
  • WpView
    Reads 182,562
  • WpVote
    Votes 12,940
  • WpPart
    Parts 25
(Güncel ve düzenli olarak bölüm gelmiyor.) Turna Mahallesi, günden güne yaklaşan düğünün heyecanıyla sarıp sarmalanırken görümce sıfatı üstüne yapışan Ahsen de aynı günler içerisinde kurtulamadığı dertlerinin üzerindeki yüküyle biraz daha dibe battığını hissetmektedir. Mahallenin güzide gençlerinden Ahsen, mesleğini henüz yapamayan bir öğretmendir ve yeni yetişkinliğin getirdiği problemlerle birlikte hayatındaki sorunları çözmekte, dengeleri oturtmakta olduğu gibi zorlanır. Bu esnada uzun süredir görevde olduğu için ailesinin yanına uğrayamayan ve ablasının düğünü bahanesiyle beklenenden erken vakitte İstanbul'a ayak basan Cihangir ise bütün asker kimliğinden sıyrılarak mahallenin delikanlısı kostümünü tekrar üstüne giymiş hâldedir. Kahramana ihtiyacı olmadığını ve hayatta her şeyi kendi başına halledebileceğini düşünen Ahsen'e uzatılan ilk yardım eli, tam da bu esnada kendisinden gelir. Kahraman olmak için cesur ya da savaşçı olmaya gerek yoktur çünkü bazen bir gülüş bile bir hayatı kurtarabilir.
KONUK SEVMEZ DENİZ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 4,189,042
  • WpVote
    Votes 278,583
  • WpPart
    Parts 26
••Kitaba ara verildi. Bronz serisi final olduktan sonra devam edecek ve 2026 yılı içinde raflarda olması planlanıyor. ❝Burası Karadeniz, burada hiçbir aşk mücadelesiz olmaz.❞ "Karadeniz'e eskiden Konuk Sevmez Deniz derlermiş," dedi. Sesindeki buz dağı yüreğimi titretti. Bunu daha önce hiç duymamıştım. Demek hırçın dalgaların sahibi olan Karadeniz'e Konuk Sevmez Deniz diyorlardı. İlk kez duyduğum için olsa gerek garibime gitmişti. Ben de buraya gelen bir konuktum. "Peki ya, öyle mi?" diye sorduğumda bakışlarımı usulca ona kaldırdım. "Burası gerçekten konuk sevmez mi?" "Sevmez," dedi Kuzey net bir dille. "Alır, götürür, öldürür seni. Sen de elbet gideceksin buralardan, ait olduğun yere döneceksin. Buralar hiç konuk sevmez." Bir düşman kapıyı çalar. Elinde ölümle bekler. İmkânsız bir aşk başlar.
BAZI İNSANLAR BÖYLE YAŞAR by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 3,666,162
  • WpVote
    Votes 186,554
  • WpPart
    Parts 54
Lina Kara, babasıyla ettiği kavga sonucu babasını kendi kafasına sıktığı bir kurşunla kaybeder. Bu kayıp kendisinden de birçok şey götürür. Borçlar ve vicdan azabı arasında sıkışırken zaman pek iyi davranmaz ona. On ay kadar sonra eski halinden eser yoktur artık. Hissizleşmiş ve yaşama olan hevesini kaybetmiştir. Kendisini bazı insanlar böyle yaşar diye teselli ederek annesi ve kız kardeşi için yaşamaya devam eder. Sıradan bir gün çalıştığı çiçekçiye gelen gizemli bir adamın ricası üzerine bir çiçek teslimatına çıkar. Ölüm anlamına gelen çiçekleri teslim ettiği adamın babasının otopsisini yapan adli tıp uzmanı olduğunu ertesi gün savcılıktan gelen bir telefonla babası hakkında sarsıcı gerçekle öğrenir. Adli Tıp Uzmanı Aral Çakırca'ya götürdüğü ölüm çiçeklerinin ikisi için olduğunu anlar. Babasının peşindeki birtakım organizasyon üyeleri, Lina'nın, Kadir Kara'ya gidecek olan anahtar olduğuna eminken Lina bunun ne demek olduğuna başta anlamasa da zamanla yaşananlar anlam kazanmaya başlar. Bilmediklerinin bildiklerinden fazla olduğunu Aral Çakırca ve Savcı Yiğit Atalay'la bu olayı çözmeye çalışırken keşfeder ve ailesinin kendisinden sakladığı sırlarla bir bir yüzleşmeye başlar. Saklanırım göz önünde. Gelir geçer önümden. Ben görünmez değilim. Hiçe sayar beni gözünde... Bu bir bilmece... Söyle bana Lily... cevap ne?
KIRMIZI GÜLLER ÇABUK SOLAR by ceyzabel
ceyzabel
  • WpView
    Reads 935,078
  • WpVote
    Votes 65,849
  • WpPart
    Parts 54
"Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar." *** 1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi'ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, bu suskun ve gizemli adamın dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bir Amerikan ajanı olduğuna karar vermişti ve adama kendi aralarında 'Dilsiz Ajan' diye sesleniyorlardı. Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Liseyi yarıda bırakmak zorunda kalmıştı, hayata en büyük kızgınlığı da buydu. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü. Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu. Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi. (30.03.2021)
KORGAN by nemesisyza
nemesisyza
  • WpView
    Reads 274,102
  • WpVote
    Votes 15,269
  • WpPart
    Parts 9
Kuleli Askeri Lisesi'nden beri tanışan dört yakın arkadaş, o gün özel bir görev için operasyona beraber çıkmışlardı. Biri şehit oldu. Biri askerlikten ihraç edildi ve kayıplara karıştı. Diğer ikisi artık aynı timdeydi ama görev harici tek bir kelime bile konuşmuyorlardı. *** Üstün zekâsıyla tanınan Almila, Boğaziçi Üniversitesi Matematik bölümünden birincilikle mezun olduktan sonra Oxford Üniversitesi'nden burs teklifi alır. Ancak daha bu fırsatı düşünemeden, babasının eski arkadaşı olan Cengiz Albay'ın kapısını çalmasıyla hayatı bambaşka bir yöne savrulur. Almila, iki yol arasında kalır. Ya akademik kariyerine devam edecektir ya da şehit düşen yüzbaşı babasının mirasına sahip çıkacaktır. Ve o; söz konusu vatanı olunca kolay olanı değil doğru olanı seçer. Oxford teklifini elinin tersiyle iter ve askeriyede istihbarat analisti olarak çalışmaya başlar. Ancak bilmediği bir şey vardır. Teknik istihbarat sağlayacağı timin başındaki isim, iki yıl önce şehit olan abisinin en yakın arkadaşı Pars Karadağlı'dır. Ve onları bekleyen şey; aynı ateşte yanmış iki kalbin taşıdığı güçlü bir intikam arzusu ve belki de kaderin sessizce ördüğü geri dönüşü olmayan ortak bir gelecektir.
MÜNFERİT by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 6,508,375
  • WpVote
    Votes 343,440
  • WpPart
    Parts 54
Bedenini öne doğru büktü ve koyu kahvelerini kısarak dudaklarını büyük bir yavaşlıkla alnıma dokundurdu. Tam da o anda midemin aniden kasıldığını hissettim. "Eğer benden istediğin gerçekten buysa, abin olurum." Sarfettiği sözler ile kulaklarımda bir uğultu ve hemen ardından boğazımda bir yanma meydana geldi. Onu göğüsünden tutup kendimden uzaklaştırmak ve bu yakınlığın gereksiz olduğunu savunmak istedim ancak dudakları temasını kesmeden ve onu itmemden gram etkilenmeden sürtünerek burnumun ucuna kadar indi. "İhtiyaç duyduğunda, baban olurum." Dudakları burnuma küçük bir baskı uygulayarak kısa süreliğine tenimden ayrılırken çok geçmeden sıcak dudaklarının varlığını yanan yanaklarımda hissettim. Göğüsümde binbir çabayla canlı tutmak için çabaladığım, özenle sakladığım o minik kuşun kanatlarını delicesine çırptığına şahit oldum. Yutkunuşlarım arttı. Nefes alış verişlerim hızlandı. Dudaklarını aralayıp kısa bir nefes aldığı esnada burnunu bir kedi misali usulca yanağıma sürttü. "Sığınmak isteğinde, liman olurum." Ilık nefesini sertçe dışarı bırakarak aralık dudaklarımın arasından içeri sızmasını sağlarken kollarının arasında titredim. "Korktuğunda, kalkan olurum." Dudakları temasını kesmeden bir yol izlercesine dudaklarımı es geçip çeneme ilerledi ve bir sonraki durağında yumuşak bir baskıyla çeneme yaslandı. "Ne olmamı, neyin olmamı istiyorsan o olurum." Başını aşağıya eğmeden hemen önce bakışlarını gözlerime çevirerek yüz ifademi dikkatle inceledi. Rahatsız olup olmadığımı kontrol ediyor olmalıydı. Değildim. Biraz garip hisler içindeydim ancak bu senelerdir hissettiğim huzursuzluk, rahatsızlık ya da korku hislerine hiçte benzemiyordu. "İhtiyacına, isteğine göre şekillenirim ama bu durum kocan olduğum gerçeğini değiştirmez."
UNUTULMAZ by BetlEldoan
BetlEldoan
  • WpView
    Reads 501,280
  • WpVote
    Votes 33,495
  • WpPart
    Parts 50
Mahallenin başında ki duvarda yazılıydı o yazı ve yıllar geçse de silinmemişti hiç. Ne yağmurlar yağmıştı o duvarın üzerine kaç kış geçmişti kaç bahar ve Mahir dikilip de karşısına her okuduğunda yanan yüreğine öfkeliydi. "Derya'sına kavuşamadı Mahir." ** "Sevmeseydin beni! Bütün mahalle senin yüzünden bana düşman oldu zaten. Kendi ailem bile senin yüzünden kapıya dışarı etti beni-" Kız konuştukça Mahir'in içinde bir şeyler kopuyordu. Hırsla tuttu kızın bileğinden kendine doğru çekerken bir anda mahallenin ortasında olduklarını bile unutmuştu. Sesi zehir gibi acı ve sessizdi. "Unutmak için kaç gece o sokak lambasında sabahladım bilmiyorsun sen. Ben söyleyeyim Derya, sokak lambasının ışıkları 7:04 de sönüyor ama sen sönmedin içimde."
BABİL  by hazelnoya
hazelnoya
  • WpView
    Reads 104,607
  • WpVote
    Votes 10,314
  • WpPart
    Parts 12
❝Babamı benden alan Babil, bir gün benim olacaksın.❞
TUTSAK LİBERTUS by mishelov
mishelov
  • WpView
    Reads 31,898
  • WpVote
    Votes 3,303
  • WpPart
    Parts 8
☙ Özgürlüğü istiyorum. Söke söke. Büyülü bir kafesin içinde doğan her çocuk, dünyaya gözünü açtığı ilk andan itibaren kendini yedi kapanlı öyküsünden sıyıracak beyaz atlı bir prensin varlığına inanır. Ben de onlardandım. Sanki efsunlu bir masalın ortasındaydım ve sarmaşık sandığım parmaklıklar beni bu karanlıktan çekip kurtaracak sandım. Yanıldım. Çünkü burası Tenebris. Dikenli bir örs. Ve benim beyaz atlı bir prensim hiç olmadı. Çünkü hayatım boyunca düşlediğim tek adam düşman saftaydı ve benden istediği yalnızca tek bir şey vardı. Bağımsızlığa tutsak bir melek. Adelin Midas. O benim. Özgürlük ise boktan bir şey. Çünkü tatmak uğruna her şeyimi feda etmeme rağmen bir türlü elde edemediğim tek şey. ☙ ❝Adaleti arzulayan bir adama göre fazla inançsızsın. Bütün hayatın boyunca doğrunun peşindeyken en büyük düşmanını, en görkemli zaafın yapmışsın. Zulmü. O ben oluyorum.❞ ÖRS SERİSİ, ikinci kitabıdır.