tamamlandı
22 stories
KASRA by sinsariaa
sinsariaa
  • WpView
    Reads 24,925
  • WpVote
    Votes 1,474
  • WpPart
    Parts 30
"Sessizlik, bazen en gürültülü çığlıktır." Talya Ahenk Kutseli, kelimelerin ardında yaşayan bir kadındı. Sürgün edilmiş bir geçmişin, diplomatik bir sessizliğin ve adı konmamış bir boşluğun çocuğu... Boris Artem Krylov ise buzdan örülmüş bir hayaletti- kayıplarını toprağa gömmemiş, intikamını zamana yatırmış bir adam. Talya bir çeviri için Rusya'ya gittiğinde, aslında kendi hikâyesinin en karanlık cümlesine adım attığını bilmiyordu. Her kelime bir ipucu, her satır bir tehditti. Ve her bakışta, Boris'in soğuk duvarlarına bir çatlak daha düşüyordu. İkisinden biri geçmişiyle yüzleşecek, diğeri kendi karanlığında ya tamamen dağılacak ya da ilk kez insanlaşacaktı. Çünkü bazı sırlar sessizliğe gömülmez, bazı aşklar ise ölümle yazılır.
OYUNBOZAN by melikemn
melikemn
  • WpView
    Reads 44,780
  • WpVote
    Votes 2,724
  • WpPart
    Parts 37
-Küfür, şiddet ve cinsel öğeler içerir.- ♟️ "İntikam, sabır ister." Dünya bir satranç tahtasıydı ve insanların çoğu da birer satranç taşı... Kimi piyondu, kimi vezir, kimi kaleydi, kimi fil... Kimi ise Şah'tı ve Şah yenilirse oyun biterdi. Ben henüz Şah değildim. Vezir de... Piyon olamayacak kadar iyi biliyordum bu oyunu ancak kale gibi açık ve düz de sayılmazdım. Satranç tahtasının gizli kahramanıydım ben. Asiye Bolat'tım. Kalender mahallesinin Asi'si... ♟️ Asiye Bolat, on yaşında ailesini trajik bir şekilde kaybettiğinde, hayatının geri kalanını, ailesinin ölümüne sebep olduğunu düşündüğü insandan intikam almaya adar. Acılarını kalbine gömüp yalnızca öfke ve hırsla doldurduğu ruhuyla, on üç yaşında, küçük bir kızken kapatır duygularını herkese. Şimdi yirmi üç yaşında genç bir kadın olan Asiye, kaybettiği ailesinin mirasını yeniden kazanmak ve onların ölümünden sorumlu tuttuğu Necati Soykan ve Soykan ailesini yok etmek için amcası Tarık'ın rehberliğinde yıllarca hazırlandığı bir yola adım atar. Doğduğundan beri yanında olan ve onun hikayesine benzer şekilde babasını yitiren İlhan'ın ve en yakın arkadaşı olan Sevilay'ın yardımıyla bir intikam yolu yürümeye başlar. Satranç tahtasında bir oyuncu gibi düşmanlarının hamlelerini dikkatle izleyen Asiye, hem psikolojik bir mücadeleye hem de fiziksel bir savaşa girmeye hazırdır. Ancak Soykan ailesine karşı oynayacağı oyun, onu tahmin etmediği duygusal ve stratejik sınavlarla karşı karşıya bırakacaktır. Geçmişin sırları ortaya çıktıkça, Asiye'nin adalet arayışı ve geçmişin hayaletlerinden kurtulma isteği daha da güçlenir. Ancak intikamın ağırlığı, Asiye'nin kalbini ne kadar taşıyabileceği konusunda onu sınar. Oyunu kuran, oyunu bozan olabilir bazen.
KARANLIĞA DOĞANLAR by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 5,421,817
  • WpVote
    Votes 313,501
  • WpPart
    Parts 69
"Bade Karahanlı." Duyduğum tok sesle eş zamanlı olarak derin bir nefes aldım, ağır hareketlerle sesin geldiği yöne döndüm. Kapıyı yavaşça kapattı, gözleri beni buldu. "İsmimi bile öğrenmişsin." Dudakları yana kıvrıldı, bana doğru geldi. "Öğrenmek zorunda kaldım diyelim." Gülümsedim, biraz daha yaklaştı, birkaç adım geri gittim ama sırtım soğuk duvara temas edince durmak zorunda kaldım. Fakat o durmadan üzerime gelmeye devam etti. Kaçmak için sağ tarafa doğru geçecekken kolunu önüme kalkan etti. Boş bir anında sol taraftan kacayım dedim ama bu sefer de diğer koluyla önümü kapattı. Tamamen onunla duvar arasında kalmıştım, kaçmama izin vermiyordu. Sırtımı duvara yasladım, yemyeşil gözlerinin içine baktım. "Ne yapıyorsun?" "Konuşmamız gereken şeyler var." "Evet var ama bunu aramızda mesafe varken de yapabiliriz." "Yapamayız, böyle konuşmak istiyorum." Cevap verecekken gördüğüm şeyle sol gözünün altına düşen kirpiğini nazik bir şekilde aldım. "Kirpiklerin dökülüyor." Dudaklarındaki tebessüm büyüdü, sessiz kaldı. Sağ yanağında küçük bir gamzesi vardı, yakın olduğumuz için fark edebilmiştim. Kirpiğe usulca üfleyerek gözlerimi yeşillerine çevirdim. "Badem yağı sürebilirsin, çok iyi geliyor." Tek kaşı kalktı, söylediğim şeye şaşırmış gibiydi. Fakat bu şaşkınlığı üzerinden çabucak atıp kaçmamı engellemek için önüme kalkan ettiği elini duvardan çekti, cebine attı. Merakla ona bakarken elini cebinden çıkardı, badem şekerlerini uzattı. "Yer misin?" Elinden bademleri alarak birini ağzıma attım. "Çok severim." Biraz daha yaklaştı, derin bir nefes aldı. "Badem şekeri gibi kokuyorsun." Badem şekeri mi demişti o? Şaşkınca bakarak elimdeki bademleri kokladım. "Güzel kokuyorlar yalnız." Başını salladı. "Biliyorum." Gülümsedim, kendisi de bir şeker yedi ve ekledi. "O yüzden söyledim zaten."
MEVA by mavinintonuu7
mavinintonuu7
  • WpView
    Reads 2,821,093
  • WpVote
    Votes 152,627
  • WpPart
    Parts 72
"Benim..." dedim gözlerim anlık dudaklarına kayarken. Etli dudaklarının üzerindeki su taneciklerini diliyle temizlediğinde gözlerim gözleriyle buluştu. "...korumam ol, Kara Yağız."
ALTIN VURUŞ by mavinintonuu7
mavinintonuu7
  • WpView
    Reads 2,791,460
  • WpVote
    Votes 149,472
  • WpPart
    Parts 89
Yetişkin İçerik. "Sen uyuşturucu gibisin. En kalitelisisin. En kafa yapanı. En zevk vereni." dedi nefesinin arasında. "Seni daha çok içmek istiyorum. Daha daha çok. Ama her şeyinle beni öldürüyorsun. Bu yüzden benim için altın vuruş sensin, sen."
ŞEYTAN TÜYÜ by mavinintonuu7
mavinintonuu7
  • WpView
    Reads 3,016,693
  • WpVote
    Votes 159,237
  • WpPart
    Parts 41
"Öyle güzelsin ki..." diye fısıldadı dolgun dudaklara doğru. Kadın, adamdan işittiği sözleri yutkunarak dinledi. Çünkü adamın sesindeki o boğuk tını, onu tekrar baştan çıkarmak için en basit sebepti. "Güzelliğini," Eliyle kadının terden yanağına yapışmış siyah saçlarını geriye itekledi. "Nasıl ifade edebilirim, bilmiyorum."
ASİL YAKUT by zaynahara
zaynahara
  • WpView
    Reads 4,193,476
  • WpVote
    Votes 205,772
  • WpPart
    Parts 47
"Bu dudakları tatmayı bırakırsam eğer,"dedi, gözleri dudaklarımdayken. "Bu kokuyu solumazsam,bu tene,"derken parmak uçlarını kadınlığımda hissettim. "Dokunmazsam eğer,buna sebep olan her şeye düşman olurum, güzel karım,"diye devam etti. "Seni, benden koparmaya kim kalkışırsa mahrum kaldığım yerden onu mahrum ederim,onun da nefesini keserim." O, sağanak bir yağmur. Ben ise ona savunmasız bir Diphylleia. Belki de beni görmesi için yağması gerekir. Nefretin büyüttüğü iki bedene vuran kasırga, duyguları bertaraf ettiğinde nefretten peyda olan güçlü duygu aklı köle;duyguları hükümdar yapar. Nefret güçlü bir duygu. Tutku,nefreti öldürebilecek daha güçlü bir silah. Yıldızlar, bir bir parladığında nefret ve tutku birlikte oldu. O gece birbirlerine çıkan yolun temeli atıldı. Birbirlerine karıştılar. Kızıl saçlı bir kadının ve kömür karası gözlü bir adamın tenine işleyen mühür, duygularının damgalarıydı. ℤ𝔸𝕐ℕ𝔸ℍ𝔸ℝ𝔸'𝔻𝔸ℕ CEVHER SERİSİNİN İLK KİTABIDIR. (Kitabın ismi şahsıma aittir. Herhangi bir kitapta kullanılmasına müsadem yoktur. )
AHZAR by izgocean
izgocean
  • WpView
    Reads 3,614,443
  • WpVote
    Votes 179,664
  • WpPart
    Parts 42
Zorluklarla ayakta kaldığı hayatında bir de bursla kazandığı üniversitesini ilerletmeye çalışan Yağmur, hayatının en büyük pişmanlığını yaptı... Birine aşık oldu. O adam ondan sadece kalbini almadı... ama geride yalnızca pişmanlıklar kaldı. Peki yıllar sonra, bir anda karşılaştıklarında; her şey hâlâ aynı mıydı? *
Kuğu Ve Çakal-Tehlikeli Kadınlar Serisi I|Tamamlandı. by lindanovaa
lindanovaa
  • WpView
    Reads 5,660
  • WpVote
    Votes 272
  • WpPart
    Parts 25
"Sana yalvarmayacağım." "Ruhun çoktan dizlerinin üstünde yalvarıyor,"deyip bıçağın sivri ucunu göğüs kafesine değdirdi. Bıçağın parlak yüzeyine yansıyan yüz ifadesine bakarken gözlerindeki şeytan ona göz kırptı. Kadının çığlığını umursamadan bıçağı derin bir kesik açma amacıyla göğüs kafesine geçirdi. Neşter misali kullandığı bıçakla kalbe zarar vermeyecek bir şekilde etrafa kesikler atarken kadının çığlığı durmuş ağzından çıkan kanında boğulmuştu. Bedenden süzülüp etrafa akan kan beyaz karların üstünde izler bırakırken bıçağı etten ayırdı ve hiçbir tiksinme belirtisi göstermeden et parçasını alıp yan tarafa bıraktı. Gözlerinin önüne serilen göğüs kafesini kırmak için eline büyük bir taşı alıp üst üste darbeler vurdu. Saniyeler içinde kırılan kemiklerle taşı bıraktı. Akışkan kan ruhunun açlığını duyururken parmak uçlarıyla atmayı bırakan kalbe dokundu. Yüzünde zevkin mimikleri dolaşırken çıplak eline bulaşan kana aldırmadan boşta ki eline bıçağını yeniden aldı. Kalbi çıkarmak için etrafındaki şeyleri kesmeye başladı. Elbisesine ve kollarına bulaşan kanlar kurumaya yüz tutarken bedenin içinden yayılan sıcak hava buhar olarak gökyüzüne süzülüyordu. "Bir canavar sadece kalbin varlığıyla yetinir. Bir canavarın ruhunu sadece kanla doyurabilirsin." Avucunun içindeki sıcaklığını kuruyan kalple arkasında duran adama döndü. Yeşil harelere yansıyan canavarla bakışırken onunla aynı duyguları yaşıyan adama yaklaştı. Karın üstüne çökmekten dolayı bacakları ne kadar uyuşsa da içindeki haz onu ayakta tutuyordu. Kalbi sımsıkı tutmaya devam ederken kanların tutunduğu parmaklarını adamın yüzünde gezdirirken bulaşan kan izleriyle gözleri parladı. "Bu aşk değil,aşktan fazlası. Bu iki canavarın kana susuzluğu."
Satır Arası Tutku (Kitap oldu) by tugbadurnagolu
tugbadurnagolu
  • WpView
    Reads 257,355
  • WpVote
    Votes 22,798
  • WpPart
    Parts 93
Tutkunun insanın ruhunu yakarak çıkmazlar açmasına bir kadın ne kadar dayanabilir ki... Gizem SEZGİN suç psikolojisi hakkında yazdığı teziyle gündeme damgasını vurmuş ünlü bir psikologdur. Hayatını işine adamış yaşamındaki kayıplarını işine odaklanarak unutan işkolik. Hayatına giren bir çok semptomla kafasını karıştıran hastasına ilgi duymaya başladığı an hayatında aşkı hissettiği an ile kesişmektedir. Hasta doktor arasında ki mahrem ve yasaklanmış duygu yetmezmiş gibi en yakın arkadaşı ile yakınlaşmaya başlayan hastası Gizem'in saklı duygularının gizlemeyi imkansızlaştırmaktadır. Satır arasında gizli ve kendi içinde yaşadığı aşk Gizem'in en büyük savaşı haline gelmektedir.