Leynasal
Bazı günahlar toprağın altına gömülür, bazıları ise lüks köşklerin merdivenlerine saçılır."
Mahira Soydan; Türkiye'nin en köklü, arkeolog ve filologlarla dolu, tarih kokan zengin ailesinin en genç üyesiydi. Dışarıdan bakıldığında bir porselen bebek kadar kusursuz görünen bu hayat, bir gece yarısı eniştesi Yavuz Kılıç'ın karanlık yüzüyle parçalandı. Hayatta kalmak için attığı o son adım, eline bulaşan kanla Mahira'yı bir kurbandan bir firariye dönüştürdü.
Öz ablasının nefret dolu çığlıkları ve ithamları arasında, adaletine sığınabileceği tek kişi olan savcı abisi bile ona bir suçlu gözüyle bakıyordu. Mahira'nın tek sığınağı, ailesinin yıllarca bir köle gibi yanında tuttuğu, ancak onun çocukluktan beri tek sırdaşı olan Atlas Aracı oldu.
Atlas, Soydanların ona biçtiği "sadık köpek" rolünü o gece elinin tersiyle itti. Mahira için babasının kasasından sadece paraları değil, ailenin kirli geçmişini de çaldı. Yoluna çıkan dayısı Adnan Bey'i bir an bile tereddüt etmeden geride bırakan Atlas için artık tek bir kural vardı: Mahira'yı bu cehennemden sağ çıkarmak.Peşlerinde polis sirenleri, arkalarında ise yıkılmış bir hanedan bırakan bu iki genç, kendilerini Meksika'ya giden bir uyuşturucu kamyonunun gölgesinde bulurlar.
Bir yanda prestijli bir ailenin kanlı tarihi, diğer yanda birbirlerinden başka hiçbir şeyi olmayan iki firari.
Şimdi kaçış başlıyor. Çünkü bazen hayatta kalmak için önce her şeyi yakmak gerekir.
AMA BU KAÇIŞDA KİMLERLE YAN YANA GELEREK KİMLERLE TANIŞACAKTI?
ŞİMDİ BUNU KİMSE BİLEMEZDİ.
AŞK MI GURUR MU KAZANIR.