elamelancholya
- Reads 3,513
- Votes 210
- Parts 10
Lalin, şöminenin başında, alevlerin turuncu ışığının teninde dans etmesine izin vererek oturuyordu. Araf'ın sert adımları yaklaşırken başını kaldırmadı ama kalbinin atış hızı, kocasının varlığını çoktan selamlamıştı. Araf, kadının arkasına geçti, diz çöktü ve kollarını Lalin'in beline sımsıkı doladı. Başını omuzuna yaslayıp derin bir nefes çekti.
"Kokun..." diye fısıldadı Araf. Sesi hem yorgun bir savaşçının sığınma isteğiyle doluydu hem de bir hazineyi kimseyle paylaşmak istemeyen birinin hırsıyla. "Tüm gün bu kokuyu özlemekten, zihnimdeki her şeyi yakıp yıkasım geldi."
Lalin, elini kaldırıp adamın nemli saçlarının arasında gezdirdi. "Buradayım Araf. Gitmedim, gitmiyorum."
Araf, karısının elini tutup avuç içini öptü. Bu, bir bağlılık yemini gibiydi. "Gitmemelisin. Gidemezsin. Sen benim bu hayattaki tek doğru kararımsın Lalin. Seni o kadar çok kıskanıyorum ki, bazen kendi zihnimden bile saklamak istiyorum seni. Sadece ben bileyim, sadece ben göreyim..."