Okunacaklar
9 historias
MIH por _Mehsa_
_Mehsa_
  • WpView
    LECTURAS 9,688,292
  • WpVote
    Votos 391,560
  • WpPart
    Partes 68
İntikamın kıyafetini hiç merak ettiniz mi? Peki ya bedenini? İntikam,nefretle kararmış lacivert gözlerdi. İntikam,bir kafesin ardına gizlenmiş saldırmayı bekleyen bir bedendi. İntikam, ruhunu kasıp kavuran ateşten, uçsuz bucaksız bir buz kütlesiydi. İntikam, karanlığa ait dünyada Siraç Vuslat demekti. Yer altı dünyasının Azrail'i olarak adlandırılmış bir genç adam . Bir kulübe,bir masumun intikamı. Bir kurul, suçsuz insanların günahkar kuklacıları. Ve karanlığın intikamına boyanmış kör kuyularına düşen, küçük narin bir ışık; Elif! O bir anahtar. Kalbine hiç nefret uğramamış bir umut. İntikamın ilk aydınlığı; Günışığı! Onun bir görevi var. Seveceği adamın tek hedefi olan intikam onu yok etmeden, kalbini açtığı bu adamın cehennemden uzaklaşmasını sağlamak. Cehennem, bir ışık için kör karanlığı affedecek miydi? Yoksa bir türlü Azrail'i azad etmeyen intikam, onu anahtarsız kapılar ardında saklamaya devam mı edecekti? Oysa Allah'ın ol demesiyle bütün kapılar açılırdı! İntikamın ölümü, Günışığının baharını getirecekti...
ASEL por kitaplarvesozleri
kitaplarvesozleri
  • WpView
    LECTURAS 1,895,254
  • WpVote
    Votos 97,394
  • WpPart
    Partes 30
Cennetteki ırmağı kirleten her kötülüğe... "Vicdan, varlığında tedirgin ederken yokluğunda ağır gelirdi. En savunmasız anınızda içinizde yükselip tüm bedeninizi ele geçirirdi. Çaresizce geçmişe dönüp vicdanınızı sızlatan anı yok etmek isteseniz de asla oradan ayrılmaz daha da acımasızlaşırdı. Her şeyin yoluna girdiğini düşündüğünüz o küçük anlarda bile bir şekilde ortaya çıkıp nefesinizi keserdi. Elinizden hiçbir şey gelmezken acının azalması için her şeyi göze alabileceğinizi bilirdiniz."
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK por bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    LECTURAS 11,085,547
  • WpVote
    Votos 594,142
  • WpPart
    Partes 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
KONUK SEVMEZ DENİZ por zanegzo
zanegzo
  • WpView
    LECTURAS 6,230,999
  • WpVote
    Votos 390,297
  • WpPart
    Partes 39
Bölümler yazdıkça gelmektedir. ❝Burası Karadeniz, burada hiçbir aşk mücadelesiz olmaz.❞ "Karadeniz'e eskiden Konuk Sevmez Deniz derlermiş," dedi. Sesindeki buz dağı yüreğimi titretti. Bunu daha önce hiç duymamıştım. Demek hırçın dalgaların sahibi olan Karadeniz'e Konuk Sevmez Deniz diyorlardı. İlk kez duyduğum için olsa gerek garibime gitmişti. Ben de buraya gelen bir konuktum. "Peki ya, öyle mi?" diye sorduğumda bakışlarımı usulca ona kaldırdım. "Burası gerçekten konuk sevmez mi?" "Sevmez," dedi Kuzey net bir dille. "Alır, götürür, öldürür seni. Sen de elbet gideceksin buralardan, ait olduğun yere döneceksin. Buralar hiç konuk sevmez." Bir düşman kapıyı çalar. Elinde ölümle bekler. İmkânsız bir aşk başlar.
ÜZÜM BUĞUSU por bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    LECTURAS 5,727,895
  • WpVote
    Votos 302,396
  • WpPart
    Partes 48
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
İYİKİ 30 DEĞİLİM por Asterleyl
Asterleyl
  • WpView
    LECTURAS 363
  • WpVote
    Votos 56
  • WpPart
    Partes 3
Telefonu elime alıp numarayı girdikten sonra Ercü Amca'ya baktım. "Ne yazacağım?" Sormamı bekliyormuş gibi öne atıldı ve "Pezevenk tohumu yaz," dedi hemen. Ağzım kararsızca açılıp kapanırken "Bu, biraz ağır değil mi?" diye sordum. "Numaramı mahkemeye verip beni dava edebilir." "Burada hakaret ettiğin kişi o değil, benim. Sonuçta o, benim tohumum ve seni dava etmeyeceğime söz veriyorum Dora. Dediğimi yap." "Parmaklarını falan kıvırmadığına emin misin?" dedim kuşkuyla. "Bunu yaptıysan yeminin geçersiz sayılır." Her zamanki gevrek, neşe dolu kahkahasını attı. "Ben bir kötürümüm evlat," diye hatırlattığında omuzlarımı düşürdüm. Haklıydı, istese bile bana kusursuz bir yemin veremezdi. Alt dudağımı kemirerek istediği şeyleri yazdım. "Eklemek istediğin başka bir şey var mı?" "Vicdansız hergele, hayırsız evlat, soysuz piç-" "Bu doğrudan şahsına hakaret," diyerek onu uyardım. "Onun soyu da benim ve seni dava etmeyeceğimi söyledim. Elini korkak alıştırma Dora, hadi yaz ona. Bu yaşlı adamın intikamını al." "Ehm tamam," dedim pes ederek ve bildiğim en vurgulu hakaretleri düşündüm. "Mankafa, ahlak yoksunu, kibir yuvası, kokuşmuş surat, sen işe yaramaz yırtık bir galoşsun ve tek vasfın insanların bileğine takılıp onları rahatsız etmek." Yazdıklarımı yüksek sesle okuduğumda Ercüment Amca neşeyle güldü. "Galoş oldukça yaratıcı, bunu sevdim. Hemen gönder." "Bunlar doğrudan hakaretler. Kesinlikle beni dava edecek." "Bunu yapamaz," dedi kendinden emin bir tavırla. "Yapacak olursa karşısında dedesini bulur." "Teşekkür ederim ama bu, beni hiç rahatlatmadı. Hatırlatırım seni bir bakım evinin kapısında buldum. Hem de aidatını ödemediğin için sokağa atılmıştın."
Küçük Bir Anlaşma por sudessiii
sudessiii
  • WpView
    LECTURAS 582,620
  • WpVote
    Votos 20,873
  • WpPart
    Partes 66
"Seninle küçük bir anlaşma yapalım, tatil boyunca benimle sevgili rolü yapmanı istiyorum" Gülmeye başladım. "Sen çıldırmışsın"