thalyne
Tanrı yeryüzüne arkasını döndüğünde, boş kalan tahtı altından ve kandan krallıklar kuranlar devraldı.
Rogers ailesi bu yeni dünyanın dini, elitler ise onların sadık müritleriydi. Merhamet onlara yabancı, ölüm ise sadece bir eğlence aracıydı. Bu hastalıklı düzenin tam ortasında, Anthony Edward Stark vardı. Kendi yaratıcısı olan babası tarafından mermer sunaklarda kurban edilen, on üç yaşından beri ruhu günahkârların kirli arzularına satılan kanatsız bir melek. Nefesi, dehası ve bedeni, sadece güç sahiplerinin satın alabileceği birer lütuftan ibaretti.
Ve bir gece, kibrin ve kusursuzluğun ete kemiğe bürünmüş hali olan o adam, dünyanın en güzel kurbanını kendi tekinsiz mabedine kapatmak için masaya en yüksek bedeli koydu. Herkes, Steve Rogers'ın bu masum çocuğu kendi karanlık cehenneminde yavaş yavaş paramparça edeceğini sanıyordu.
Ancak kimse cehennemin en korkulan efendisinin, aslında gizli bir cennetin koruyucusu olduğunu bilmiyordu.
Hollow Bones; inancını çoktan yitirmiş bir kurbanın, merhameti bir lanet gibi taşıyan bir adamla aynı sığınağa hapsoluşunun hikayesi. Çürüyen ruhların, sahte tanrıların ve günahla yıkanmış bir dünyada, kimsenin görmediği bir adada yeşermeye çalışan o sessiz, amansız aydınlığın çığlığı. Kutsal bir kurtuluş mu, yoksa altın kafeste süslenmiş daha büyük bir yanılgı mı?