Never click suspicious links
Reminder: Wattpad will never ask for passwords, payment information, or other sensitive account security details.
Mingsar24 adlı kullanıcının Okuma Listesi
3 stories
İHTİZAR: KÖSTEKLİ SAAT by gecesaka
gecesaka
  • WpView
    Reads 55
  • WpVote
    Votes 20
  • WpPart
    Parts 2
Not: Bu kitap şiddet,madde kullanımı vb. Hususları içerebilir. Hassas okurlar okumayabilir veya o sahneleri geçebilir. Şimdiden Keyifle Okumanız dileğiyle... ❝Babam bir keresinde, "Tesadüf diye bir şey aynı kalmaz," demişti. Ona göre tesadüfler, kaderin ince dokunuşlarıydı; kimi zaman insanı içine çeker, kimi zaman da yakıp geçerdi. O ateşin geride bıraktığı tek şey ise küller olurdu. Ben ise o ana kadar kalbimi yakan ateşi, beni ısıtan bir ışık sanmıştım.❞ Çoğu insan kaderin insanı bir yere götürdüğünü söyler. Ben ise kaderin insanı sürüklediğine inanıyorum. Bazen bir fırtınanın tam ortasına, bazen de kaçmaya çalıştığın ateşin içine... O gece elimde köstekli saatimle kalabalığın arasından uzaklaşmaya çalışıyordum. Her zamanki gibi biraz nefes almak, sakinleşmek ve dikkat çekmemek istiyordum. Sonra ona çarptım. Gurur Birkan Karasman. Yeşil gözleri önce bana, ardından avucumda tuttuğum köstekli saate yöneldi. Saati eline aldığında hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını henüz bilmiyordum. Çünkü kapağını açtığı anda yüzündeki ifade değişti. Ve dudaklarından yalnızca tek bir kelime döküldü. "Hassiktir." Ardından gözlerini bana çevirdi. "Sen onun kızısın, değil mi?" "Kimin?" "Ünal Timurtoz'un." İşte o an her şeyi anlamıştım. Bazı insanlar hayatına girmez. Hayatını ikiye ayırır. Benim kaderime saplanan ikinci okun adı Gurur Birkan Karasman'dı. Ve onunla karşılaştığım gece, küllerimin hangi rüzgârla savrulacağını henüz bilmiyordum. ❝Deli bir yüreğin ardında sadece yaman bir kasırga kaldı...❞
KAN İTTİFAKI by Mingsar24
Mingsar24
  • WpView
    Reads 44
  • WpVote
    Votes 17
  • WpPart
    Parts 4
Limana doğru sürerken ellerim titriyordu. Gece yarısını çoktan geçmişti. Liman soğuk ve kimsesizdi. Koriz'i gördüm. Uzun boylu, dimdik. Elleri cebinde, başı hafif yana eğik. Rüzgâr saçlarımda dolaşıyordu. "Geldin demek?" Peşinden geminin içine girdim. Bir masa, iki kadeh ve bir şişe viski. "Yıllardır ailelerimiz birbirini boğazlıyor Simtem. Sana bir şey sormam gerek." Sandalyeye yaslandım. "Bu iki ailenin birleşmesini hiç düşündün mü?" "Hayır, çünkü imkânsız." Kadehini eline aldı. Gözlerimin içine baktı. "Öyleyse sana bir teklifim var Algazer." "Seninle evlenmek istiyorum." Gözlerim kocaman açıldı. Ne demek? Düşmanımın oğlu bana evlenme teklifi mi ediyordu? "Kansoy, sen delirdin mi?" Koriz ayağa kalktı. Artık aramızda sadece bir nefeslik mesafe vardı. "Delirmedim. Aksine, ilk kez bu kadar akıllıca düşünüyorum. İki aile birleşirse, ne amcan kalır ne Boran ne de Rıza. Hepsi tarih olur Simtem." Kafamı kaldırıp ona baktım. Gözlerimin içine bakıyordu. O mavilikte bir şeyler arıyordu. Belki tereddüt, belki kabul, belki de red. "Bu evlilikte aşkın yeri yok ama kim bilir belki..." dedi ve sustu. Uzun süre göz göze kaldık. Kalp atışlarım kulaklarımda yankılanıyordu. O an dünya durmuştu. Sonra ayağa kalktım. "Kararımı sana bildireceğim." Kapıya yürürken arkamdan seslendi: "Bekleyeceğim. Ama unutma, bazı limanlar gemileri değil, kaderleri ağırlar."
DEMİRİN GÖLGESİ by Mingsar24
Mingsar24
  • WpView
    Reads 212
  • WpVote
    Votes 49
  • WpPart
    Parts 4
Ensemdeki baskıyı hissettikce kalbim hızla atıyordu. Ensemdeki soğuklukla donup kaldım. Bu bir silah namlusuydu. Nefesim kesildi. "Yüzünü dön, Feryal Karza." Sesini tanımam saniyeler sürdü. Ama unutmamıştım. Döndüm. Çelik Demir Soykırımlı. Namlunun ucundaki eli tetikte kasıldığında biraz daha ürperiyordum. Namluyu tutan kişinin ılık nefesini ensemde hissettim. Sertçe yutkunduğumda nefesimin kesildiğini fark ettim. Namlunun baskısı arttıkça ellerim titriyor kalbim her an duracakmış gibi atıyordu. Ama bu namlu bana bir yerden tanıdık geliyordu. Çünkü bu namlunun soğukluğunu hissedip de hatırlamamak mümkün değildi. Namlunun ucundaki adam dişlerinin arasından tekrar "Yüzünü bana dön Feryal Karza!" Dediğinde şaşırmıştım. Adımı nereden biliyordu ki yoksa beni tanıyor muydu? Tabii ki tanıyordu. Yavaşça yüzümü ona döndüğümde gördüğüm yüzle yıkıldım. Bu oydu...Çelik Demir Soykırımlı. Çelik'i en son kaçtığımda görmüştüm. Bana hâlâ kızgın olmalı ki yüzündeki sert ifadesinden zerre azalma olmamıştı. Bende o da değişmiştik ama onda değişmeyen tek şey o Deniz yeşili gözleriydi. Hâlâ aynı kararlılıkla ve sertlikte bakıyordu bana. Ama bakışlarında alışık olduğum o kırgınlığı gizleme gereği duymadı. Bana sanki neden yaptın dercesine bakıyordu. Fakat istemediğim hiçbir şeyi yapmak mecburiyetinde değildim. Artık eski Feryal'i gömdüm ben. Korkak ve pasif Feryalin gitme zamanı gelmişti. Bundan sonra Feryal Karza olma vaktiydi. Madem o evlilikten kurtulmak için evlenmem veya ölmem gerekiyor pekâlâ oyunu bu kez de ben kuruyorum. Ama bir şartla kendi kurallarıma göre oynayacak ve kendi kurallarıma göre savaşacaktım. Onların anladığı tek şey buysa bende ona göre Bir cevap veririm. "Ne istiyorsunuz benden? Beni nereden tanıyorsunuz?" Diye sorduğumda tetiği alnıma yaslamıştı. Korkuyordum ama bunu gizlemem gerekiyordu. Babam