KALİTE ŞELALESİ
3 stories
KENAN'DA BİR SÜVEYDA by _moglinna
_moglinna
  • WpView
    Reads 50,826
  • WpVote
    Votes 2,483
  • WpPart
    Parts 58
Gün; silahların ve güllerin kavgaya tutuştukları bir zaman. Saat; Gecenin şafağa uzayan saatleri. Nefretin düştüğü, aşkın çıkmaza savrulduğu dar bir vakit. Süveyda'nın Kenan'ıyla sınandığı, Kenan'ın Süveyda'sıyla kanadığı sancılı bir kış gecesinden Kara kışın son haftaları... Kış büyüsü değil, gönül çıkmazı. 🥀 Yola çıkarken planlarımın arasında Kenan yoktu. Ansızın dahil olması da benim suçum değildi. Nasip, kısmet, kader, hayat... Bu saçma şeyler yüzünden yaşama dair kurduğum planlarıma dahil oldu. Ya da benim hat bilmez istek ve arzularım yüzünden. Onu ilk gördüğüm an... Bir günahtı bulaşmak istedim, bir suçtu işlemek istedim, bir yasaktı yıkmak istedim, bir katı kuraldı çiğnemek istedim, kendime yapacağım en büyük kötülüktü yapmak istedim. Üzerime yapışmış günahın hesabını öteki dünyada verecektim, işlediğim suçun cezasını gözlerine bakıp da sarılmadan bırakarak çekiyordum, yıktığım yasağın bedelini kalbim çekiyordu, çiğnediğim kuralın hesabını onu her gördüğümde dokunmadan bırakarak çekiyordum. Kenan... Kendime yaptığım en büyük kötülüktü. Her şey benim isteklerim ve hat bilmez arzularım yüzünden olmuştu. Bundan asla onu sorumlu tutamazdım ama işlerin daha kötü bir hal alması onun yüzündendi. Kenan Şehzat kötü bir senaryo yazarken kalbime dolandığı gibi ben de onun ayağına dolanmıştım. Ben, kötü talihi olan kaderlerimizi birbirine bağlamaya çalışırken, Kenan işlerin daha kötüye sarması için kötü bir senaryo yazmıştı. Şimdi ölsün istiyordum, yıkılsın, benden bir medet iyilik dileneceği günlerin olmasını istiyordum. Hâlâ boş kalbimi saf bir sevgi dolduruyor olabilirdi, ama istiyordum işte. Ona yangın olmak istiyordum, alevimde cayır cayır yansın. Zehir olup ruhuna sancı olmak istiyordum, ıstırapla kavrulsun.
HÜKÜMRAN  by sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Reads 7,206,313
  • WpVote
    Votes 449,110
  • WpPart
    Parts 77
"Gitmek mi istiyorsun?" diye sordu. "Evet," dedim. "Gözlerime bak," dedi. Baktım. Ve saatler sonra bakışlarında ilk kez, ufacık bir ihtimalle cebelleşen şüpheyi gördüm. "Ben sana her şeyimsin dedim. Ama sen hiçbir şeyimmişsin." Artık yapabilecek hiçbir şey kalmamıştı. Yolun sonu burasıydı ve o ne yaparsa yapsın, gidişime engel olamayacaktı. Saatler içinde çökmüştü güzel yüzü. Bomboştu karanlık gözleri. Bana öyle bir bakıyordu ki, sanki bıçağı kalbine saplamışım da geri çekmek bilmemişim gibi. "Bu bir son değil," dedi sadece benim duyabileceğim bir sesle. "Gideceksin ve ne yazık ki ben seni bırakmayacağım. Daha önce de söylediğim gibi, istersen dünyanın öbür ucuna git, yine de bulurum seni. Ama eğer seni bulduğumda, bir şeylere mecbur kalmadığını anlarsam, ikimize de geçmiş olsun. Eğer ki gerçekten benden intikam almışsan..." Gözlerine uzun uzun bakmak, dakikalarca nefes tutmakla eş değerdi. "Dua et ki Allah seni karşıma çıkarmasın."
MADALYON CEMİYETİ by Seydanur_ipek
Seydanur_ipek
  • WpView
    Reads 1,724,107
  • WpVote
    Votes 129,960
  • WpPart
    Parts 82
Süreyya Tanya, hayatı boyunca girmek için çabaladığı bale okuluna kabul edildiğinde on sekiz yaşındaydı. Rusya'nın soğuk topraklarına adımı bastığında küçük bir kızdı. Hayata dair en kötü şeyleri unutmak için gittiği bu şehirde, kaderin onun için daha kötü süprizleri vardı. Tanya, insanların gerçek yüzlerinin kendi gördükleriyle sınırlı olmadığını öğrendiğinde on dokuz yaşındaydı. Çok sevdiği arkadaşı merdivenlerden düşünce onun rolünü aldığında bunun hayatının fırsatı olduğunu düşünüyordu. Ünlü ve efsane bale okulu Vaganoya Balo Salonu'nun açılış oyununda başrol olmak... Fakat her şey denklemin içine mor zambakların ve anlaşmaların girmesiyle değişti. Tanya, Rusya'nın baş mafyası tarafından kaçırıldığında, rolü aldığı arkadaşının başına ördüğü çoraplardan habersizdir. Daha da kötüsü hayatta kalmak için bir mafya ile evlenmek zorundadır.