akbabaozanfcz
- Reads 1,671
- Votes 197
- Parts 17
Karadeniz'in dağlarında, dalgasında ve toprağında yıllardır süregelen amansız bir kan davası, iki büyük ailenin kaderini mühürlemiştir: Furtuna ailesi ve Koçari ailesi. Biri bastığı yeri harlayan, yıkan ve geçen bir ateş; diğeri hırçın akan ama içi yılların kiniyle zehirle dolmuş deli bir su... Bu iki ailenin düşmanlığı, bugüne kadar hep ölümle, kanla ve gözyaşıyla beslenmiştir.
Şerif, 35 yaşında, Furtuna ailesinin yükünü ve karanlığını omuzlarında taşıyan, ölümle her an burun buruna yaşayan bir adamdır. Yıllar önce bu düşmanlık uğruna ortadan kaldırdığı, yok ettiği bir can, seneler sonra karşısına hiç beklemediği bir şekilde çıkacaktır. Koçari ailesinin 25 yaşındaki deli fişek kız Eleni, Şerif'in o karanlık ve katılaşmış dünyasına bir sızı gibi sızar. Bir insan hayallerinde ne kadar ileri gidebilir, hiç olmayacak bir aşka, düşmanının kollarına ölüme gider gibi yürüyebilir mi? 35 yaşındaki bir adam, düşman ailenin gencecik kızında hayatı ve şifayı yeniden bulabilir mi?
Seneler önce yaşanan o büyük yıkımın ardından, Eleni adeta Şerif'e iyi gelecek küçük bir mucize, imkansız bir aşk olarak kaderine yazılır. Ölümün ensesinde gezdiği bu amansız hayatta, Şerif'in aşka tutunması ya onun en büyük aydınlığı ya da sonunu getiren o zehirli su olacaktır. Furtuna ateşi harladıkça Koçari'nin zehirli suyu onu boğmaya çalışacak; bu iki düşman kanı, ölümün kıyısında birbirine karışacaktır. Bu hikaye; köklü bir düşmanlığın, imkansız bir yaş farkının ve ölümün kıyısında yeşeren kan kırmızı bir aşkın hikayesidir.