lavinalemdar
"Bazı kuşlar gökyüzü için doğar, bazıları ise sadece o gökyüzünü izlemek için..."
Alaz için hayat, sargılar içine sarıp bir kenara bıraktığı mantığı ve her nefeste göğsüne biraz daha ağır gelen dünyadan ibaretti. O, dikenli yolların ve kara bulutların arasından gelen bir "Kara Karga"ydı. Kendi karanlığında kaybolmuşken, bir istasyonun puslu ışığında ona denk geldi: Kanatlarında cennetin tüm renklerini taşıyan o kıza.
Her şeyin eksik olduğu bir hayatta, hiç tanımadığın birinin yokluğunu hissedebilir miydin?
Alaz, onu hayatına almadan önce de eksikliğini çekiyordu.
Cennet kuşları, masalların en süslü dallarına konardı; kara kargalar ise ancak o dalların gölgesinde beklemeyi bilirdi. Peki, ya bu sefer masal bozulursa? Ya bir cennet kuşu, tüm zarafetiyle yerin karasına, bir karganın yaralı kalbine bakmayı seçerse?
5 dakika, 51 saniye.
Bir kediyi sevmek, bir istasyondan çıkmak ve bir kalbe mühürlenmek için yeterli bir süre miydi?
"Eğer bu hikâyenin sonunda ellerimiz birbirine çarpmayacaksa, mürekkebimize de kalbimize de yazıklar olsun."
Duyguların ağırlığı altında ezilenlerin, bir kısa mesajın sessizliğinde bağıranların ve gökyüzünde birleşemeyenlerin naif hikâyesi.