starvelia
- Reads 1,286
- Votes 57
- Parts 4
Bazı kayıpların üzerinden yıllar geçer, fakat insanın içinde bıraktığı boşluk hiçbir zaman kapanmaz.
Aras Öztürk, altı yaşındayken geçirdiği kazada ailesini kaybetti. O geceden geriye yalnızca hafızasında kalan birkaç görüntü ve kardeşi Demir'e dair silinmeyen anılar kaldı.
Ardından Demir kayboldu.
Aras'a kardeşinin öldüğü söylendi. Herkes bu gerçeği kabullenmesini bekledi. Fakat Aras, hiçbir zaman gerçek bir vedası olmayan bir ölüme inanmadı.
On bir yıl boyunca aklında tek bir soru vardı:
Demir gerçekten öldü mü?
Cevabını bulmak için Bodrum'a gelen Aras, geçmişin izlerini sürerken kendisini hiç beklemediği bir hayatın içinde bulur.
Ve bu hayatın merkezinde Sıla vardır.
Sıla ile Aras'ın arasında daha ilk andan itibaren açıklanması zor bir gerilim oluşur. Birbirlerine karşı duydukları öfke büyüdükçe, yollarının kesişmesi kaçınılmaz hâle gelir. Aras'ın varlığı Sıla'nın düzenini değiştirirken, Sıla da Aras'ın yıllardır kimseye göstermediği taraflarına dokunmaya başlar.
Fakat Aras'ın Bodrum'daki mücadelesi yalnızca Sıla ile sınırlı değildir.
Teoman Akkaya, Aras'ın hayatına giren en büyük tehditlerden biri olur. Aralarındaki düşmanlık büyüdükçe, ikisinin de sakladığı gerçekler tehlikeye girer.
Deniz ise Aras'ın bu yabancı şehirde güvenebildiği birkaç kişiden biri olur.
Aras bütün bunların arasında hâlâ aynı şeyin peşindedir:
Demir.
Geçmişin izleri derinleştikçe Aras, yıllardır kendisine anlatılan hikâyenin eksik olduğunu fark eder.
Çünkü bazı gerçekler yıllarca saklanabilir.
Ama insan, kaybettiği birinin izini değil; kendisinden saklanan gerçeğin izini sürüyorsa, hiçbir mesafe onu susturmaya yetmez.