opaliiitte
Arda Aykut, arkadaşlarının deyişiyle "Akut" renkli bir çocuktu. Çok güler, çabuk ağlar, hızlı bağlanır, hızlı kopar, çok konuşur ama derinde yatan hislerini asla belli etmezdi. Kimse de anlamazdı. O da anlatmak istemezdi zaten.
O gün her zamanki gibi bir gündü, okula gelmiş, bolca dans pratiği yapmıştı. Şimdi de çimlerin üzerine uzanmış, Miraç'la tiktokta gördükleri bir videoya karınları ağrıyana dek kahkaha atıyorlardı.
Ahmet Emre aniden yanlarına geldi ve oturdu. Batu, Can ve Umut uno oynarken Ahmet Emre onlara seslendi.
"Baksanıza bi'"
Herkesin kafası ona dönünce çocuk sakince konuştu.
"Alperen sizinle tanışmak istiyordu... Hazır hepimiz okuldayken tanışın istedim. 15 dakikaya gelir. Barış diye bir arkadaşıyla gelecekmiş."
Çocuklar pek bir şey demedi, hepsi sosyal insanlardı zaten. Batu, Miraç ve Akut sahnede yüzlerce kişinin önünde dans ediyordu, diğerleri ise pop-rock arası şarkılarıyla, haftanın 2 günü Kadıköydeki bir barı şenlendiriyorlardı. İnsanlarla tanışmakta, konuşmakta sıkıntısı olacak son insanlardı yani.
Yaklaşık 20 dakika sonra, turuncu saçlı çocuk, Miraç'ın dizlerinde uyuklarken, Alperen ve Barış çoktan gelmişlerdi.
"Ayağa kalkıp selamlaşmak isterdim ama benimkini uyandırmayayım şimdi."
Barış'ın gözleri birkaç saniyeliğine uyuyan çocuğa kaydı. Kalbinde anlamsız bir çarpıntı başlarken hiçbir şey çıkmadı dudaklarından. Sadece turuncu saçlarına, sarı tişörtüne, karakteristik yüzüklerine ve siyah ojelerine bakakaldı çocuğun.
Akut ise bu sırada gözlerini açmış, Barış'la gözgöze gelmişti. Ona kocaman, sıcak bir gülümseme verdi. Barış bütün bedeninin ısındığını, karnının kasıldığını hissediyordu. Gözlerinde yanmaya başlayan ışıkları karşısındaki turuncu saçlı çocuk hariç herkes fark etmişti.
Herkes gülerek sohbet ederken Barış sadece Miraç'ı