gonulaslannn35
- Reads 1,396
- Votes 75
- Parts 10
Yüzüm onun avuçlarının arasındayken, "Yapmak zorunda değilsin," diye fısıldadım çaresizce. Ama beni dinlemiyordu. Gözyaşlarım sel gibi yanaklarımdan süzülürken, Yavuz'un parmaklarımın arasından kayıp gidişini izliyordum. "Bari bana yapma bunu Yavuz... Lütfen."
Artık ayaklarım bedenimin acısını taşıyamaz olmuştu; dizlerim büküldü, olduğum yere çöktüm. Yukarıya, ona doğru yalvaran gözlerle bakıyordum.
"Sakın," dedi, zorlukla yutkunarak. Sesi ağlamaktan öylesine boğuk, öylesine çatallı çıkıyordu ki konuşurken canının yandığı her halinden belliydi. "Sakın peşimden gelme."
Biliyordum. Eğer şimdi o kapıdan çıkıp giderse bir daha asla dönmeyecekti. Onu bir daha göremeyecektim. Ellerimi, yüzümü tutan ellerinin üzerine koyup sıkıca sarmaladım. Gitmeden önce teninin sıcaklığını son bir kez hafızama kazımak, bu veda anını asla unutmamak istiyordum.
"Beni unut," diye fısıldadı gözlerimin içine bakarak. Ardından, kelimeleri kalbime birer kurşun gibi sapladı: "Beni hatırlatan her şeyden, herkesten uzak dur."
"Ya unutamazsam?" diye mırıldandım hıçkırıklarımın arasından. "Ya unutmayı beceremezsem?"
Gözlerini benden kaçırdı, derin bir nefesi içine hapsetti. Sırf beni kendinden nefret ettirmek, yaşatmak için dudaklarından o en büyük yalanı tek bir nefeste döküverdi:
"Ben seni unutacağım."