ariaaayyy
"Kelimelere ihtiyacın yok. Çığlıklarını da duymama gerek yok zaten. Sen benim esirimsin, bense senin kaçınılmaz sonun."
Bir insanın hayatındaki en büyük yanılgı, kaderini kendi elleriyle yönettiğini sanmasıdır.
Benim kaderim ise benim değil; hayatımı bir satranç tahtasına çeviren o adamın, Gölge'nin elindeydi.
O benim celladım değil sadece... bana nasıl yaşayacağımı değil, bu karanlık dünyada nasıl yok olabileceğimi öğreten adamdı. Aramızdaki şey bir barış değil, sessiz bir savaştı. O beni kendi oyununa çekmeye çalışırken, ben tek bir şeye tutunuyordum: o oyunun sonunda piyon olmamak.
Bu dünyada herkes kirlenir, herkes yanılır ve herkes en sonunda kendi sessizliğinde boğulur.
Ben ise nefes almaya çalışıyordum.
Çünkü bazı insanlar düşerken bile hâlâ birini bekler.
Eymen Poyraz'ı.
Bazı isimler sadece bir hatıradan ibaret değildir; bazen bir yokluk, bir boşluk, bir geri dönme ihtimalidir.
Gölge ile aramdaki bu zehirli oyun derinleştikçe, ben hem ona hem kendime karşı savaşmaya başladım.
Ve en büyük soru hâlâ yerinde duruyordu:
Bir dilsiz, en son ne zaman çığlık atar?