K_aria_
Jeon Jungkook henüz 23 yaşındaydı ve tarih öğretmeniydi. Babasının ona miras bıraktığı malikaneyi öğrenince taşınmak için tadilata vermişti. Tadilat işleri hallolurken, jungkook son kez ders anlatacağını bilmeden derse girmiş ve Kim krallığını anlatmaya başlamıştı. Bir fotoğraf çıkmıştı karşısına. Öylesine derin özlem duymuştu resime.
Tadilat işleri bitince oraya taşınan jungkook, eski eşyaları bodrum kata koymak için oraya inmişti. Eski eşyaları yerleştirdikten sonra tam çıkacakken büyük bir sandık gözüne çarpmıştı. Sandığı olduğu yerden çıkarıp bakmaya başlamıştı. Bir merakla sandığı açmıştı. İçinde 1500'lü yıllardan kalan elbiseler, zarif ve görkemli taç ve oldukça büyük ve keskin işlemeli kılıç bulmuştu. Bunlar ona çok tanıdık gelmişti. Nedense gözleri dolmuştu. Birden tacı takma ihtiyacı hissetmişti. Saçlarına değinen taç birden sarı, beyaz ve mor ışıkları saçmaya başlamıştı bile. Ani bir korkuyla gözlerini kapatmıştı.
Gözlerini açtığında ihtişamlı bir odada İmparator Kim Taehyung' un kaftanını öperken bulmuştu. Bunun üzerine korkuyla geriye doğru çekilmişti. Taehyung ise sanki bu anı bekliyormuşçasına konuşmuştu.
" Sonunda gelebildin güzeller güzeli savaşçı cariyem..."
Bu ficin konusu @Alf1Ridaamm' a aittir.
Dikkat kan, vahşet, savaş tarzı şeyler içermektedir. Hassas olanlar okumasın lütfen.