Okuyacağım İnş
7 stories
Savaş'ın İçinde: Doğuş by _TomrisMet_
_TomrisMet_
  • WpView
    Reads 7,639
  • WpVote
    Votes 785
  • WpPart
    Parts 11
"13 Nisan 2007/Kuzey Irak Bal'ıma.. Merhaba babacım, bal kızım. Güzel bir başlangıç olmadı biliyorum. Ama ömrünün yarısı dağın taşın arasında geçen bi adam olduğum için daha afilli sözleri bilmediğimi fark ettim. Beni bunun için affetmeni istiyorum. Bu gün çok zor bir gün babacım. Bu gün ülkenin kanatları etrafında güvenle durman için savaşacağım en zor gün. Gün geldiğinde beni affetme ama anla diye yazıyorum bunları. Çünkü ben şehit olacağımı bilerek geçiriyorum günlerimi burada. Pişmanım babacım. Sana son kez sıkıca sarılıp , seni seviyorum güzel kızım demediğim için pişmanım. Benimle güzel anılar biriktiremeden gittiğim için pişmanım. Ama gitmem gerekiyordu kızım. Benim kızım için bir ülke bırakmam gerekiyordu. Benim kızım için, güvenli bir vatan toprağı bırakmam gerekiyordu. Seni ilk kollarıma verdiklerinde, koruduğum vatan toprağına iki katı sarıldım. Senin bir vatanın olmasını dileyerek canımı dişime taktım. Sakın ülkenden, vatan toprağından gitme. Ben senden gitmek zorunda kalsam bile, sen benden vatan toprağından gitme. Benim kızım olduğunu bilerek yaşa. O nur yüzünü vatan toprağından geri çevirme. Benim üniformalarımı giyerken gördüm seni. Çok gurur duydum , çok duygulandım. Ben senin gözlerinde gördüm kızım Harbiyenin tozunu. Daha o günden anladım arkamdan geleceğini. Umarım görürüm bal kızım, beraber koruruz vatan toprağını. Buralarda günler çektiğimiz bir mercan tesbih gibi, zikrimiz aynı ama ölüme yaklaştığımızı bilerek çektiriyorlar. Subay olduğunda, sakın babası yüzünden gelmiş dedirtme arkandan kızım. Eğer bir şey diyeceklerse arkandan, babasının kızı desinler. Babasının cesur, yürekli kızı desinler.Ayak bastığım hiçbir toprağı yetim bırakma babacım. Seni çok seven, Baban. Binbaşı Mehmet Duman ZEYREK. "
Kadın İktidarı  by _TomrisMet_
_TomrisMet_
  • WpView
    Reads 100
  • WpVote
    Votes 14
  • WpPart
    Parts 1
Jülide Müjgan Zade, ailesinin kurduğu bir düzenin içinde büyümüş; bedeli başkalarına ödetilen kararların gölgesinde şekillenmiş bir kadındır. Babasının yaptığı bir teklif, onun hayatını bir pazarlık nesnesine dönüştürdüğünde, Jülide bu oyunu reddetmek yerine kurallarını değiştirmeyi seçer. Barva Dmitri Ivanov için iktidar, yıllardır yönetmeyi bildiği şirketlerden ibarettir. Duyguların, zaafların ve bağlılıkların iş dünyasında yeri olmadığına inanır. Ancak karşısına çıkan bu kadın, ona yalnızca bir sözleşme değil; sınırlarını zorlayan bir denklem sunar. Kadın İktidarı, aile bağlarıyla örülmüş kirli geçmişleri, şirket koridorlarında kurulan görünmez savaşları ve “güçlü kadın” kavramının ardındaki ağır bedeli anlatıyor. Bu roman bir aşk hikâyesi değil; bir kadının, kendi bedeni ve kaderi üzerinde söz sahibi olma mücadelesi. Çünkü bazen gerçek güç, sevilmekte değil; yönetilmemeyi seçmekte saklıdır.
«Kod Adı: Bordo»  by _TomrisMet_
_TomrisMet_
  • WpView
    Reads 967,920
  • WpVote
    Votes 57,865
  • WpPart
    Parts 66
DİYARBAKIR/SUR «2016» Siz şimdi sanıyorsunuz ki her eline silah alıp, kamuflaj giyen asker oluyor. Yok aslanım. Öyle olmuyor işte o işler. Sen gel bir de Sur'da, Tel Aviv'de gör askeri. Gel benim elimde yanan namluları gör. Gel 5 bin derecelere çıkartmalarımı gör. Bak sen, nasıl eğitilmiş olduğumuzu bilmiyorsun. Neler yapacağımı bilmeden beni vasıfsız, vizyonsuz bir insan sayıyorsun. Değilim. Benim tek amacım ot gibi yaşamamak ve kendimi sürekli geliştirmek. Ve sen beni tek meziyeti silah kullanmak olan biri olarak göremezsin. Ben matematiği, rüzgarı ve dünyanın dönüşünü hesaplamaya kadar kullanıyorum, fiziği yanlızca e=mc2 olarak bilmiyorum bazıları gibi, ben fiziği mermimin havada kalış süresine kadar hesaplarken kullanıyorum, barutumu ayarlarken kimyanın tarihini tekrar yazıyorum, vurulduğumda ölmemek için turnikemi ben yapıyorum emin ol fizyolojime oldukça da hakimim. Ben 47 ayrı derse tabi tutuldum. 47 sini de en iyi şekilde geçip harp okulu birinciliğine oynadım. Kazandım da git bak kütükte Babamın adının altında adım yazıyor. Yan dal olarak Mekanik mühendisliği bile bitirdim. İç dış mekanikten de güzel anlarım. Getir bana bir silah bakarak dökeyim içindekileri. İngilizcem, bir ingilizin yanında konuştuğum zaman ben söylemeden ingiliz değil de Türk olduğumu anlamayacakları bir düzeyde. Sen şimdi gelip bana vizyonsuz diyemezsin. Sırf meskenim dağlar diye. Gel ben seni götüreyim Sur'a. Yoksa anlamayacaksın.
Taşıyıcı Kolon | yarı texting by cdblackops
cdblackops
  • WpView
    Reads 543
  • WpVote
    Votes 158
  • WpPart
    Parts 11
Yine aşık olmuştum. Bugün kaçıncısıydı hatırlamıyorum. Genelde günde minimum bir maksimum 3 kere aşık olurdum. Bu da benim körelmez huyumdu işte...
Gençlik Kumpanyasının Hatıra Defteri by alizarbmbin
alizarbmbin
  • WpView
    Reads 532,129
  • WpVote
    Votes 29,308
  • WpPart
    Parts 26
Sevgili defter, Ben bugün aşık oldum. Sahne ışıklarının altında, Juliet'in pencereden Romeo'ya uzandığı gibi uzandı üzerime aşk. Üstelik ölüm iksiri içmeye de yemin ettik. Ey Hermia! Bükme o masum boynunu. Çiçekteki iksirin etkisi bir düş kadar kısa, aşksa masallar kadar uzun. Gerçeği gömmeye bir avuç toprak yetmez, gençlik çiçek gibi açacaktır elbet gerçeğin üzerinde. Gençlik, pop şarkılarındaki nakaratlar gibi hareketli ve çarpıcı çünkü. Bu bir gençlik kumpanyası, Ve ben bugün aşık oldum.
PİNOKYO PARADOKSU by cetinhusna
cetinhusna
  • WpView
    Reads 5,383
  • WpVote
    Votes 516
  • WpPart
    Parts 13
❝Dünya insanlığı yok ediyordu.❞ Uzak bir gelecekte, dünyada yaşanan nükleer savaş, tüm ülkeleri soğutmaya başlar ve zamanla dünyaya sadece kar yağar. Bazı ülkeler bu dondurucu soğuktan korunmak için şehirler inşa ederken, diğerleri yok olur. İstanbul ise, hem Avrupa hem de Anadolu yakasında şehirler kurmuştur. Ancak o zamana kadar dünyadaki çoğu kişi ölmüştür ve yaşayan insan sayısı azdır. İstanbul'un Avrupa yakasında kurulan şehir fazlasıyla büyük ve güvenilirdir fakat bu güvenli şehir bir süre sonra baskıcı bir rejimle karşı karşıya kaldığında şehirdeki çoğu asker diğer yakada olan askeri üsse taşınır fakat Avrupa yakasındaki baskıcı rejim asla son bulmadığı gibi, hükümete karşı gelenler dışarıya atılmakla tehdit edilir. Çünkü dışarıda sadece soğuk değil, mutasyona uğramış hayvanlar da vardır ve bu şehirde dışarıya atılmak resmen kendini ölümün kollarına atmakla eş değerdir. Ancak bir gün bir kadın intikam için dışarıya atılıp Kuzgunlar'a gönderildiğinde şehirde hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Tuvaldeki Delil by cdblackops
cdblackops
  • WpView
    Reads 577
  • WpVote
    Votes 87
  • WpPart
    Parts 13
Üç tablo çalındı. Ama kimse bunun yalnızca bir hırsızlık olmadığını bilmiyordu. Kriminolog Aylin Demir, İstanbul'un en büyük sanat soygununu araştırmakla görevlendirildiğinde kendini yalnızca kayıp eserlerin değil, yıllardır kusursuzca örülmüş bir yalan ağının ortasında bulur. Tüm yollar ise tek bir adama çıkar: Doruk Seçkin. Sanat dünyasının dokunulmaz dahisi. Ve hakkında söylenen hiçbir şeye kolay kolay inanılmayan bir adam. Aylin onu suçlamalardan korumak için yaklaşırken, Doruk kendi adını kullanarak kurulan komplonun peşine düşmek zorunda kalır. Fakat hiçbirinin hesaba katmadığı bir şey vardır: Bazı sırlar insanı düşmanına yaklaştırır. Bazı savaşlar kalbi hedef alır. Ve bazen en tehlikeli şey, peşinde oldukları suçlu değil; birbirlerine duydukları çekimdir. Sahte eserlerin, kayıp tabloların ve ölümcül sırların gölgesinde başlayan bu yolculukta, güven ile ihanet arasındaki çizgi her geçen gün silinirken Aylin ve Doruk kendilerini tutku, tehlike ve imkânsız seçimlerle dolu bir oyunun içinde bulacaklar. Çünkü bazı aşklar bir bakışla başlamaz. Bazıları bir yalanla başlar...