Okunanlar
15 historias
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) por Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    LECTURAS 39,873,260
  • WpVote
    Votos 1,700,702
  • WpPart
    Partes 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) por Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    LECTURAS 7,972,274
  • WpVote
    Votos 196,620
  • WpPart
    Partes 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
AY IŞIĞI VE YAKAMOZ (KİTAP OLDU) por umrantan
umrantan
  • WpView
    LECTURAS 702,306
  • WpVote
    Votos 38,710
  • WpPart
    Partes 35
Bir üsteğmen ve aşık olduğu komşu kızının hikayesi... Aşkından habersiz olduğu adam için kalbi atmaya başladığında 20 yaşındaydı Gülce. Çocukluğunu geçirdiği Bozcaadada beraber büyüdüğü adamla aynı kişiydi bu: Sancak Erkuran. Sonra bir gün karşısına geçmişti Sancak ve gözlerinin içine baka baka "Bana artık abi deme," demişti. Tek bir cümleyle kalbini altüst etmeyi başarmış ve bildiği her şeyi değiştirmişti. Aynı günün gecesinde ise gitmişti Sancak Erkuran. Çünkü işi ve aşkı arasında bir tercih yapmak zorunda kalmış ve hayatını, vatanı uğruna feda etmişti. Yıllardır içinde büyüttüğü sevdasının küllerini kalbine hapsedip öylece gitmişti.
Bir İdam Mahkumunun Son Günü por ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    LECTURAS 46,387
  • WpVote
    Votos 1,691
  • WpPart
    Partes 10
Victor Hugo, 1829 yılında yayımlanan Bir İdam Mahkûmunun Son Günü'nü yazdığında 26 yaşındaydı. Genç yazar, ölüme mahkûm edilen bir insanın son gününü büyük bir ustalıkla anlatarak kamu vicdanını etkilemeyi ve idam cezasına karşı bir protesto hareketi başlatmayı amaçlamış, başarılı da olmuştur. Bugün dünyanın birçok ülkesinde idam cezası yürürlükten kaldırılmışsa, böylesi bir cezanın hem trajik hem de insanlık dışı yanını daha XIX. yüzyılın ilk yarısında gözler önüne seren Hugo'nun bunda hiç de azımsanmayacak bir payı olsa gerek. Şiirleri, oyunları, Sefiller ve Notre-Dame'ın Kamburu gibi yapıtlarıyla Romantik dönem Fransız edebiyatının en saygın yazarlarından biri olan Victor Hugo'nun bu romanının bir başka önemli özelliği de, bir tür "zihinsel otopsi" niteliği taşımasıdır. Can Yayınları Çeviri: Erhan Büyükakıncı
SOKAK NÖBETÇİLERİ por asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    LECTURAS 59,183,580
  • WpVote
    Votos 2,271,030
  • WpPart
    Partes 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
Karantina  por kitapppppseevverr
kitapppppseevverr
  • WpView
    LECTURAS 142,696
  • WpVote
    Votos 2,585
  • WpPart
    Partes 35
mahşerin dört atlısını özleyenlerr??
GÖKÇEN por Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    LECTURAS 65,162,172
  • WpVote
    Votos 3,214,664
  • WpPart
    Partes 61
"Masalda da gerçekte de kalbi olmayan bütün kızların adı Gökçen'dir..." . . . Kapak: @birkadehsevgi- 🦋🖤
BÜLBÜL KAPANI por Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    LECTURAS 22,766,809
  • WpVote
    Votos 1,368,112
  • WpPart
    Partes 46
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr
Yeşil Green Başar'stagram por dolunay_suratt
dolunay_suratt
  • WpView
    LECTURAS 13,662
  • WpVote
    Votos 714
  • WpPart
    Partes 57
Milattan kalma Rp'de ki kişiler de var. Düzenlerim bir ara ┊┊┊┊ ➶ ❁۪ 。˚ ✧ ┊┊┊✧ ⁺ ⁺  ° ┊┊❁ཻུ۪۪♡ ͎. 。˚   ° ┊┊. ┊ ➶ 。˚   ° *. * · Yeşil Green Başar'ın instagramııı Hayrınıza kütüphaneye ekleyin
YARALASAR  por Damzey73
Damzey73
  • WpView
    LECTURAS 279,853
  • WpVote
    Votos 2,050
  • WpPart
    Partes 15
Yetiştirme yurdunda büyüyen Sedef, bir gece kimsesiz yirmi dokuz çocukla birlikte "damgalanır".Artık bu kimsesiz çocukların tamamı Yarasa'dırve damgacıyı gören tek çocuk Sedef'tir.Sedef, o gece yaşananlardan sonra yurttankaçarak sokaklarda yaşamaya başlamış ancakkötü şans peşini bir türlü bırakmamıştır. # *ALINTILAR* #