bulutlerdakigezegen
Sokak lambasının aydınlattığı sokakta ellerimi önümde kavuşturmuş, arkama bakmadan, yağmura aldırmadan hızla yürüyordum. Yağmurda ıslanmaktan nefret ederdim ama aksine bugün yağmura gözyaşlarımı sakladığı için minnettardım.
Adımı seslendi durmadım. 'Lütfen' dedi. Benim bir zamanlar ona dediğim gibi. Durmadım. Arkama bakmadım artık yorulmuştum. Oradan oraya savruluyordum. Düşüncelerim, benim düşüncelerim değildi, onlarındı.
Sonra durdum onun sesinden en sevdiğim öykünün giriş cümlesini duyunca durdum. Benim durmam için söylememişti, bu bir itiraftı. Bunca zaman benim öyküm hangi cümleyle başlayacak diye düşünür dururdum. Bu an düşündüklerimin çok ötesindeydi. Gür sesinden duyduğum kelimeler kulaklarımda çınladı.
"Derin!... İstanbul'da tifüs, memlekette zelzele, dışarıda harp... Ve ben sana aşığım."