Lawirens
Hazel, on yedi yıl boyunca ait olduğunu sandığı bir hayat yaşadı.
Bir ailesi vardı. Bir evi vardı. Hayalleri vardı.
Sonra tek bir gerçekle her şey yıkıldı.
Doğduğu gün hastanede başka bir bebekle karıştırılmıştı.
Bir gecede ailesini kaybeden Hazel, gerçek ailesine kavuşacağını düşünürken kendisini hiç istemeyen insanların arasında bulur. Özellikle de varlığını kabul etmeyi reddeden iki abisinin...
Bir zamanlar siyah kuşak bir tekvandocu olan Hazel, geçirdiği sakatlığın ardından en büyük tutkusunu geride bırakmak zorunda kalmıştır.
Bunun yanında yıllardır vitiligosunu saklamaya çalışır. Saçlarında oluşan beyaz tutamları maviye boyar, insanların bakışlarından kaçmaya çalışır. Çünkü Hazel için farklı olmak hiçbir zaman kolay olmamıştır.
Ama şimdi saklayamayacağı bir gerçek vardır.
Kan bağı gerçekten aile olmak için yeterli midir?
Kayıp kimlikler, aile sırları, kırık hayaller ve ait olma mücadelesiyle örülü bu hikâyede Hazel, yalnızca gerçek ailesini değil, kendisini de bulmaya çalışacaktır.
Çünkü bazen insanın en çok aradığı şey bir ev değil, ait hissedebileceği bir kalptir.
17 yıl boyunca yanlış bir hayat yaşadı. Şimdi gerçeğin içinde kendini arıyor.