Alyakilimm adlı kullanıcının Okuma Listesi
135 قصة
KUYU (+18) بقلم Yazar15844
Yazar15844
  • WpView
    مقروء 446,135
  • WpVote
    صوت 12,731
  • WpPart
    فصول 28
"Dondurma istiyorum." Dedim büyük bir hevesle. O kadar uzun zaman olmuştu ki tatlarını bile unutmuşum. Yaz-kış, an farketmeksizin yiyebilirdim. Hatta Pamir'den sonra en çok sevdiğim şey dondurma olabilirdi. Göğsünde uzandığım beden kasılırken sertçe yutkunduğunu hissettim. Mırıldanırken belimdeki eli, kalçama doğru ilerledi. Pislik. Onun ne zannettiğini çok iyi biliyordum. "Dondurma mı istiyorsun sen ?" Kalçama inen eliyle hafif etimi sıkıyordu.Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım. Onu biraz kıvrandırmaktan zarar gelmezdi. "Hımm." Diye mırıldandım. Beni bir anda yatakta döndürerek altına aldı.Küçük bir çığlığın dudaklarım arasından çıkmasına engel olamadım.Kehribarları koyulaşmıştı.İçlerindeki o arzu dolu kıvılcımları görebiliyordum. Dudaklarıma uzanacağı zaman başımı yana çevirerek göğsüne elimi yasladım. Dudakları yanağımın üstünde durdu. Onu durdurmam gerekiyordu.Çünkü bir kere başlarsa bu yataktan kalkamazdık.Dondurma krizim tutmuşken istediği iş olamazdı.Belki daha sonra ama şimdi değil. "Pislik yapma Pamir ya ! Uzun süredir yemediğim için ateşim çıkmış gibi hissediyorum.Çikolata parçacıklı,fıstıklı ve vişneli istiyorum. Hepsini. Bütün çeşitlerinden istiyorum." İçim gide gide çeşitleri sayarken sanki gözlerimin önünde canlanıyordu yiyeceğim an.Ağzımın suyunun akıyor olmasından korkuyorum.Sessiz kaldığında yüzüne baktım. Bozulmuş bir ifadesi vardı ama bunun sahte olduğunu biliyorum. Tatlı tatlı gülümseyip yanağına uzunca dudaklarımı bastırdıktan sonra gözlerimdeki çocuksu ifadeyle hâlâ kıvılcımlar saçan kehribarlarının içine baktım. "Alacak mısın?" Yüzümü birkaç saniye inceledikten sonra içli bir nefesi ciğerlerine çekerek dudaklarıma kısa ama etkisi büyük bir öpücük bıraktı. Başını ağır ağır salladı ardından. "Peki alırım.Ama ateşini diğeri daha
PÂYİDAR  بقلم yagmurunhikayeleri
yagmurunhikayeleri
  • WpView
    مقروء 3,710,884
  • WpVote
    صوت 129,757
  • WpPart
    فصول 53
Gökalp mahallesinde sonsuz aşkın ateşiyle kavrulan iki ayrı ruh... Almina, geçmişi acılarla dolu küçük bir kadındı. Bir gün ansızın yaşadığı şehir olan Ankara'dan ayrılıp İstanbul'a taşınmış ve yıllar evvel kaybettiği babasının anılarının hâlâ sokaklarında dolandığı Gökalp'e ayaklarını basmıştı. Gökalp mahallesine taşındıktan sonra hayatının seyri değişecek olan Almina güzelliğiyle mahallede adeta nefesleri kesmişti. Tıpkı ilk görüşte Bertan'ın da nefesini kestiği gibi... Bertan, Gökalp mahallesinin gıptayla bakılan adamlarından biriydi. İyi bir mesleği vardı, herkes tarafından sevilir, beğenilir ve övülürdü. Dipsiz bir kuyuyu andıran kara gözleriyle baktığı kişiyi alev alev yakardı, hırslı ve ihtiraslıydı. Ona arkasından "Belalı" derlerdi. Her şeyi tamamdı lakin tek bir şey dışında... Aşk. Ve bir gün ansızın onu da bulacaktı. Almina ve Bertan'ın yolları Gökalp'in sokaklarında kesiştiğinde, aşklarının sınırları bulundukları yeri çoktan aşmıştı. İnsanlar bu kez Bertan'a değil, Bertan'ın sevdiği kadına karşı duyduğu aşka gıptayla bakar olmuştu. Almina ilk defa bir adam tarafından sevilmenin heyecanını, Bertan ise ilk defa bir kadın tarafından sevilmenin büyüsünü yaşıyordu. Sonsuz olacağına hiç şüphe duymadan, yana yana sevmişlerdi birbirlerini. Ama sandıkları gibi aşkları, gerçekten pâyidar kalabilecek miydi? Almina ve Bertan karşılarına çıkan fırtınalarla başa çıkabilecek miydiler? Ya da her şeyde olduğu gibi bu güzel duyguların da mı bir sonu vardı? Sevmenin ve sevilmenin, doğrunun ve yanlışın, yalanın, dürüstlüğün, aşk için nelerden vazgeçilebileceğinin anlatıldığı limonlu şeker tadında bir aşk romanı!
DUVAR DİBİ ÇATLAĞI بقلم Kevvsss
Kevvsss
  • WpView
    مقروء 17,827
  • WpVote
    صوت 1,136
  • WpPart
    فصول 19
Yıllarca ilmek ilmek işlemiş kendini bana. Balkona çıktığında söylediği türkülerin içime işlemesinin nedeni bana söylemesiymiş bilseydim bekletir miydim yıllarca onu kapımda... ''Derin yıllarımın sabrını imtihanım etme.'' dedi bana. Dönmüştü yüzüm avuçlarının içindeydi aşkını tam olarak şuan da itiraf ediyordu, aklım durmuş, kelimeleri toparlamayacak halde yüzüne bakıyordum. Zira şu an sesim bile çıkmazdı konuşmaya çalışsam da ben bu kadar mı kördüm, ben bu kadar mı yok saymıştım içimdeki hisleri... ''Yıllardır bu anı bekledim, bak bana 30 yaşındayım sen bu yüreğe düştüğünde 7 yaşındaydım. Derin ben yedi yaşında ne isem yetmişimde de o olacağım belli. Gel tut elimi yaşayalım sevgimizi göğsümüzü gere gere şükür sebebimken, imtihanım olmana izin vermem! Bana gelmeden benden gitmene izin vermem!'' Alnını alnıma yaslamış, benimle değil de kendi kendine konuşuyor gibiydi. Bana bunları söylemek için o kadar uzun zaman beklemek zorunda kalmıştı ki şimdi söylemezse ölecek gibi hissediyordu. Her kelimesi yemin gibiydi her kelimesini içime nakış gibi işliyordu. Hiçbir zaman abi kardeş gibi olamamıştık doğru ama duyduklarım karşısında da titreyen ellerimi saklamıyordum oda fark etmiş olacak ki alnıma yaslı duran alnını çekti. Kocaman ellerini yüzümden ellerime indirip kocaman avucunun içine aldı, ellerimi avuç içlerimi dudaklarına götürdü içim titredi karşımda gözbebekleri titredi. Dudaklarını yasladı öpmedi öpemedi... Yasladı bekledi nefeslendi bekledi soluklarını verdi bekledi soluk aldı bekledi... "Tüm hakları saklıdır. © [2026] [Kevser Emek].
Beklenmedik Anda (Kitap Oldu) بقلم tugbaaticicosar
tugbaaticicosar
  • WpView
    مقروء 3,169,892
  • WpVote
    صوت 99,093
  • WpPart
    فصول 42
+18 (yetişkin içerikli) sahneler bulunmaktadır. Aşk ve tutku, inat ve şehvetle karışırsa... Masal, hayatta mutluluktan başka bir beklentisi olmayan, kendi halinde bir kadındır. Yıllar önce bir arkadaşının düğününde karşılaştığı gizemli ve yakışıklı genç adamdan çok etkilenir fakat bu ilk ve en derin aşk deneyimi bir ret yanıtıyla sonuçlanır. Masal yıllar sonra bu gizemli adamla tekrar karşılaştığındaysa kendini beklenmedik anda içine düştüğü bir alev çukurunda buluverir. Artık ne alevlerin hararetinden, ne de onu sımsıkı sarmalayan bu çukurdan uzaklaşabilecektir. Ateşle oynayıp sağ çıkabilmek mümkün müdür?
+8 أكثر
ŞEYTAN TÜYÜ بقلم mavinintonuu7
mavinintonuu7
  • WpView
    مقروء 3,167,352
  • WpVote
    صوت 163,233
  • WpPart
    فصول 41
"Öyle güzelsin ki..." diye fısıldadı dolgun dudaklara doğru. Kadın, adamdan işittiği sözleri yutkunarak dinledi. Çünkü adamın sesindeki o boğuk tını, onu tekrar baştan çıkarmak için en basit sebepti. "Güzelliğini," Eliyle kadının terden yanağına yapışmış siyah saçlarını geriye itekledi. "Nasıl ifade edebilirim, bilmiyorum."
Elzem: Leyla Gecesi بقلم humeyraao
humeyraao
  • WpView
    مقروء 1,672,831
  • WpVote
    صوت 127,933
  • WpPart
    فصول 31
"Leyla!" Günlerin yer değiştirdiği o saatlerde, gecenin en karasında, bir ruhun kilitli kalmış sokaklarındaydık. "Burada ne arıyorsun?" Başkası için kül olan bir yüreğin yeniden yanacağını düşünmezdim ona kadar. Sigaranın külünün düştüğü zeminde ayağının ucuyla geçmişin izlerini sildi sanki. "Seni tanıdığım o günden beri açılan kapıların, çıktığım yolların sonu hep sana varıyor." Bir tebessümün kıyısında var olup orada yok oldum. "Belki benim de çıkmazım sensin. Leyl'im, Leyla'm, gecemin karanlığı, çıkmazım..." Onun kurduğu anlamların benim cümlelerimin üzerini örttüğünü hissettim. O çıkmazda onunla kalmaya gönüllü gibi "Benden ne istiyorsun?" Diye sordum. "Seni." Dedi. ... Leyl... Leyla... Gece saçlı güzel kadın...
Çocuk Musun Ayperi? | Abimin Arkadaşı بقلم perikizigibii
perikizigibii
  • WpView
    مقروء 419,803
  • WpVote
    صوت 23,608
  • WpPart
    فصول 29
Akif abi: çocuk musun Ayperi? Siz: evet? Siz: off Akif abi, Siz: tamam anladık en kıskanç sensin Siz: sal artık beni ve çevremdeki erkekleri
+18 أكثر
Kafesimdeki Kuş 🌹 بقلم Eloria56
Eloria56
  • WpView
    مقروء 43
  • WpVote
    صوت 6
  • WpPart
    فصول 1
🥀 Karnımı tutarak ormanın karanlığında nefes nefese koşuyordum. Dört aylık ikiz bebeklerime hamileydim. Atdığım her adımda sadece kendimi değil, bebeklerimi de korumaya çalışıyordum. Hava giderek kararıyor köpeklerin uluma sesi ormanda yankılanıyordu. Nefesim kesilmişti. Tam kurtulduğumu sandığım anda, hayatımı cehenneme çeviren adamın sesi ormanın derinliklerinde yankılandı... 🌑 Barlas: " ELİF! Nereye gidersen git seni bulurum! Bak, kendi isteğinle çık. Daha fazla kaçma. Sen... de bebekler de bana aitsiniz. Ne kadar kaçarsan kaç sonunda sizi bulucam! " Gözlerimden yaşlar süzülürken karnımı iki elimle sardım. Titreyen dudaklarımdan kelimeler döküldü. Elif: " Lütfen Allah'ım... Bana güç ver. Ne olur beni ve bebeklerimi koru. Onların başına kötü bir şey gelmesine izin verme. Bize bir çıkış yolu göster... Lütfen... 🥀 Rüzgâr ağaçların arasında uğuldarken koşmaya devam ettim. Arkamdan gelen ayak sesleri ve Barlas'ın sesi, karanlık ormanda peşimi hiç bırakmıyordu. 🥀 Bu kitâp tamamen hayal ürünüdür. Gerçeklerle alakası yoktur. Kitabımda şiddet, saplantı, tecavüz, kendine zarar verme, gibi unsurlar bulunur bunu göze alarak okuyunuz ‼️
3 YANLIŞ 1 SEN (+18) بقلم deppworth
deppworth
  • WpView
    مقروء 15,522
  • WpVote
    صوت 1,254
  • WpPart
    فصول 5
Elleri kandan çıkmayan ruhu kayıp bir hasta, bir de ona her şeye rağmen deli olan deli doktoru... Soğuk, eli kana bulanmış ruhları etkilemezdi. Öngörülemez bir virüs gibi büyüyen akılalmaz duygular geldiği gibi gitmez, hatta gitmemek için diretirdi. Aşk, eli kana bulandı diye tutulduğu ruhtan vazgeçmezdi. Yakıp yok etsin ya da etmesin... Pes etmezdi. Ne delilik dinlerdi ne de tamamen yitip gitmiş bir akıl. Çünkü aşk da zaten deliliğin bir türeviydi. Soğuktan değil de kanlı ellerine bakıp ruhunu kaybederken takıntılı zihninde kaybolan bir kadındı Luna Lysova. Tutulduğu kadını kanlı ellerine ve çarpık zihniyetine rağmen korumaya çalışan kendi halinde bir adamdı, Dmitri Petrov. Bu hikâyenin cevapları, sorulardan çok daha zordu. Ama yanlışlar, doğruların baş düşmanıydı. Üstelik üç yanlış her zaman bir doğruyu götürürdü.
ATEŞ ÇİÇEĞİ  بقلم Ssidelyaa1
Ssidelyaa1
  • WpView
    مقروء 21,874
  • WpVote
    صوت 1,538
  • WpPart
    فصول 21
Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar. Ya bi' insan bir yolculuğa çıkar ya da şehire bir yabancı gelir. Öyle demişti değil mi yazar? Öyle değildi. En azından bizim hikayemiz öyle değildi. Bizim hikayemizde şehire gelen yabancı yok ya da yolculuğa çıkan biri de yok. İkimiz de aynı şehirdeydik. Ara ara birbirimizin isimlerini başkalarından duyuyorduk. Farkında olmadan ise aynı yerde oluyorduk ama gözlerimiz birbirine değmiyor, birbirimizle konuşmuyorduk. Kader ağlarını işte o zaman örmeye başlamıştı. Bizim hikayemiz mektuplarla başladı. Benim Demirhan'a yazdığım ve onu hayatta tutacak mektuplarla. Kim bilir, böyle başlayan bu hikayede ikimiz de mutlu olurduk. Belki mutlu bir hikayemiz olur... Ya da olmazdı...