daisysahraa_
Hani derler ya; "Âşkın yaşı yoktur."
Küçük iki kalp zamanla tek bir kalbe dönüştü.
Âşk, onların birbirine bağlılığının yanında utanırdı.
Tamamlanmış kalpler, kırık ve eksik olmaya mahkûm edilmişti.
~
Yetiştirme yurdunun hem soğuk havasın da hemde sıcak odalarında büyümüş çocuklar... Aileleri tarafından neden terk edildiklerini bilmeden yaşarlardı.
Çiçek, gerçekten de çiçek gibi bir kızdı; neşesiyle, güzelliğiyle. küçük kalbine çok şey sığdırıyordu. Kimse onunla arkadaş olmazdı. Tek başına oyunlar oynayarak kendi dünyasında yaşıyordu. Onun hayal dünyasını değiştirecek biri gelmişti yaşadığı yurda. Dağhan... Onun da karanlık dünyasını değiştirecekti aynı zamanda. Kimsenin arkadaşı olmayı istemeyen Dağhan, kimsenin arkadaş olmak istemediği Çiçek ile arkadaş oluyor. Hayatlarını değiştirecek çok şey yaşanıyor.
Gün geliyor ve Çiçek evlatlık alınıyor. İkisinin hayat serüvenine o gün ara veriliyor. İkisi için de her şey yerle bir oluyor.
Ona kalbinde en büyük yeri, kalbini veren doktor Dağhan; On yedi yıl sonra hemşire Çiçek' i bulunca aşkının peşinden giderek yarım kalan hayatlarını yeniden kurmak için onun yaşadığı şehire taşınarak komşusu oluyor.
İkisinin de yarası gömüldüğü yerde çok derin. Çiçek' in kırılan kalbini iyileştirmek, Dağhan için sandığından daha zordu. Çiçek' in tekrardan birbirlerinin ilacı olabileceklerine inancı yoktu, karanlıkta büyüyen çocuk ise onun sevgisine çok muhtaçtı...
💗💐🦋💗🌸🌷
DAĞHAN&ÇİÇEK