Hiczepfan
Yirmi yıl önce bir çocukluk kırgınlığıyla başlayan bu hikaye, bugün kaçamayacakları bir kör düğüme dönüştü.
Hicran için Gezep, geçmişte kalması gereken, uzak durulması elzem bir gölgeden ibaretti. Gezep ise kendi kalbine bile yalan söyleyen bir adam... Yirmi yıldır zihninden atamadığı tek şey Hicran'ın siluetiydi. Onu gördüğü an damarlarında dolaşan o yakıcı hissi nefret zannediyor; Hicran'a baktıkça öfkeleniyor, öfkelendikçe ona daha da çekiliyordu. Oysa Gezep'in nefret dediği şey, yıllardır inkâr ettiği kör kütük bir aşktan başkası değildi. Biri nefret ettiğini sanıp kaçarken, diğeri nefret ettiğini sanıp aşka batıyordu. Aşk, nefretin arkasına saklandığında daha da tehlikeli bir hal alır. Nefretten Doğan Aşk, gururun ve tutkunun sınırlarında gezinen, geçmişle geleceğin amansız savaşını anlatıyor.