"Adres doğru," dedi Aras. Sesi, Teoman'ın buradaki herkeste alışık olduğu o itaatkar tondan fersah fersah uzaktı. "Ama görünen o ki, bu okulun sadece parası çok, görgüsü azmış. Sorun değil, öğreneceksiniz."
Arasın kardeşi Demiri bulmak için Bodrum'a gelmesinin üzerinden yaklaşık 2 yıl geçti. Bu süreçte Aras gittiği bir hastanede o üzücü haberi almıştı. Kardeşi Demir 10 yaşındayken onu evlatlik alan ailesiyle birlikteyken apartmanlarında yaşanan yangın faciası sonrasında kurtarılmasına rağmen fazlaca zehirli dumana maruz kaldığı için vefat etmişti. Aras bu haberi aldığında tam anlamıyla yıkılmıştı ve depresyona girmişti. Çevresindeki hiç bir şeyi umursamıyordu. Teoman ise bir süre sonra bu durumdan rahatsız olmaya başlamıştı çünkü onu iyi hissettiren tek şey Aras ile uğraşmaktı ama Aras artık ona bile cevap vermediği için Teoman kendini eksik hissediyordu...
Bu durum var olan düzeni derinden sarstı ve bir daha hiç bir şey eskisi gibi olmadı
"Derler ki her insan, aşık olduğu zaman kendine kiralık bir katil tutmuş olur. Peki sen, benim şahsi celladım; kalbimi tek bir gülüşünle ipe çekmeye hazır mısın?"