aleynaluxe
Paris ile Trabzon arasındaki binlerce kilometrelik mesafe, tek bir telefon aramasıyla ve kalbe batan o amansız sızıyla yok olmuştu. Lara Deniz için artık ne Fransa'nın mesafeli nezaketi kalmıştı ne de hayatın o bilindik ritmi. Şimdi yabancısı olduğu bu şehirde, hastane koridorlarının soğuk havasında tek başınaydı.
Ya da o, öyle sanıyordu...
Annesinin ve babasının sakladığı o büyük sır, köşe başlarında fısıldaşan korumaların tedirgin bakışlarında ve yoğun bakımın kapısındaki o hemşirenin şaşkınlığında gizliydi. Ve bir de... çatıdaki o fırtınalı gecede, hiç çekinmeden üzerindeki ceketi Lara Deniz'ın omuzlarına bırakan, şivesi hırçın ama bakışları korumacı o deli adamda.
"Salak mısın kızım sen? Yağmurlu havada ne işin var senin burada?" diye gürleyen o sese inat, Lara Deniz kendi doğrularıyla ayakta kalmaya çalışacaktı.
Geçmişin bağları bir bir çözülürken, Lara Deniz yalnız olmadığını ve kaderin onun için çoktan farklı bir oyun hazırladığını öğrenecekti. Sırlar açığa çıkmaya başladığında, Trabzon'un sisi her şeyi görünmez kılmaya yetecek miydi?