We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
Devam edenler
9 stories
Sur İçi: Üftade Aşkları by Atikesungunapsa
Atikesungunapsa
  • WpView
    Reads 27,674
  • WpVote
    Votes 1,827
  • WpPart
    Parts 39
"Göktürk abi," dedim uyarır gibi, "Kendine gel istersen." Sapık mıdır nedir? Çok içmişsin gene, hadi geç döşeğe diyordu şarkıda. Ay daha neler! "Ya abisini de sikeyim, abi kelimesini de!" Elini başımın yaslı olduğu duvara vurdu, sinirli sinirli gözlerime bakarak devam etti. "Deme amına koyayım deme. Abi falan deme bana. Ben senin abin olmak istiyor muyum, sor bakayım? İstemiyorum lan." Elini bir daha vurdu. "Abi kelimesini literatüre koyanın götüne literatür girsin. Abi, abi, abi! Yeter ama! Ne abiymiş be!" Şaşkınlıktan küçük dilimi yuttum, götümden geri çıktı sanki. Dudaklarım aralanırken boğazım kurumuştu. Gözlerim kocaman açılmıştı.
Gönül Harbi (Gerçek ailem) by _mokitaa
_mokitaa
  • WpView
    Reads 325,495
  • WpVote
    Votes 26,166
  • WpPart
    Parts 32
Çekmece ağır bir sesle açıldı. İçeride sararmaya yüz tutmuş dosyalar, eski reçeteler ve köşesi hafifçe kıvrılmış, diğerlerinden ayrı duran bir zarf vardı. Üzerinde tek bir kelime yazıyordu. Daphne El yazısıydı. Babamın el yazısı. Bilinmezlik ile göğsüm sıkıştı. Zarfı elime aldığım anda kalp atışlarım hızlandı; sanki odanın havası azalmıştı. Açmak istemedim. Bir mektubun insanın hayatını bu kadar kolay ikiye bölebileceğini bilmek, korkutucuydu. Ama içimde bir yer, bunun yıllardır sessizce beni beklediğini fısıldıyordu. Zarfı açtım. Kâğıt titreyen parmaklarım arasında hışırdadı. Kağıtta yazanlar ise şunlardı. "Daphne... Sen bizim kızımız olarak doğmadın."
ACININ KANATLI KAFESİ by nnevrina
nnevrina
  • WpView
    Reads 2,598,625
  • WpVote
    Votes 61,225
  • WpPart
    Parts 21
(KİTAP OLDU.) "Bazı savaşlar kurban seçmez, yeni hükümdarını yaratır." Kız kardeşinin tedavi masraflarını karşılamak için birden fazla işte çalışan Mirel Erez, geç saatlerde işinden döndüğü bir gece kapısının önünde yaralı bir adam bulur ve her şeyi hiçe sayarak adamın hayatını kurtarır. Gözlerini açar açmaz ortadan kaybolan adam sırra kadem basar. Bir yıl boyunca hiç karşısına çıkmaz; ancak bir yıl sonra yeniden ortaya çıktığında hiç beklenmedik bir teklif sunar. *** "Sana bir teklifim var," yavaşça öne doğru eğildi. Artık tüm yüzü ışığın altındaydı. Sanırım onu ilk kez böyle net görüyordum. Bir anlığına, onun gibi tehlikeli işlere el süren bir adamın bu denli güzel olmasına hayret ettim. "Benimle evlenmeni istiyorum." Ancak Mirel'in bilmediği, Roman'ın ise hayatının felsefesi hâline gelmiş bir kural vardır. Bratva Yasaları, madde bir. 𝘉𝘳𝘢𝘵𝘷𝘢'𝘥𝘢 𝘵𝘦𝘴𝘢𝘥𝘶̈𝘧 𝘥𝘪𝘺𝘦 𝘣𝘪𝘳 𝘴̧𝘦𝘺 𝘺𝘰𝘬𝘵𝘶𝘳. ஜ (Kurgu; yetişkin içerik barındırır. Bunu bilerek başlamanızı öneririm.) REPRİSAL SERİSİ - Ø 01.08.2024
KAYIP YÜZYIL by kizilyakamoz22
kizilyakamoz22
  • WpView
    Reads 25,801
  • WpVote
    Votes 2,160
  • WpPart
    Parts 6
Burada zamanı yalnızca bir geçiş değil, bir sınavdır. Geçmişten gelen bir insanın, gelecekte "insan" sayılmadığı bir dünyaya uyanışını anlatır. Arkeolojiyle başlayan hikâye; kimlik, güç ve insanlığın tanımı üzerine rahatsız edici sorular sorar: İnsan olmak genetik midir, yoksa hafıza mı? Değer, doğuştan mı gelir yoksa sonradan mı verilir? Yüz yıl sonra geçirilen mutasyonlar, insan bedenini değiştirirken; iktidar, farklı olanı tanımlamaya ve kontrol etmeye çalışır. İki metreyi aşan bir imparatorun karşısında duran genç bir kadın, artık bir buluntu değil; bir istisnadır. Ve istisnalar, her çağda korku yaratır.
EZBER BOZAN by Limaei
Limaei
  • WpView
    Reads 1,006,024
  • WpVote
    Votes 62,029
  • WpPart
    Parts 45
❝Sınıftan biriyle sevgili olmak istemiyorum.❞ ❝Sınıf değiştiririm.❞ Ya birincisindir ya da bir hiç. Derin Doğu mükemmel bir örnek öğrenciydi. Ortaokuldan beri ezeli rakibi olan Batuhan İlge Tan'ı geride bırakıp dönem birincisi olmayı başarmış, Türkiye geneli denemelerde derece yapmaya başlamış ve tatil boyunca ders çalışmıştı. Tek bir sorun vardı. Kimliği belirsiz bir suç dehası sınav sorularını çalıp suçu Derin'in üzerine yıkmıştı. Derin'in ise tek bir şansı vardı: Ona iftira atan bu psikopatı bulup ona dünyanın kaç bucak olduğunu gösterecek ve kariyerini lekeleyen disiplin cezasından kurtulacaktı. Hırsızı araştırırken ise Batuhan'ın ona yardım etmesi ise beklediği son şeydi. ••• "Benden nefret etmiyor musun?" diye sorarken sesimde hissettiğim duygu karmaşasından eser yoktu. "Birinciliği elinden aldım, seni suçladım, senden kaçtım. Ben-" Ne diyeceğimi bilemeden duraksadım. Herkese karşı övündüğüm şeyi ona karşı söylemek birden gözüme zor gelmeye başlamıştı. "Ben... Hep bir adım önündeyim." Tam karşımda durdu ve ifadesiz bir yüzle bana baktı. "Senden hiçbir zaman nefret etmedim Derin." Biz buyduk. Her zaman karşı karşıya kalırdık ama bu sefer... Birbirimizi boğazlamak istemiyorduk. EZBER BOZAN | BİR ADIM ÖNDE-1 Tüm hakları saklıdır! Herhangi bir kopyalama, çalıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır!
ZAMANIN GÖLGESİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 4,433,431
  • WpVote
    Votes 181,691
  • WpPart
    Parts 37
Üniversiteyi bitirdikten sonra özgür olmak ve hayallerini gerçekleştirmek isteyen Sidem, Milano'da kendi halinde günlerini geçirirken iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine vize sorunu ile karşı karşıya kalır. En az kendisi kadar zor durumda olan bir yabancıdan hiç beklenmedik bir teklif alır. Sidem, yabancının teklifini umursamazken bir yandan da ülkesine geri dönmemenin yollarını arar. Babası, durumu öğrenip müdahale etmeye çalıştığında Sidem için yolun sonu gelmiştir. Her yanılgısı bir aksilik, her aksilik onu kat ettiği yoldan başlangıç noktasına götürürken, bu sefer başlangıç noktasının da ötesine geldiğini hisseder. Belki de her şeye yeniden başlamak gerekir. Bir yabancıyla. O gece onlara yıldızlar şahit etti, kader yeniden yazıldı artık onlar birbirlerinin çıkarları için aynı masaya oturmuş iki yabancıydı. Belki de zaman onları aynı masaya oturan iki yabancıdan daha fazlası yapacaktı.
PAMUK ŞEKER (Mahalle Kurgusu) by gunes16hayal
gunes16hayal
  • WpView
    Reads 1,478,888
  • WpVote
    Votes 47,752
  • WpPart
    Parts 57
"Şu anda bile bana abi diyorsun!"diye söylendi biraz sinirle. Kirpiklerim titreşti, sadece bakakaldım."Canım yanıyor,yapma." Ellerini iki koluma yerleştirip yaklaştı. Bakışları gözlerime kilitlenmişken "Hâlâ anlamadın mı Defne?"diye mırıldandı. "Sana olan bakışlarımdan, sana kıyamayışımdan, yanındayken heyecanlanmamdan hâlâ anlamadın mı?" Yine o ses tonunu kullanıyordu işte! Yine tüm savunma sistemimi etkisiz hâle getirmişti. Tek yapabildiğim öylece bakmaktı. Ne bir şey söyleyebiliyor ne de hareket edebiliyordum. Belki de bu kaçmak için kalan son fırsatımdı. Belki de fırsat falan kalmamıştı. Neredeyse apaçık konuşuyordu artık, nereye kaçıyordum? Yine de denedim. Hakimiyetini kaybettiğim kalbime yeniden ulaştım. Beynime gerekli sinyali gönderebildim. Ve son kez denedim. "Anlamadım ben hiçbir şey. Gidiyorum ben!" Bir an afallamış olsa gerek ki çektiğim kollarımı kolaylıkla kurtarabilmiş ve ondan uzaklaşmıştım. Hızla atan kalbime inat ben de adımlarımı hızlandırdım. Ama kulaklarıma ulaşan ses ayaklarımın olduğu yere mıhlanmasına sebep olmuştu. "Seviyorum Defne!" Atan kalbim sekteye uğramış etrafımdaki bütün sesler susmuştu. Günlerdir kaçtığım gerçek şimdi apaçık karşımdaydı. "Seni çok seviyorum!" ••• 29/10/2023 #ask 1 29/10/2023 #genckurgu 2 23/02/2024 #macera 1
+10 more
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,641,858
  • WpVote
    Votes 299,925
  • WpPart
    Parts 48
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
Gözyaşı Kadehleri by dusklavande
dusklavande
  • WpView
    Reads 1,782,220
  • WpVote
    Votes 113,539
  • WpPart
    Parts 47
*Yetişkin içerik barındırır. *Nefretten aşka/anlaşmalı evlilik kurgusu --- "Kimi öptüğünün farkında bile değilsin," dedim üzerime tüm ağırlığıyla kapanan bedenini omuzlarından hafifçe iterek. Yüzlerimiz arasında bir nefeslik mesafeden fazlası yoktu. Aldığı her nefes benden doğuyor, aldığım her nefes ondan kopuyordu. Az önce dudaklarıma dokunan dudaklarını diliyle ıslattı ve ardından göğsü şişerek göğsüme yaslandı. Altında ezilmeye, o isteyerek üstümden kalkmadıkça son veremeyeceğimi biliyordum. Yatakla arasında kalan bedenimi kıvrandırıp yormak yerine onu ikna etmek için dudaklarımı araladım. "Sarhoşsun, farkında bile olmadan beni öptüğün için pişman olduğunu haykırdığın bir sabaha uyanmak istemiyorum." "Kim olduğunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" diye sorarken sarhoşluğunun izlerini taşıyan sıcak nefesi yüzümü okşadı. "Karımı öptüğümün farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" İrkilerek gözlerimi kırptım birkaç kez. Etrafta birilerinin olup olmadığını görmek için delice odaya bakındım. Kimse yoktu. Cevahir Avcıoğlu'nun beni 'karısı' olarak benliğine katmasına sebep olacağı oyunumuzun seyircilerinden hiçbiri burada değildi. Dudaklarını biraz önceki hafif baskıdan çok daha yoğun bir biçimde yeniden dudaklarıma bastırdığında zihnim binlerce soruya aynı anda yanıt aramaya başladı. Bizim dünyamızda her şey sahteydi. Her şey oyundu. Seyirciler gittiğinde perde kapanır, oyuncular birbirlerinin yanından hızla kaybolurdu. Ama şimdi ilk kez, hatta belki de son kez seyircisiz oynuyordu oyununu. Avcıoğlu'nun kurallarına kendisinden başka kimse karşı çıkamazdı. Bizim için yıkımı getirecek olan da, işte bu nedenle, bizzat kendisi olacaktı. --- '260224