We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
okuyacağım
21 stories
Gizli Qalibiyyət  by Zeynab_writer
Zeynab_writer
  • WpView
    Reads 813
  • WpVote
    Votes 225
  • WpPart
    Parts 10
İl 2029... Atalarının qatilini tapmağa çalışan iki qadın. Onlar 2019-cu ildə atalarının bir mərmiyə qurban getdiyinə şahid olmuşdular və o gün onların bütün məsuliyyəti əllərindən alınmışdı. ​2029-cu ildə isə onlar sadəcə siravi bir insan yox, Cinayət Vəkili və Baş həkim idilər. Onların bir tək düşməni var idi: illər əvvəl qaçırılmış və Rusiyada yaşamış rus mafiyası Cəsur Qocaqurdu... O, Gülnar və Sevincin atasını öldürən şəxsin oğlu idi. ​Bəs onların atasını öldürməkdə səbəbi nə idi? Onlar necə Qoca Qurdu tanmırdılar? Birinci sualın cavabını gələcək zamanda bir yerdə öyrənəcəyik! İkinci sualın cavabı isə aşağıdakı sətirlərimdə... ​Sevinc (Gülnarın bacısı) restoranda oturub qarşısına qoyulacaq yeməyi gözləyirdi. Bəlkə də bu onu yeyəcəyi son yemək olacaqdı. Çünki yeməyin içində Asetonidril və Vekuronicem var idi. Asetonidril və Vekuronicem insana nə edə bilərdi? İnsan bədənini tamamilə ələ keçirir. Keyidir və keyiməklə qalmayıb, nəfəs darlığı və bədəndə daşlaşmaya səbəb olur. ​Lakin burda canı ilə vurmuşam təkcə Sevinc olmur. Səhər saatlarda dərmanın işə yarıyıp yaramadığını yoxlamaq üçün ölən 16 yaşlı məsum dilənçi qızcığaz və dünyaya yeni göz açmış sadəcə 1 saat 30 dəqiqə 15 saniyə yaşaya bilən günahsız körpə... Bəs onların taleyi necə olacaq? Heç bir qan tökülmədən qısas almaq mümkün olacaqmı? Ağıllı oyunlar ilə intiqamın alınmasında daha neçə qurban gedəcək?
MAVI ROZETİN GÖLGESİ by Plotix_00
Plotix_00
  • WpView
    Reads 14
  • WpVote
    Votes 4
  • WpPart
    Parts 1
​Otorite, en kusursuz maskedir; korumakla yükümlü oldukları yasaların arkasına saklananlar içinse en tehlikeli silah. Şehrin üzerini örten kirli sisin altında, rozetlerin gölgesinde yürütülen sistemli bir suç şebekesi ve bu şebekenin merkezinde duran üç hayat. ​Emniyetin soğuk koridorlarında adalet dağıtan değil, çarkları döndüren polisler... Ve masumiyetin ardında bu karanlık oyunu bir satranç ustası soğukkanlılığıyla yöneten genç bir kadın. Polis şapkası burada bir yetkiyi değil, işlenen suçların üzerini örten bir gizleme perdesini temsil ediyor. Ancak bu tehlikeli oyunu asıl karmaşıklaştıran şey; paylaşılan sırların, yaklaşan tehditlerin ve suç ortaklığının tam ortasında filizlenen gizli, yasak bir arzunun varlığı. ​Güvenin bir zaaf, sadakatin ise ölümcül bir kumar olduğu bu dünyada kimse göründüğü kişi değil. Duyguların, güç mücadelelerinin ve psikolojik harp tekniklerinin birbirine karıştığı karanlık bir ağda, her adım bir sonrakini yıkıma biraz daha yaklaştırıyor. Maskeler ne zaman düşecek ve bu kirli oyunun bedelini en son kim ödeyecek? ​Yasak ilişkilerin, beklenmedik kırılmaların ve insan psikolojisinin en karanlık kıvrımlarının iç içe geçtiği, sınırların kaybolduğu gerilim dolu bir hikâye.
Ölü Okyanusun Fısıltısı by turkaneishere
turkaneishere
  • WpView
    Reads 273
  • WpVote
    Votes 72
  • WpPart
    Parts 3
Avelya evreninde dört kutsal ırk hüküm sürüyordu. Sirath, Corsairs, Serphent, Zephyri. Sirath Kraliçesi Lareth, ailesinin trajik bir şekilde ölmesinin ardından tek bir amaç uğruna yaşamaya başlar: Katillerini bulmak. Öte yandan taht için kavga eden Lareth ve abisi birbirlerini mahvetmeden duramazlar. Yıllardır aralarına su bile sızmayan kardeşler taht uğruna birbirlerini yok etmişti. Kader ise en büyük oyununu oynar. Bir deniz yolculuğu sırasında Lareth korsanlar tarafından esir alınır. Fakat beklemediği bir şey vardı. Geminin kaptanı yıllardır peşinde olduğu kişiydi. Birbirlerinden ölesiye nefret eden bu iki düşman, geçmişte başlayan savaşın geleceği de değiştireceğinden habersizdir. Yüzyıllar önce bir bomba gibi patlak veren büyük savaş, Sirath ve Corsairs'i birbirlerinin ebedi düşmanı haline getirmiştir. Sirath... Corsairs'in en büyük kabusuydu. Sirathın tek sığınağı okyanuslardı. Onların yaşamı dalgaların arasında geçerdi. Peki ya bir gün... Bir siren, sığınabildiği tek yere bile giremez hâle gelirse? Okyanuslar sır saklamayı bilirdi. İnsanların aksine. Bir zamanlar dünyaya hükmederken şimdi yalnızca hayatta kalmaya çalışıyoruz. Çünkü biz Okyanusun Lanetiyiz.... Uyarı: Bu kitap +18 yaş ve üzeri okurlar için uygundur. Dark fantasy, aksiyon ve macera unsurları içermektedir. Eserde yer alan olaylar, karakterler, ırklar, diller ve kavramlar tamamen kurgusaldır; Hiç bir olayın gerçek hayatla bağlantısı bulunmamaktadır.
GÖLGEYE BAĞLI by matmazelgamze
matmazelgamze
  • WpView
    Reads 10,573
  • WpVote
    Votes 300
  • WpPart
    Parts 24
Baras Kor...sosyopat ve psikopat takıntılı bir saplantılı adam...tek derdi onu kurtarana bir zaafı olup onu ele geçirip kendisine ait yapmak...
kehanet in sınavı Texting by h_acer
h_acer
  • WpView
    Reads 145
  • WpVote
    Votes 54
  • WpPart
    Parts 7
Gözlerimi açar açmaz, elimi yüzümü bile yıkamadan doğruca telefona sarıldım. Yüreğim ağzımda sınav sonuç ekranını açtığımda karşılaştığım manzara tam bir fiyaskoydu; bu puanla bırak bir üniversiteye girmeyi, kapısından bile geçilmezdi. Derin bir nefes alıp aileme durumu açıkladım ve hiç vakit kaybetmeden yeniden derslerin başına geçtim. Her şey bir nebze rayına oturmaya başlamışken eve yakın bir arkadaşım geldi. Heyecanla telefonunu gösterip, "Yeni bir uygulama buldum, hadi gel bir göz atalım!" diyerek beni ikna etmeye çalıştı. Başta hiç niyetim yoktu, kafamı derslerden kaldırmak istemiyordum ama ısrarlarına dayanamayıp kabul ettim. Uygulamaya girdiğimizde karşımıza Rus bir adam çıktı. Sıradan bir sohbet gibi başlayan konuşma, şaka olsun diye küfür ettik bunun üzerine başımıza neler geleceğini bilmeyiz
AY VE GÜNEŞ KRALLIĞI: YASAK VARİS  by sinelyaak
sinelyaak
  • WpView
    Reads 1,055
  • WpVote
    Votes 773
  • WpPart
    Parts 12
🌙 AY VE GÜNEŞ KRALLIĞI 🌞 Ay kadar parlak , güneş kadar yakıcı... Yüzyıllardır birbirine dokunması yasak iki krallık... Bir zamanlar kaderin bile reddettiği bir çocuk doğdu ve o doğum iki dünyanın dengesini sonsuza dek değiştirdi. Yıllar sonra Mira, sıradan bir öğretmen olduğunu sanırken kapısına bırakılan siyah bir zarf hayatını altüst etti. "Geçmiş seni buldu." O andan itibaren Mira'nın bildiği her şey bir yalandan ibaretti. Kim olduğunu öğrenmek zorunda ... Çünkü iki krallığın kanla yazılmış geçmişi yeniden uyanıyor. Ve bazı sırlar... Sonsuza kadar saklanmaz. "Kader, kaçtığın yoldan değil ; seni beklediği yerden gelir."
SIĞINAK  by Plotix_00
Plotix_00
  • WpView
    Reads 944
  • WpVote
    Votes 125
  • WpPart
    Parts 11
Aria, tehlikeli bir eski erkek arkadaştan kaçarken şans eseri Riot'ın garajına sığınır. Riot normalde başkalarının belasıyla uğraşmayacak biridir; ancak Aria'nın o ıslak gözlerle ona bakıp "Lütfen beni sakla" demesi her şeyi değiştirir. Riot kızı koruması altına alır. Aria, Riot'ın tehlikeli motorlu çetesinin ortasında bir ceylan gibi kalırken; Riot, kızın tek bir saç teline dokunanı yakacak kadar tehlikeli bir koruyucuya dönüşür.
Narin kalp by Kimsesizbirkiz
Kimsesizbirkiz
  • WpView
    Reads 1,606
  • WpVote
    Votes 1,017
  • WpPart
    Parts 28
Bir kalp doktorunun yaşadığı olaylar fedakarlıkları ve doğru yolu bulma çabası
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 18,050,863
  • WpVote
    Votes 714,879
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 10,995,372
  • WpVote
    Votes 591,440
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.