Derinlerdekiece
Siz: Bir anlaşma yapalım o zaman.
Siz: Sadece bir ay verin bana, sadece bir ay.
Siz: Kitabı bitireyim, son zamanlarınızın güzel geçmesine vesile olayım.
Siz: Belki sizi yaşamaya bağlayacak bir şey buluruz.
(03.32)
05*: Bu yirmi üç yıllık hayatımda beni yaşama bağlayacak hiç bir şey olmadı.
05*: Sizin bundan ne gibi bir çıkarınız olacak?
05*: Boşuna ümitlenmeseniz, vaz geçmeyeceğim.
(03.34)
Siz: Bir çıkarım yok.
Siz: Sadece bir ay, daha fazlasını istemeyeceğim.
Siz: Daha fazla bencillik yapmak istemiyorsan bana sadece bir ay ver.
Siz: Otuz gün. Sadece otuz.
(03.36)
05*: Tamam.
05*: Bunu sana borçluydum.
(Bu mesajı herkesten silindi.)
(03.36)
🌊
Geçmiş, geçip gidiyordu ancak hisleri ve hatıraları insan da bırakıyordu.
Vapurda çok sevdiği bir kitabın başkası tarafından okunduğunu gören Deniz Aksoy, o kitabın ikinci cildini Mercan Gümüş'e hediye eder. Amacı sadece bu dünyadan göçüp gitmeden önce sevdiği bir kitabı vermesidir.
Bir gece ansızın yazdığı intihar mektubunun o kitabın içinde olduğunu nereden bilebilirdi ki?
Bunun üzerine anlaşma yapan Deniz ve Mercan'ın tek amacı otuz günde keyifli vakit geçirmektir.
Ama hatıralar bir kenarda sırasını bekler. Unutulan anlar geleceği takip eder.
Geçmişi maziye dayanan ikili, unutmanın zihne özgü olduğunu bilmez. Ruh, unutmaz. Hisler, yanılmaz.
En savunmasız anda sizi vuran hayat, yaptığından kocunmayarak yeni yaralar açar.
Belki de mutsuz sonlar, mahşerde başlamaz.
Uyarı: Kitapta yaşanan her şey birer hayal ürünüdür. Eğer depresif bir ruh haline sahipsiniz veya çeşitli psikolojik sorunlar yaşıyorsanız kitabı okumamanız tavsiye edilir. Bu kitap gerçeği yansıtmamakla birlikte oldukça tetikleyici unsur içerir. Karakterlerin sağlıklı birer birey olmamasının yanı sıra düşünceleri ve davranışları da etik değildir.