mezopotamyaligay
Birkaç adım daha gerilediğimde arkamda hissettiğim masayla gözlerimi kapattım. Üzerime doğru gelmeye devam ettikçe aramızdaki mesafe, hızlı nefeslerini hissedebileceğim kadar azalıyordu. Burnuma dolan parfüm kokusu iyice aklımı bulandırmaya başlamıştı. İçimde kalan son cesaret kırıntısıyla gözlerimi açtım. Koyu kahve gözlerde gördüğüm arzu, nerede olduğumuzu unutmama sebep oldu. Gözlerimi kısarak kafamı hafifçe yana eğdim ve istemsizce sırıtarak dudaklarımı araladım.
"Sizce de konuşmak için fazla yakın bir pozisyon değil mi Müdür Bey?"