oku
2 stories
Hak Uğruna  by Berill__
Berill__
  • WpView
    Reads 5,161
  • WpVote
    Votes 3,161
  • WpPart
    Parts 41
"Bu bir başlangıç değildi, sadece en başından beri yazılmış bir sona yakındık..." Henüz iki yaşındayken Mercan Gümüşçü, İzmir Sarıkova Çocuk Yetiştirme Yurdu'ndan alınarak Demirsel ailesine verildi. Yıllarca kendisini ait olduğu bir yuvada büyüdüğünü sandı. Fakat on üç yaşına geldiğinde, ailenin öz çocuklarının dünyaya gelmesiyle yeniden aynı yurdun kapısına bırakıldı. Pusat Yılmaz ise hayata daha doğmadan kaybetmeye başlamıştı. Doğumu sırasında annesini kaybetmiş, babası da bu acıya dayanamayarak yaşamına son vermişti. Gözlerini açtığı günden beri Sarıkova Çocuk Yetiştirme Yurdu onun tek evi olmuştu. Mercan'ın yurda gelişi, ikisinin de hayatını değiştirdi. Kimsesizliğin ne demek olduğunu bilen iki çocuk, zamanla birbirlerine tutundu. Aynı yaraları taşıyan iki ruh, birbirlerinde eksik kalan parçalarını bulmuş gibiydi. Ancak kaderin onlar için başka planları vardı. Pusat, on altı yaşında bilinmeyen bir sebeple yurttan kaçtı. Ardında Mercan'ı, yarım kalan anıları ve söylenememiş vedaları bırakarak... Aradan on bir yıl geçti. Mercan başarılı bir veteriner oldu. Fakat geçmişini geride bırakamadı; her ay düzenli olarak Sarıkova Çocuk Yetiştirme Yurdu'nu ziyaret etmeye devam etti. Yine böyle bir günde, yurdun bahçesinde rahatsız edildiği sırada tanımadığı bir adam yardımına koştu. O adam, yıllar önce kaybettiği Pusat'tan başkası değildi. Pusat da Mercan da karşılarında duran kişinin kim olduğunu bilmiyordu. Ancak ilk bakışta içlerinde tarif edemedikleri bir his uyanmıştı. Çünkü zaman anıları silmiş olsa da, kader bazı bağları unutturmazdı.
Lafügüzaf (Kitap Oldu) by selinelizben
selinelizben
  • WpView
    Reads 1,297,746
  • WpVote
    Votes 46,861
  • WpPart
    Parts 50
Aşk suçtu. Senin olmayan birisi için beslediğin duygular bir cellat gibi dikilirdi karşına. Sonra kollarına iki asker girerdi, o askerler başını bir kütüğün üstüne bastırırken boynuna inecek baltayı büyük bir sabırla beklerdi insan beklerdi ki, cellat alacak onun kellesini. Ama o balta inmeden önce, dururdu zaman. Sabır kanatırdı insanın her bir zerresini, bir işkenceden farksız akardı saniyeler, bir sudan sessiz, bir dalgadan daha hırçın. Aşk cellattı, ve o balta aşkın ellerinden inerdi insanın boynuna. Sevda cehennemdi, seni sevemeyen birinin aşkı ateşdi. Kendi kalbini yakan, kendi kanını akıtan bir kılıçtı. İnsan nasıl saplardı kendi sırtına bıçağı? İnsan ancak aşık olsa ihanet ederdi kendisine. Aşk ihanetdi, aşk en büyük oyun ve insanın kendine yaptığı ihanetdi. O Yavuz Payidar'dı, kendine en büyük ihaneti yapmış sırtına bir bıçak saplamış, boynunu bir cellatın önüne uzatmıştı. O Payidar'dı, sevdalanmıştı. Ve sevda, onun ihanetiydi. (Kitapta smut içerik yoktur. Yetişkin içerikli olması küfürlü sahneler ve küçük yakınlaşmalar içerdiği içindir.)
+10 more