We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
Benim okuma listemmm
19 stories
kurban olduğum karadeniz (Tamamlandı) by suskun_kalem
suskun_kalem
  • WpView
    Reads 3,205,960
  • WpVote
    Votes 123,659
  • WpPart
    Parts 39
Bu bir kaçış hikayesiydi. Babasının zoruyla istemediği bir evlilikten kaçan Deniz başka bir evliliğe adım atacağını henüz bilmiyordu. Aklında kusursuz bir plan yapmıştı ama beklenmedik bir misafir, yardım teklifinde bulunarak elini uzattı. Karadeniz'in sert, hırçın ikliminde doğup büyüyen Fırtına'nın yardım eline sarmaşık gibi dolanan Deniz belki çok acı çekecekti ama kim bilir belkide mutluluk kollarını açmış onu bekliyor olacaktı. Masum, zarif ve kibar bir genç kız.. Asi, hırçın ve öfkeli genç bir adam.. Bu; iki zıt karakterin ortak kararla girdikleri, trajikomik ve alev alev bir aşk hikayesi. Okurken hem öfkeyi doruklarda yaşayacak hemde aşkın gücüne şahit olacaksınız. NOT:Herkes sorup duruyor. Sen anlat Karadeniz'den mi esinlendin diye. Ben bu kitabı yazmaya başladığım da öyle bir dizi dahi yoktu. Sadece sağlık problemlerinden dolayı bir ara 6. bölümden sonra yazmayı bırakmıştım. Yani; ne kitabımın konusunu o diziden esinlendim nede adını! Kapak tasarımı: @illotson
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 18,067,200
  • WpVote
    Votes 715,448
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,804,559
  • WpVote
    Votes 2,083,399
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
SARKAÇ(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 21,237,328
  • WpVote
    Votes 797,738
  • WpPart
    Parts 44
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.
KONUK SEVMEZ DENİZ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 5,943,223
  • WpVote
    Votes 374,236
  • WpPart
    Parts 37
Bölümler yazdıkça gelmektedir. ❝Burası Karadeniz, burada hiçbir aşk mücadelesiz olmaz.❞ "Karadeniz'e eskiden Konuk Sevmez Deniz derlermiş," dedi. Sesindeki buz dağı yüreğimi titretti. Bunu daha önce hiç duymamıştım. Demek hırçın dalgaların sahibi olan Karadeniz'e Konuk Sevmez Deniz diyorlardı. İlk kez duyduğum için olsa gerek garibime gitmişti. Ben de buraya gelen bir konuktum. "Peki ya, öyle mi?" diye sorduğumda bakışlarımı usulca ona kaldırdım. "Burası gerçekten konuk sevmez mi?" "Sevmez," dedi Kuzey net bir dille. "Alır, götürür, öldürür seni. Sen de elbet gideceksin buralardan, ait olduğun yere döneceksin. Buralar hiç konuk sevmez." Bir düşman kapıyı çalar. Elinde ölümle bekler. İmkânsız bir aşk başlar.
GÖKÇEN by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 65,566,736
  • WpVote
    Votes 3,225,567
  • WpPart
    Parts 61
"Masalda da gerçekte de kalbi olmayan bütün kızların adı Gökçen'dir..." . . . Kapak: @birkadehsevgi- 🦋🖤
TOZLU PEMBE by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 2,965,034
  • WpVote
    Votes 181,123
  • WpPart
    Parts 29
Kesilen daldan yeşerir yeni çiçekler, umudu kalbinize çiçek gibi iliştirin diye... 🌿🌸
Kül Ateşten Korkmaz by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 36,403
  • WpVote
    Votes 3,704
  • WpPart
    Parts 13
"Bayraktepe 1, 112 Merkez." "112 Merkez, Bayraktepe 1 dinlemede." "Akseki mevkine doğru çıkış yapalım. Vakanız ateşli silahla yaralanma. Olay yerine yaklaştığınız anda askeri birlikler tarafından karşılanacaksınız." "Anlaşıldı. Çıkış yapıyoruz." Her insanın hayatını değiştiren bir dönüm noktası vardır. Benim hayatımın dönüm noktası ise KKM ile 112 istasyonumuza verilen bu vaka anonsu olmuştu. Bir asker, kar tanelerinin düştüğü soğuk ve toprak zemine uzanmış, bası uygulamalanmasına rağmen göğsünün altından sızan kan damlaları ile toprağa can veriyordu. Elimdeki yetişkin sırt tahtası ile en önde koşarken bir şey dikkatimi çekti. Vurulan askerin yüzü. Tanımıyordum ancak yüzü bembeyaz bir ışık tutulmuşçasına parlarken, dudaklarında eşsiz bir tebessümle semaya bakıyordu. Sanki yıllardır beklediği, aradığı huzura ermiş gibi. Sanki erişmek için çabaladığı bulutlara uzanmış gibi. Sanki... Sanki şehadet şerbetini içeceğini anlamış gibi... P. Yzb. Korhan Temur Ozanalp & Prm. Meva Yalım Yaltaray
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 11,017,375
  • WpVote
    Votes 592,036
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
BİR TUTAM KAHVE KOKUSU by eelliiffiippeekk
eelliiffiippeekk
  • WpView
    Reads 122,601
  • WpVote
    Votes 7,099
  • WpPart
    Parts 38
TAMAMLANDI! Kopan düğme Eylül'ün ayaklarının dibine düşerken Galip gözlerini Eylül'ün gözlerinden ayırmadan, "Evet çok kalın kafalıyımdır! " diyerek bir düğmesini daha kopardı. "Laftan da anlamıyorum! " demesiyle bir tane daha kopardı. "Sözden de anlamıyorum! " ve bir tane daha. "Oldukça kabayım! " bir düğme daha yeri boyladı. "Zorbayımda aynı zamanda! " son düğmede yerle buluşurken, Galip yüzünde yaptığından gayet memnun bir ifadeyle Eylül'ün gömleğini kollarından sıyırdı. Eylül çattığı kaşları ve sıktığı dişleriyle bakarken burnundan soluyordu. "Başın göğe erdi mi?! " diye sordu sinirle. "Daha değil " diyen Galip Eylül'ün pantolonunun düğmesini açtı. Eylül gözlerini gözlerinden ayıramayıp itiraz edemedi. Galip kalçalarından aşağı ittiği pantolonu ve iç çamaşırını dudakları teninde iz bırakırken eğilerek bacaklarından çıkardı. Doğrulup kendi tişörtünü çıkarıp yere attı. Eylül'ün sütyenini çıkarıp diğer elbiselerin üzerine attı. Üryan bir şekilde elleri arasında kalan Eylül'ü belinden kavrayıp kendiyle birlikte duvara yasladı. Belindeki elleri kalçalarına inerken Eylül'ün tenine düşen ateş tüm bedenine yayılıyordu. Galip'in elleri büyük bir zevkle Eylül'ün teninin her kıvrımında dolandı Bazen ne yaparsanız yapın hayat size dönüp tebessüm bile etmez. Hele ki bir sonbahar Eylül-seniz. Yaptığı kapaktan dolayı teşekürler -PrisonersBoss