Mahalle Kurguları
14 cerita
AĞAÇ KABUĞU - MAHALLE HİKAYESİ  oleh esra_nurer
esra_nurer
  • WpView
    Membaca 107,568
  • WpVote
    Vote 6,452
  • WpPart
    Bab 22
"Kız Hayat Annenler gelecek mi yarın ki düğüne?" Ay yoksa... Alp evleniyor da benim mi haberim yoktu? "Kimin düğünü abla?" diye sordum, tereddütlü çıkan sesime içimden küfür ederek. Eşarbının alnını düzeltip güldü babaannemin eski kiracısı olduğunu hatırladığım maviş gözlü teyzem. "Kız kimin olacak, Alp'lerin işte." Ay durun! "Kız Fatoş! Yan-" diye konuştuğumda cümlesini kesen Fatoş ablanın yanındaki kadın oldu. "Kız bu Cihangir değil mi?" Kimi diyordu bunlar? Başımı çevirirken düştüğüm için ağrıyan boynumla dudaklarımdan 'ah' nidası çıksa da kim olduğuna bakmadan da bilirdim de geri kalamazdım işte. Abimin biricik arkadaşı Cihangir'i diyorlardı. "O, o. Baksana nasıl boylu poslu gız!" Kucağında torununu gezdiren bakkalın karısı Nuran abla sözlerini sürdürdü. "Öyle öyle. Pek bi' çalışkan maşallah. İdeal koca adayı işte!" Adamın uzun boyundan olsa gerek sesinden, nefesinden önce, hakkında çıkan laflar önden geliyordu. Erkek olmasına rağmen çizilmiş gibi bir yüze sahipti. Hani derler ya Allah özene bözene yaratmış diye. Vallahi öyleydi. Kalem gibi çizilmiş biçimli olan kavisli kaşları, birbirine tam ölçülü ne kalın ne ince dudaklarıyla dergilerden çıkmış gibi havası vardı. ... Ağaç kabuğu ailesine hoş geldin değerli okuyucu umarım keyifle okursun🏵️
BÜLBÜL oleh papatyakorusu
papatyakorusu
  • WpView
    Membaca 219,498
  • WpVote
    Vote 17,677
  • WpPart
    Bab 26
*avareyim,asudeyim,yorgunum bilmiyorum,neden sana vurgunum? -bir mahalle hikâyesi- 18/05/2023 " Dökme yüzünü." dedi. Yüzüne vuran kızıl ateşlere bakarken gözlerinde kararlı bir ifade vardı. Kurşuni bulutlar, karşıdaki binaların silüetlerin üzerine yığılmışlardı ve akşamın alacasına güneşin son kızıllıkları karışıyordu. Hafif bir rüzgâr çıkmıştı. Sesi, bulanıklıktan uzak, net ve kendinden emindi. Hiç tereddütleri olmamıştı zaten. Şimdi oturduğumuz bu tenhalıkta, gözleri yerdeki ateşin kızıllığındayken düşen yüzümü, incinen kalbimi nasıl fark etmiş, nasıl sezmişti bilemiyordum. Beni şaşırtmaya devam ediyordu. Kemikli yüzündeki kararlı ifadeye baktım. Gözleri ateşten uzaklaşıp bana döndüğünde yanağında şimdi sakalların gizlediği yara izini ve sebebini düşünüyordum. Yaralar her zaman görünür değildi, olamazdı ama sanki onun yaraları gördüğümden daha derinlerde bir yerlerde gibi geliyordu bana. Gözleri, uysal bir kuştan uzak, gelip gözlerime ilişti. Bakışları karanlık bir orman gibiydi ama tekinsiz değildi. Alaz alaz bir ifade vardı. Hummalı, sert ve kendinden emindi. Kaşlarının arasındaki çukurlar inen akşamla karanlık çizgilere dönmüştü. Garip bir şekilde yanında kendimi hiç olmadığı ölçüde güvende hissettiğimi fark ediyordum. Bana bakarken gözünü bile kırpmıyor, bakışlarındaki bir şey beni gözlerimi kaçırmaya hatta buradan çıkıp ardıma bile bakmadan kaçmaya zorluyordu. Ama direniyordum. Ne gözlerimi mızrak gibi saplanan bakışlarından çekebiliyordum ne de koşup uzaklaşmaya derman bulabiliyordum. " Dökmedim." dedim inkar ederek, az önceki sözünü esasında kendime hatırlatmak için. Elindeki uzun çubukla ateşi karıştırırken tüylerimi diken diken eden ifadesini de çekip almıştı üzerimden. " Döktün. Ama sen yine de dökme yüzünü. O yüz, dökülecek yüzlerden değil."
YABAN  oleh papatyakorusu
papatyakorusu
  • WpView
    Membaca 5,124,905
  • WpVote
    Vote 275,086
  • WpPart
    Bab 61
<Güzel sevmek üzerine bir hikâye... > - Yaş farkı vardır- Mahalledeki gençler olarak uzak tavırları, suskunluğu, sert mizacı sebebiyle aramızda onun adı "Yaban"dı. Beş yıl sonra mahalleye geri döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Özellikle benim için. * (Nisan 2021)
 SADEM (TAMAMLANDI) oleh makarnaperisi
makarnaperisi
  • WpView
    Membaca 2,563,466
  • WpVote
    Vote 97,948
  • WpPart
    Bab 48
Pınar mahallesi, iki katlı rengârenk evlerin olduğu, komşuluğun ölmediği bir mahalleydi. Bakkal İsmail amca çocuklara bedavadan çikolata verirdi. Kadınlar altın günü yapar, dedikodu peşinde koşardı. Mahalle parkında ki büyük çınar ağacı birçok aşığa gölge olmuş, onları dinlemişti. Pınar mahallesi her türlü mükemmel ilişkilerin olduğu bir mahalleydi. Bu mahalle de kendinizden bir parça mutlaka bulabilirsiniz. (Bu kitap eski mahalle ilişkilerine, ve geçip giden çocukluğumuza ithaf edilmiştir.) #Mizah 1 numara!
CANŞİKAR ( Mahalle kurgusu) oleh Alayaveda
Alayaveda
  • WpView
    Membaca 905,502
  • WpVote
    Vote 27,684
  • WpPart
    Bab 20
Sevdiği adamın nişanlanacağını öğrenen Leyla, başka şehirde okumaya karar verir. Ama abisinin düğünü için iki yıl sonra geri döner. Bu geri dönüş, eski defterlerin tekrar açılmasına ve yeni bir defterin ilk sayfalarına mürekkep akıtmaya başlar. Her şey en başından başlıyordu. Ya da her şey kaldığı yerden tutkuyla devam edecekti.
Giritli Mahallesi | Tamamlandı oleh yericeryazar
yericeryazar
  • WpView
    Membaca 1,504,045
  • WpVote
    Vote 63,770
  • WpPart
    Bab 81
Arkamdan "Mudanyanın bütün sokakları denize çıkar," diye bağırdığında ona döndüm. Bir süre yüzüme baktı sonra daha sakin bir şekilde devam etti, "Benimse bütün sokaklarım sana çıkıyor." 28.08.2020 #Sevgili 1 10.10.2020 #GenelKurgu 1 23.10.2020 #Romantizim 1 26.06.2020 #Burcu 1 26.06.2020 #Okan 1 26.06.2020 #Utku 1
İlk Aşkın Gölgesinde | Tamamlandı oleh yericeryazar
yericeryazar
  • WpView
    Membaca 422,153
  • WpVote
    Vote 18,501
  • WpPart
    Bab 21
İlk aşkının mahalleden taşınacağını öğrenen İpek Deniz, büyük bir özgüven ve umut ile belki de Hakan'ı son kez göreceği gece karşısına geçip her şeyi açık açık söyler. Hakan tarafından kesin bir şekilde reddedilen İpek Deniz büyük bir yıkıma uğrarken, ertesi sabah Hakan'ın mahalleden gidişi bu yıkımın tuzu biberi olur. Ergenliğinin büyük bir kısmını Hakan'ın gidişi ile oluşan büyük boşluğu doldurmaya çalışarak geçiren İpek Deniz uzun uğraşlar sonucunda ilk aşkıyla birlikte o boşluğuda unutur ve ergenlikten kurtulur. Ergenliğinin aksine gençliğini oldukça sakin, ağır başlı ve düzenli geçiren İpek Deniz'in aklına bile gelmeyen Hakan birden mahallenin başında yeniden beliriverir. 7 yıl sonra, ilk aşkını karşısında gören İpek Deniz büyük bir bilinmezin içine düşünce, tek çıkışın Hakan'dan köşe bucak kaçmak olduğuna karar verir. Kendini yeniden istenmediği sularda yüzerken bulmamak için iç dünyası ile savaşa giren İpek Deniz, bu sefer bu savaşta yanlız değildir. Çünkü yıllar sonra İpek Deniz'i karşısında gören Hakan'ın da kimsenin görmediği sokaklarda, birden beliriveren duyguları ile vermesi gereken savaşlar vardır.
Şehreküstü | Tamamlandı oleh yericeryazar
yericeryazar
  • WpView
    Membaca 548,847
  • WpVote
    Vote 30,524
  • WpPart
    Bab 40
"Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar. Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar. Ve sırf dardı diye kafalar düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik. Sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep uzaktan sevdik." - "Kaybettim ben!" Diye bağırdı acıyla. "Girdiğim her savaşı kazanan ben sana kaybettim! Aklımı kaybettim senin aşkından, kalbimi kaybettim bu yolda. Kendimi kaybettim ulan kendimi!" Bana doğru bir adım atınca ister istemez geriye doğru gittim. "Şimdi git dersen siktir olur giderim. Ama sana yemin olsun bu son olur Gökçen. Duydun mu? Şimdi gidersem bir daha asla gelmem." Sertçe yutkunup gözlerine baktım. "Git." Gözlerinde ki hayal kırıklığını gördüm. Gözbebeğinde ki ışık yavaşça söndü sanki. "Eyvallah." Dedi çaresizce ve arkasını döndü. Ömer Kartal hiç gelmediği birine gidiyorum demişti. Ve Şehreküstü hiç gelmemiş birinin gidişine şahit olmuştu.
Gölgesi Eksik Aşk  oleh dolunaygecesi06
dolunaygecesi06
  • WpView
    Membaca 96,857
  • WpVote
    Vote 5,061
  • WpPart
    Bab 36
Geceyle gölge karıştı birbirine, aşk aralarından sessizce geçti. Ne adı kondu, ne de tamamen unutuldu. Leyla kalbini susturmayı öğrendi, Asil ise geçmişin yankısından kaçamadı. Bir dönüş, bir bakış, bir sessizlik... Ve bazı aşklar gölgesini hep yanında taşır.
Nazar Eyle oleh dolunaygecesi06
dolunaygecesi06
  • WpView
    Membaca 291,754
  • WpVote
    Vote 14,107
  • WpPart
    Bab 46
"Naz" Ses tanıdıktı ama dönüp bakmadım. Duymamış gibi yap, devam et. "Nazar" Evet gerçek ismim buydu Nazar Dila ama beyfendinin Naz diye bitmeyen bir ısrarı vardı. Omzumun üzerinden dönüp baktım. Üniformaları üzerinde attığı her adımda yeri inleten Asaf Baran hafif sinirli bir halde bana doğru geliyordu. Tam karşıma geçip baştan aşağı süzdü beni. Üzerimde hemşire üniformam ama altımda şort. Bakışının bir saniye orda fazla kaldığına emindim. "Sesleniyorum ama niye duymazlıktan geliyorsun sen?" Kolumu göğsüme bağlayıp burnumu havaya diktim. "Adımı doğru seslenseydin duyardım belki." "Ben böyle seviyorum yıllar geçti alışamadın." "Asaf Baran benim adımla zorun ne senin." "Abi" "Ne?" "Abi diyeceksin kızım.Kaç defa uyaracağım seni." Bir nefes aldım sabrımın sınırında zorlanıyordum."Bak tüm gece elimde serum koşturup durdum.Beynim durmuş bir de senin abi egonla uğraşamam. Abim olsaydın abi derdim."