medusaIndusk
I yetişkin içerik I
Bir çocuk kaybolduğunda sadece bir ev sessizliğe gömülmez; bir evlilik, bir kadın, bir adam ve geride kalan bütün ihtimaller de o kaybın içinde parçalanır.
Saye Karakuş, altı yıl önce Ankara'nın Çubuk ilçesindeki bir mesire alanında bir yaşındaki kızı Hazal'ı kaybetti. O günden sonra hayatı, kapanmayan bir dosyaya, cevaplanmayan sorulara ve aynı evin içinde yavaş yavaş yabancılaştığı kocası Dağhan Karakuş'a dönüştü.
Dağhan, yeraltı dünyasında adı fısıltıyla anılan, gücüyle korkutan, sevgisiyle yaralayan bir adamdır. Saye'yi hâlâ sevdiğini söyler; ama yıllar boyunca onu korumakla hapsetmek arasındaki çizgiyi çoktan kaybetmiştir.
Çekişmeli bir boşanma davasının ardından aynı eve döndükleri gece, şiddetli bir kavganın ortasında cama atılan bir taş her şeyi değiştirir. Taşa sarılı kâğıdın içinden çıkan fotoğrafta, Hazal'ın bugünkü hâline benzeyen küçük bir kız vardır.
Ve arkasında tek bir cümle:
"Kızınız yaşıyor. Polise giderseniz onu bir daha göremezsiniz."
Artık Saye için tek bir gerçek vardır: Kızı hayatta olabilir.
Ama bu umut, en az kayıp kadar tehlikelidir.
Geçmişin suskunlukları, Dağhan'ın karanlık sırları ve yıllardır gömülü kalan ihanetler bir bir açığa çıkarken Saye, hem kızını bulmak hem de kendini Dağhan'ın gölgesinden kurtarmak zorundadır.
Çünkü bazı aşklar insanı hayatta tutar.
Bazılarıysa yavaş yavaş yok eder.
Kapak için atesemiliter 'in ellerine sağlık. Her kapağım için gözüm kapalı teslim edeceğim tek insan olabilir...