🙌🏻
9 stories
Sessizliğimin Roman'ı by kardomii
kardomii
  • WpView
    Reads 93,012
  • WpVote
    Votes 6,012
  • WpPart
    Parts 24
Genç ressam Neva Alanka, yıllardır kalbinde ve aklında üzerini örttüğü kişiyi sır gibi saklıyordu. Aslında her şey açıktı, görmek isteyen görüyor, duymak isteyen duyuyordu. Ama Roman Oflaz... O sevgiyi yıllarca görmedi, o sevgiyi dile getiren kelimeleri duymadı. O sevginin üzerini örten katran karası renkteki nefreti ise anlayamadı. Neva Alanka, tüm tablolarında tek bir kişiyi ve o kişinin ona bıraktığı acıyı yansıttı. Fırça darbeleri, kalbini dinleyerek kağıtların üzerinde ağır ağır gezindi; anılar, acılar, görünmeyen yaralar çizdi. Sevdiği adam için sesini kaybetmişti. Özünü, ruhunu unutmuştu. Kimse anlamadı. Roman Oflaz ise, onun adını haykıran küçük kızı duymadığı gibi onun kalbine bıraktığı acıyı da, ruhuna açtığı derin yaraları da bilmedi, görmezden geldi. Her karşılıksız aşktan, bir nefret doğardı... Neva Alanka, kalbini parçalara ayıran, ruhuna daima kanayacak yaralar açan, şen sesini duymayan, onu hiç görmeyen Roman Oflaz'a, yara mı olacaktı yoksa yara bandı mı? KİTABIN TÜM HAKLARI ŞAHSIMA AİTTİR, (Ç)ALINTI DURUMU OLURSA HUKİKİ İŞLEMLER BAŞLATILACAKTIR. 02/02/2025
KASIRGAYA KANAN SAKA by hazelnoya
hazelnoya
  • WpView
    Reads 4,817,703
  • WpVote
    Votes 245,584
  • WpPart
    Parts 44
❝Derler ki; çalınan hayatını daima hatırla, intikamın alevlerini soyunla harla. Bu ağılı taht bir hatıra; kalbi katran, ruhu Yakut Kral'a.❞ KARGALAR SERİSİ; AHVEB, EDİN ve KASIRGAYA KANAN SAKA kitaplarından oluşan bir seridir. Hangi kitaptan başlarsanız başlayın illa ki spoi yiyeceksinizdir. İstediğiniz kitaptan başlayabilirsiniz.
ALACAKAN by yazalven
yazalven
  • WpView
    Reads 3,318,353
  • WpVote
    Votes 141,266
  • WpPart
    Parts 22
"Kalbini savaş meydanında bırakmış bir asker, o intikamı elbet bir gün alır." Kurter Alacakan... Lakabı Alakurt olan; adı askerî raporlarda kahraman, düşmanların hafızasına ise cehennem olarak kazınan genç ve acımasız bir komutandı. Ama kalbini savaş meydanında bıraktığı o gecenin şafağında, karşısına hayatının en büyük imkansızı olan General'in kızı çıktığında, oyunun bütün kuralları bozulacaktı. Laren Karalev... Asil bir ailenin gölgesinde büyümüş, geçmişi sırlarla dolu genç bir cerrah adayıydı. Ancak neşter tutan ellerini, silah tutan bir adamın yarasına bastırdığında, hayatındaki tüm doğrular kana bulandı. Karanlıkta parlayan bir kolye. Savaş meydanında bırakılmış bir künye. Ve kanla yazılmış bir kader. Alaca ve Alacakan. Biri öldürmek için yaşar, diğeri yaşatmak için savaşır. Fakat ikisi birlikte intikam için bir yola çıktığında, hiçbir şey aynı kalmayacaktır. "Neredeyim?" "Alacakan'dasın." ALACAKAN.
DEMİR ZAMBAK by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 4,020,445
  • WpVote
    Votes 210,779
  • WpPart
    Parts 20
"Zambaklar en ıssız yerlerde açar, Ve vardır her vahşi çiçekte gurur... ⚜️🦅 Kapak tasarım; publlisherr ❤️
KELEBEKLER BİR GÜN YAŞAR by Helinmavi1
Helinmavi1
  • WpView
    Reads 1,941,310
  • WpVote
    Votes 91,553
  • WpPart
    Parts 40
Dilhun kitabında geçen Karan ve Mavi'nin hikayesidir. Bu kitabı anlamak için diğerini okumanıza gerek yoktur. Kırdığın kalbin vebaliyle yaşar, Seni bir daha kalbine almayacağı gerçeğiyle ölürsün. Unutma; Gitmek, ihanet etmektir. Gitmek, seni aslında sevmedim demektir. Gitmek, sana adanmış bir kalbin içine acımasızca tükürmektir. Ve gitmek, En çok sen demektir. Yayınlama tarihi: 14.02.2024
ZAMANIN GÖLGESİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 4,481,846
  • WpVote
    Votes 182,811
  • WpPart
    Parts 37
Üniversiteyi bitirdikten sonra özgür olmak ve hayallerini gerçekleştirmek isteyen Sidem, Milano'da kendi halinde günlerini geçirirken iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine vize sorunu ile karşı karşıya kalır. En az kendisi kadar zor durumda olan bir yabancıdan hiç beklenmedik bir teklif alır. Sidem, yabancının teklifini umursamazken bir yandan da ülkesine geri dönmemenin yollarını arar. Babası, durumu öğrenip müdahale etmeye çalıştığında Sidem için yolun sonu gelmiştir. Her yanılgısı bir aksilik, her aksilik onu kat ettiği yoldan başlangıç noktasına götürürken, bu sefer başlangıç noktasının da ötesine geldiğini hisseder. Belki de her şeye yeniden başlamak gerekir. Bir yabancıyla. O gece onlara yıldızlar şahit etti, kader yeniden yazıldı artık onlar birbirlerinin çıkarları için aynı masaya oturmuş iki yabancıydı. Belki de zaman onları aynı masaya oturan iki yabancıdan daha fazlası yapacaktı.
UMUT YILDIZI by ilahipetekya
ilahipetekya
  • WpView
    Reads 1,149,037
  • WpVote
    Votes 61,148
  • WpPart
    Parts 43
"Ama buna dilek balonu demiyorum ben." Ayaz anlam veremeyerek kaşlarını çattı yine ve yine. "Nasıl yani? Ne diyorsun?" Omuz silktim gülümsemeye devam ederken. "Umut yıldızı diyorum." O sormadan açıkladım. "Çünkü dilekler gelip geçici. Ama umut öyle mi? O hep var." Balonu açtığımda o da ateşini yaktı, bir yandan meraklı gözlerle beni dinliyordu. "Balon da demek istemiyorum çünkü bir zaman sonra kaybolup gidecek. Belki de bir ağaç dalına takılacak. Bunu düşünmek istemiyorum." Gökyüzüne baktım. "Yıldızlar da tıpkı umutlar gibi kalıcı." Dudaklarım büküldü. "Evet çok uzakta, dokunamıyorsun belki ama orada olduğunu biliyorsun. Görüyorsun." Ona baktım bu sefer. "Ve bu buna yetiyor çünkü gündüz görünmese de orada olduğundan eminim. Gece geleceğinden eminim." Sırıttım ve onu gösterdim başımla. "Senin gibi."
KÜLDEN PORTRELER by zerapln
zerapln
  • WpView
    Reads 316,726
  • WpVote
    Votes 3,599
  • WpPart
    Parts 5
İLK KİTABIN BÖLÜMLERİ DÜZENLENECEĞİ İÇİN KALDIRILMIŞTIR. Acının ve dengesizliğin etkisiyle sırtüstü sertçe yere düştüm. Acıyla inledim. "Ah!" Sırtım ve kalçam çok acımıştı. Başım kaldırıma çarptığında dünyam sarsıldı, görüşüm bulanıklaştı. Şapkam başımdan koptu, saçlarım bir örtü gibi yere yayıldı. Yağmur damlaları yüzüme çarparken baş ucumda dikilen devasa silüetin karaltısı gökyüzünü kapattı. Bana üstten bir bakış attığını hissettim ama acıdan yerde kıvranıyordum. Bileğim çok acıyordu, başımın içinde bir uğultu vardı. ​Adam, ayaklarımın ucunda bana bakarak ceketinin kol düğmesini sakince ilikledi. Eğilmedi, elini uzatmadı. Sadece o buz gibi, ruhsuz sesiyle sokağın sessizliğini parçaladı: ​"Bugünü günlüğüne yaz küçük katil." Söylediği sözler bedenimin baştan aşağı titremesine sebep oldu. O yağmurun altında yerde sırtüstü iki büklüm yatarken kulağıma gelen sesler tenimden yayılıp kalbimin içine girdi. Kolunu kaldırarak kol saatine göz ucuyla baktı ve ardından gözlerini tekrardan bana çevirdi: "Bugün 24 Ocak 2026, saat 21.43." ​Bana doğru bir adım daha attı. Başımın ucuna doğru geldi ve durdu. Hafifçe eğilerek gözlerimin içine baktı. Gölgesi üzerime bir kefen gibi serildi. ​"Bugün celladınla karşılaştın." ... Nefsi müdaafanın sonucu ölüm oldu. Bir çocuk öldü. Günah keçisi ilan edilen kadın, ölen çocuktan daha masumdu. Ama kader ondan yana değildi. Sonuçları ağır oldu; geride kalan şey, saçlarının yerde bıraktığı enkazın izleri oldu. Celladının ölüm kokan gözleri merhametsizdi; kadın intikam ateşinin cayır cayır yandığı celladının kollarına sığındı, kül oldu. Adam yerdeki enkazına baktı, intikamın verdiği hazla izledi yerdeki kadını. Artık onun istediği portreye yerleşmişti, ona bağımlıydı. Yeni kimliğini o yaratmıştı.
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,784,820
  • WpVote
    Votes 304,666
  • WpPart
    Parts 49
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.