matzaddictforever
- Reads 434
- Votes 134
- Parts 15
"Sis, denizin tuzuyla değil; ruhların fısıltısıyla gelirdi."
Gece yarısından sonra, zamanın ve mekânın unuttuğu bir boşlukta, kırmızı-siyah çizgili devasa bir çadır yükselir. İçeride Laterna'nın tekinsiz melodisi yankılanırken, insanlığın en derin korkuları birer sahne gösterisine dönüşür.
Burası Sonsuz Gece Panayırı. Masum kurbanların ruhlarıyla beslenen, canlı, parazit bir zindan.
Bu lanetli arenanın efendisi Kim Hongjoong, bastonuyla zamanı büküp gösteriyi yönetirken; sirk her gece sekiz lanetli ruhun kanından ve sevgisinden beslenir. Kaçamazlar. Çünkü sirk onların kalbidir; sirk yıkılırsa, hepsi toza dönüşecektir.
Porselen bir marionette'in feryadı, gölgelerle dans eden ateşin yıkıcı tutkusu, zihin labirentinde kaybolan çığlıklar ve parçalanmış kanatların gölgesinde tutulan demirden bir yemin...
Perdeler açılıyor, kurbanlar yerini alıyor. Ruhunuzu teslim etmeye hazır mısınız?
"Zamanı geldi... Perdeyi açın."