carence_
İnsanların kanları yer yüzüne siner, gök ağlar; kanlar silinsin diye. Yeryüzüne yıldırımlar düşer, ölü insanların ahı silinir.
Her bir yıldırım, binbir insanın ahı. Resitaller yapılır, kanlar akıtılır. Kaç kez kestin bileklerini?
Kaç kez yok sayıldın da bu kadar kötü bir insana dönüştün? Çok canını yaktılar, ama umurlarında değil. Sen neden bu kadar çok düşünüyorsun başkasının açtığı yaraları?
Kimse seni sandığın kadar düşünmüyor, sandığın gibi biri değilsin. Sen ölünce gök sana ağlamayacak, arkanda bıraktıklarına ağlayacak.
Kar senin izlerini silmek için yağacak, yıldırımlar düşecek yer yüzüne çünkü insanlar senin sandığın kadar masum değil. Hepsinin alnında bir kan torbası var.
O kan torbasını ancak Hephaestus yok edebilir.
Halk ateşten bir katil yarattı; yüzü yanmış, kollarında zincirler ve elinde hançer. İnsanların kalbini oymaya hazır.
Ona yaptıkları gibi, her insanı canice yakmaya hevesli. Onu zincire vurdukları gibi insanları zincirlemeye teşebbüs.
Hephaestus, ateşler içinde yanmış; kül olmaya hazırken tekrar doğmuş insanların tanrısıdır.
Hephaestus ölmez, ancak bir gün kendi ateşinde tekrar yanar; o an tekrar doğamayacak.
Çünkü kendi ateşinde yanan herkes ölmeye mahkumdur.