real_darklights
> "Bir kadının en büyük kimsesizliği, öz ailesinin elinde bir piyon olmaktı..."
> Mila için hayat; ailesinin bitmeyen borçları ve acımasız hırsları uğruna düşman aileye kurban edilmesiyle son bulmuştu. Arkasında sığınacağı tek bir dal bile yoktu. Elinde sadece korkudan titreyen bir kalp ve geri dönüşü olmayan o meşum imza vardı.
> Karşısındaki adam ise bu karanlık dünyada kendi kurallarıyla yaşayan, tavizsiz ve acımasız Karan'dı.
> Karan bu evliliği aileler arasındaki kan davasını bitirmek için kabul etmişti. Ancak karşısında korkudan gözleri dolan o narin, incecik kızı gördüğünde, içindeki karanlık bambaşka bir amaca büründü.
> Düşman bir çatının altında atılan imza, bir kadının tek sığınağına dönüşebilir miydi?
> "Benden korkuyorsun," dedi adam, sesi bir uçurum kadar derin ve soğuktu.
> Mila kirpiklerinin arasından bakıp fısıldadı: "Senden değil... Arkamda kimsenin olmamasından korkuyorum."
> Karan eğildi, kızın yaşlı gözlerine bakarken ilk kez geri çekilmedi:
> "Arkanızda kimse kalmadıysa, artık önünüzde ben varım."