Efpanto
Kalbime gömdüğüm acılarım onun beni bulmasıyla gömdüğüm yerden çıkmıştı. Onun, Asır'ın. Başka hastane kalmamış gibi benim çalıştığım hastaneye gelmişti.
O değildir demiştim ama oydu, aşinası olduğum yeşillerle bunca yıl sonra denk düşmek tökezleyerek tekrar bu kuyuya düşmeme neden olmuştu. Boğulduğum kuyuya beni geri düşüren de, yıllar önce aynı kuyudan beni çıkaran da Asır'dı.
Umut verip yere yolda bırakmıştı beni. Onunla denk düştüğümüz ilk an arkamı dönüp gitseydim tüm bunlar yaşanmayacaktı.
Bizim hikayemiz de böyle başlamıştı işte, intikam ateşi ile başlamıştı. Henüz hikaye nasıl bitecekti bilmiyordum ama belirsizlik dolu bir yolda onunla yan yana yürüyorduk.Nereye gittiğimizi bile bilmeden.
Benim adım Melâl Ecel Es. Melal üzüntü; Ecel ise ölüm demekti. Herkes beni Ecel bilirken Melâl'in kalbine bir Asır dokunmuştu. Bir asır sonra ölüm Asır'ın yeşillerinde yaşama dönüşecekti. Ecel'in buzdan kalbi onun sevgisiyle eriyecekti. Çünkü ne Asır kalbimi paramparça eden Asır'dı, ne de ben Melâl'dim.