🌞
4 stories
İÇİMİZDE BÜYÜTTÜĞÜMÜZ ŞEYTANLAR by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 225,379
  • WpVote
    Votes 17,534
  • WpPart
    Parts 18
Hipnozla, acı hissini manipüle etmeyi başardığı araştırmasıyla Nobel Ödülü kazanan Adli Psikiyatrist Esin Taşkıran, araştırmasını daha ileri taşıyarak ayna nöronlardaki aktiviteyi telkinle arttırma suretiyle suça meyilli insanlarda empatiyi arttırarak insanları içlerindeki kötülükten arındırarak suç oranlarını düşürmeyi hedefler. Fakat ödül kazandığı gece kazandığı tek şey bir ödül değil, kötülüğün yok olamayacağını savunan Maenon isimli bir ısrarlı takipçidir. Adli Psikiyatrist Esin Taşkıran'ın mâhkûmlar üzerinde yürüttüğü araştırmada intiharlar baş gösterdiğinde medya bu intiharlardan Adli Psikiyatristi sorumlu tutar. Tüm kariyeri ve idealleri tehlikeye giren Esin, intiharların sebebini ve Maenon'la nasıl ilişkisi olduğunu bulmaya çalışırken kliniğe 'deli' raporu almak isteyen aklı oldukça başında bir adam gelir. Felsefi bir bilimkurgu olan bu kitapta, iyi-kötü, doğru-yanlış, etik-ahlak ikilimler eline alınarak insanlığın sınırları ve insan olmanın ne demek olduğu sorgulanırken, insanın yarattığı kimliklerin gerçek benliği üzerindeki etkilerine ve nihayetinde yalnızca bir insan olmanın yarattığı acizlik ve ilahilik üzerine alegoriler yapılır.
BAZI İNSANLAR BÖYLE YAŞAR by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 4,065,013
  • WpVote
    Votes 199,241
  • WpPart
    Parts 54
Lina Kara, babasıyla ettiği kavga sonucu babasını kendi kafasına sıktığı bir kurşunla kaybeder. Bu kayıp kendisinden de birçok şey götürür. Borçlar ve vicdan azabı arasında sıkışırken zaman pek iyi davranmaz ona. On ay kadar sonra eski halinden eser yoktur artık. Hissizleşmiş ve yaşama olan hevesini kaybetmiştir. Kendisini bazı insanlar böyle yaşar diye teselli ederek annesi ve kız kardeşi için yaşamaya devam eder. Sıradan bir gün çalıştığı çiçekçiye gelen gizemli bir adamın ricası üzerine bir çiçek teslimatına çıkar. Ölüm anlamına gelen çiçekleri teslim ettiği adamın babasının otopsisini yapan adli tıp uzmanı olduğunu ertesi gün savcılıktan gelen bir telefonla babası hakkında sarsıcı gerçekle öğrenir. Adli Tıp Uzmanı Aral Çakırca'ya götürdüğü ölüm çiçeklerinin ikisi için olduğunu anlar. Babasının peşindeki birtakım organizasyon üyeleri, Lina'nın, Kadir Kara'ya gidecek olan anahtar olduğuna eminken Lina bunun ne demek olduğuna başta anlamasa da zamanla yaşananlar anlam kazanmaya başlar. Bilmediklerinin bildiklerinden fazla olduğunu Aral Çakırca ve Savcı Yiğit Atalay'la bu olayı çözmeye çalışırken keşfeder ve ailesinin kendisinden sakladığı sırlarla bir bir yüzleşmeye başlar. Saklanırım göz önünde. Gelir geçer önümden. Ben görünmez değilim. Hiçe sayar beni gözünde... Bu bir bilmece... Söyle bana Lily... cevap ne?
YASEMİNLER GECE ÖLÜR by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 62,532
  • WpVote
    Votes 7,008
  • WpPart
    Parts 12
Yaseminler karanlık çökünce açar, annemin çığlığı, soluyor gibiydi. Annemin çığlığı, kökünden koparılıyor gibiydi. Yaseminler karanlıkta açmıyordu. On yedi yaşındaydım ve emin olduğum bir şey vardı, yaseminler gece ölüyordu. Ve yine zaman, bana, bir yaseminin gece vakti öleceğini kanıtlamak için işlemeye devam edecekti. Zafer Örge'nin Hazin Hikâyesi.
26 by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 519,004
  • WpVote
    Votes 47,437
  • WpPart
    Parts 13
"Hıçkıra hıçkıra ağlıyorsun Gerçek," diyerek ellerimi büyük avuçlarının içine aldı, "ve bunu yaparken yaşadığın komik bir ânı anlatıyorsun." Gözlerimden yaşlar boşalırken tüm dişlerimi göstererek gülümsemem onu duraksattı. "Bilmem ki," diye fısıldadım. "Her şey elimden kayıp gidiyorken bile acımayan kalbim, az önce sen o sigaranın külünü kül tablasına silkince öyle çok acıdı ki, ağlamak istedim. Üstelik aklıma da yaşadığım o ânın en komik repliği gelmişken, tam da sana söyleyecekken yaptın bunu. O külü neden öyle hiç umursamadan silktin? Senin için yanıyordu." Bir elini kaldırıp yanağıma koydu, büyük avucunun içiyle gözyaşlarımı parçalayıp ezdi, yok etti. Ve bana dedi ki, "Ben yapmasam o kırılıp düşecekti." "Senin yapmandansa, kendisi kırılıp düşmeyi kabul ederdi." Gülümsedim. "Keşke yapmasaydın." "Kendini o küle mi benzetiyorsun Gerçek?" "Hayır," dedim. "Hayır, sen beni henüz kırmadın ki."