NoPurebloodRules
Bazı hikâyeler bir savaşla başlamaz.
Bazıları bir kayıpla, bir sırla ya da yıllar önce verilmiş bir sözle başlar.
Liora Black, hayatı boyunca kendisine anlatılanlardan fazlasının olduğunu hissetse de geçmişin kapılarını açmaya niyetli değildir. Hogwarts onun için yeni maceralar, Quidditch, arkadaşlar ve biraz da kaostan ibarettir.
Ta ki yıllardır görmediği annesi Hogwarts'a geldiğinde, geçmişinin sandığından çok daha yakında olduğunu fark edene kadar.
Rosalie Potter ise on üç yaşına geldiğinde hayatının hiç tanımadığı bir parçasıyla karşılaşır: halası.
İki kuzenin yolları Hogwarts'ta kesiştiğinde, ikisi de ailelerinin geçmişinin kendi hayatlarına bıraktığı izleri keşfetmeye başlar.
Biri babasının ardında bıraktığı sorularla yaşarken, diğeri ailesinin yıllardır saklanan hikâyesinin peşine düşer.
Ve bazı cevaplar, insanın duymaya hazır olduğu cevaplar değildir.
Dostluklar kurulacak.
Aşklar başlayacak.
Bazı aşklar yarım kalacak.
Bazı sırlar ortaya çıkacak.
Ve geçmiş, sandıkları kadar geçmişte kalmayacak.
Çünkü Hogwarts'ta yıldızlara bakarken bazen yalnızca gökyüzünü görmezsiniz.
Bazen kendinizi görürsünüz.
Bazen ailenizi.
Bazen de yıllar önce gökyüzüne bakarak verilmiş bir sözü.
Because some stories are written in stars.
Some are written in scars.
And some begin the night we met the sky.