asdfgbbgm kullanıcısının Okuma Listesi
2 stories
HUZURUM by selil35
selil35
  • WpView
    Reads 283
  • WpVote
    Votes 15
  • WpPart
    Parts 3
Azra GÜRSOY:22 yaşındaki İTÜ iç mimarlık fakültesi öğrencisi, liseyi şehir ikincisi olarak bitirmiştir. okulda fazlasıyla havalıdır. çok yakın olduğu sadece dört kişi vardır Mine,Poyraz,Emir,ve birde çok gıcık bir abisi Eren.İstanbul voleybol kulübü yıldızlar takımından.Belli etmesede en çok abisini seviyor. Eren GÜRSOY:24 yaşındaki karakterimiz Boğaziçi Üniversitesi sinema-televizyon bölümü son sınıf öğrencisidir.Her ne kadar belli etmesede Mineyi seviyor ama bunu sadece basketboldaki takım arkadaşı Araf ve Azra biliyor.Fenerbahçe basketbolun alt yapısında oynuyor. Mine ÖZER:21 yaşındadır.Ailesinin isteği üzerine İstanbul Üniversitesi ekonomi fakültesi birinci sınıf öğrencisidir.Azra ve Erenle babaları küçüklükten beri ortaktır. Ereni küçüklükten beri seviyor.Abisi Emir. Poyraz ORBAY:24 yaşındaki Poyraz Yıldız Teknik Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi,yüzücü. Emir ÖZER:23 yaşında ki Emir İTÜ'de Yabancı Dil Fakültesi üçüncü sınıf öğrencisidir.İngilizce, Fransızca ve Almancayı kendi dili gibi konuşur.Erenle birlikte Fenerbahçe basketbolun alt yapısında. Araf GÜRMEN:26 yaşındaki karakterimiz Boğaziçi Üniversitesi Mimarlık fakültesi'nden mezun olmuştur.Kendisinin kurduğu mimarlık şirketini yöneten Araf Ereni kendi kardeşi gibi sevmektedir.İşinin olmasına rağmen Fenerbahçe Basketbol'un alt yapısındadır. Karekterleri tanıdık,bakalım Azra'nın hayatında ki monotonluk ne zaman değişecek?? küfür içerir!!
PERİ - Texas'ta Bir Türk Kızı SESLİ KİTAP - RAFLARDA by Gercek_Masallar
Gercek_Masallar
  • WpView
    Reads 5,567,601
  • WpVote
    Votes 6,231
  • WpPart
    Parts 25
-"Zaten beni kaçırmak istemezsin" dedim yine zorlama bir kahkaha ile.. Bir yandan da gözümü yoldan ayırmıyordum.. Ormanlık bir yola girdiğimizde hava da yavaş yavaş kararıyordu.. İçimin ürpermesine engel olamamıştım.. -"İşimiz çok uzun sürecek mi?" Yan gözle Xander'a bakmayı ihmal etmiyordum ama birden gözlerindeki yumuşaklık yerini kademe kademe anlamlandıramadığım bir sertliğe bırakmıştı.. -"Hayır.. Seninle biraz sohbet edicez o kadar.." Aptala yatmak en iyisiydi.. Ürkmeye başlamıştım ve bunu görsün istemiyordum.. -"Barda da konuşabilirdik.. Bu akşam geliyorum sonuçta.." Yine o salak ve zoraki gülümseme, bu sefer daha histerik ve panik olan ses tonuma eşlik etmek için yüzümdeydi.. -"Çok kalabalık" dedi sanki benimle konuşmuyormuş gibi.. Yolun geri kalanında sesimi çıkarmadım.. Beni öldürecek hali yoktu sonuçta değil mi?