zeycern99
Rüzgâr adeta vücudumda raks edercesine dolanırken, üzerimde hissettiğim tek şeyin ufak bir serinlik olması gerekiyordu aslında. Oysa rüzgâr şiddetini bir an arttıracak olsun yere yığılıp, acıdan sızlayan bedenimi doğrultmaya halim yok.
Öylece yürüyordum nereye gittiğimi bilmeden, arkama bakmadan, fark etmeden ezdiğim sarı yaprakların hışırtısına, ayağımın altındaki bembeyaz karın katırtısına, yemyeşil çimenlerin kokusuna aldırış etmeden. Zamana bakmadan, gece gündüzü ayırt edemeden; gecenin karanlığına, gündüzün ışığına gömülerek izimi kaybettirmek istiyorum. Hissettiğim şeyin aşk olmasından korkarak tarifini senden öğrendiğim ama sonra kaybedip peşine düştüğüm, yaşamak istediğim bu duyguya yeniden başladığımda kıvamını tutturamadığım acımı bir nebze azaltır dediğim ama daha da canımı yakan o his…
Şimdi sadece UNUTMAYA gidiyorum. Arkamdan müzik notaları adeta nedimelerimmiş gibi takip ediyorlar beni…
Yeni yerler yeni insanlar tanımaya gidiyorum. Yeni ironiler yapmaya, gülerken ağlamanın son bulacağı O BEŞ ŞEHİR ‘ e gidiyorum…
Kısacası bana yaşattığın iyi kötü ne varsa UNUTMAYA gidiyorum
SENİ UNUTMANIN BEŞ ŞEHRİ
Yeni başlangıçlar, yeni umutlar…