BİTENLER 2
83 stories
Sana Kendimi Anlatsam by MehtapSoyuduruCicek
MehtapSoyuduruCicek
  • WpView
    Reads 40,366
  • WpVote
    Votes 6,962
  • WpPart
    Parts 22
Sana Kendimi Anlatsam sen de dinlesen... Hep bir anlaşılma isteği ile yaşadığımız zaman diliminin içinde herkesin de anlatma isteği bu kadar çokken kim kimi dinleyecek şaşırıp kalırız. Fakat buldu isek dinlenildiğimiz yeri değer makamımız orası olur. Daha çok anlatmak ve bu sayede o tarafa daha çok bağlanmak getirisi olacaktır. Reyyan tadında yeni hikayem ile sizlerleyim.
Osmanlı Güneşi by mihrininbahcesi
mihrininbahcesi
  • WpView
    Reads 1,452,037
  • WpVote
    Votes 108,064
  • WpPart
    Parts 47
Gelecekten, geçmişe engebeli bir serüven! 27 yaşında olan Feride gittiği Topkapı Sarayında esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolur. Gözünü açtığında ise kendini bambaşka bir hikâyenin içinde bulur. 21. yüzyıldan bir anda 15. yüzyıla yolcular yapan Feride Gencazer güçlü kişiliğiyle bu yaman savaştan kurtulabilicek mi? Henüz Osmanlı topraklarına nasıl geldiğini çözemeyen deli kızımız bir de kendi gibi deli mi deli bir adamla tanışacak. Haliyle, tavrıyla, asabiyetiyle tam bir Delibaşı olan Tuğtekin bey kendi deyimleri ile yeni dünyadan gelen bu kızla bir hayli zor günler geçirecek. Peki siz bu büyülü serüvene ne kadar hazırsınız?
Zora Sarıldık- RAFLARDA by pekbiafiliyalnizlik
pekbiafiliyalnizlik
  • WpView
    Reads 9,808,589
  • WpVote
    Votes 168,779
  • WpPart
    Parts 16
Bordo Bereli cesur bir askerin ve başarılı bir doktorun hikâyesi... ''Halide sana deli gibi aşık!'' En yakın arkadaşım, sevdiğim adama sırrımızı söylerken, duvarın dibinde gizlice onları izliyordum. Tüm bedenim heyecan ve korkuyla titriyordu, Ali Deniz'in insanın içini üşüten sesini duyduğumda kalbim buz tutmuştu. "Şimdi git o arkadaşına söyle! Bin tane kalbim olsa birini bile ona vermem!"
İKİLİ DELİLİK by sezgisalman
sezgisalman
  • WpView
    Reads 54,684
  • WpVote
    Votes 6,457
  • WpPart
    Parts 31
Yıllardan 2008, Mayıs ayının sonu Fethiye'de Sımsıcak bir yaz gelmek üzere! Merih ve Venüs ikiz kardeşler, doğma büyüme Fethiyeliler. Büyüdükleri yere aşıklar. Küçük yerin; malum en eski ve en popüler tek yumurta ikizidirler. Bütün Fethiye onları bilir ve sever. Venüs kendi gezegenin temsil ettiği her şeyi temsil eden tarafken, Merih'in kendi gezegenini ne kadar temsil ettiği tartışmalıdır. Venüs, her ne kadar Merih'in dayanıklılığın, sabrın ve mücadelenin gezegeni olan marsın tüm özelliklerini taşıdığına inansa da, Merih bu konuda kendinden emin değildir. Ama o kardeşinin venüs gezegenin tüm özelliklerini taşıdığında yüzde yüz kalıbını basar. İkili ilişkilerdeki muhteşemliği, dış görünüşte en ufak detaylarına kadar birbirlerine benzemelerine rağmen güzellik ve zarafeti temsil edişi ve aşk konusundaki başarıları... Venüs her şeyiyle adının hakkını veriyordur. Tüm bu dengelere rağmen, Venüs'ün hayatı Merih'in başına belalar açarak geçmiştir. Ne zaman her klasik kardeş gibi başlarına bir talihsizlik gelecek olsa, bu talihsizliğin anahtarı hep Venüs'ün elindedir. Bu muhteşem 2008'in Mayıs ayında, yine başlarına bir talihsizlik kuşu konuyordur. Hem de bu kez kuş çok büyüktür. Venüs yaptığı bir davranıştan ötürü mahkeme kararıyla bir kamu cezası almıştır ve iki ay huzurevinde çalışması gerekiyordur. Deli doluluğun tek adresi Venüs, uyuşuk yaşlıların olduğu ortamda çalışarak güzelim yaz mevsimini harcamayı hiç istemiyordur. Bu cezayı çekmemek için yapmayacağı hiçbir şey yoktur. Hukuku, hatta daha fazlasını bile kandırmayı göze almıştır. Bu yüzden kardeşine bu cezada kendi yerine geçmesi için bir teklifle gider. Fakat Merih asla böyle bir şeyi karşılıksız yapmayı kabul etmeyecektir, değil mi? O yüzden Venüs'ün, onu ikna edecek iyi bir 'geri iyiliğe' ihtiyacı vardır.
AŞİYAN by sezgisalman
sezgisalman
  • WpView
    Reads 101,741
  • WpVote
    Votes 9,108
  • WpPart
    Parts 32
Pınar sakin olmaya çalışarak "Merhaba," diye fısıldadı. Bundan daha fazla muhabbet etmek istemiyordu lakin bunun kaçınılmaz olduğunu da biliyordu. "Merhaba." Selçuk'un yüzünde şaşkın bir gülümseme ağır ağır peyda oldu. Sanki yüzünden hızlı hızlı hisler ve ifadeler geçiyormuş gibi yüzü dalgalanıyordu. Pınar'a doğru bir adım yaklaşmak istedi ama hemen durdu. "Ne zaman geldin?" Selçuk'un gözleri Pınar'ın hatırladığından da güzeldi. Ya da belki de daha güzeldi artık. Yaş almak yaramış olmalıydı. Bu yüzün her bir zerresine bakarken nasıl kalbinin aşkla çarptığını dün gibi hatırlıyordu. Hala aynı güzel yüzdü işte! Daha sakallı, bir iki ufak çizgisi vardı ama onlar da ona ayrı bir hava katmıştı. Deniz yeşili gözlerinin etrafındaki çizgiler mesela... olgunluk katmıştı. Siyah, sık sakallarına rağmen onların arasında görünen gamzelerinin etrafındaki çizgiler... nasıl da güzellerdi. Muntazam bir yüzü vardı. "Dün," derken sesi çatallaştı Pınar'ın. Hemen genzini temizledi. Bunu yaparken de gözünü kaçırma fırsatını değerlendirdi. "Sen ne zaman geldin? Burada olmadığını sanıyordum?" dedi bunu ümit eder gibi. Sesindeki bu temenniyi saklayamadı. Selçuk da fark etmişti o ses tonunu. Yine de aklına gelen ilk şeyi hemen uzaklaştırdı. Kendini tek parça halinde tutmaya gayret etti. "Ben ne zaman gittim ki?"
GGK: 2 - Gerçek Aşklar Kulübü by sezgisalman
sezgisalman
  • WpView
    Reads 100,487
  • WpVote
    Votes 10,815
  • WpPart
    Parts 55
Güzel Günler Kulübü isimli kitabın devamı niteliğindedir. Bağımsız olarak da okunabilir ama önce diğer hikayeyi okumakta fayda var tabii.
GÜZEL GÜNLER KULÜBÜ by sezgisalman
sezgisalman
  • WpView
    Reads 359,384
  • WpVote
    Votes 31,440
  • WpPart
    Parts 57
Kerem: İyi bir avukat, deli dolu bir insan, mükemmel bir arkadaş. Bahar: Enerjik kişilik, sabırlı karakter, mükemmel bir arkadaş. Çağatay: Keza iyi bir avukat, esrarengiz sempatik, mükemmel bir arkadaş. Ebru: Süper anne, daimi bekar, mükemmel bir arkadaş. Ekin: Kitapkurdu, sükunet timsali, mükemmel bir arkadaş. Harun: Müzik aşığı, gecelerin adamı, mükemmel bir arkadaş. Altı arkadaş, altı ayrı hayat hikayesi... Hepsinin kendilerince sıkıntıları vardı ama aynı zamanda başlarını omuzuna yaslayabilecekleri beş ayrı arkadaş alternatifleri de... Kimisi lisede tanışmıştı, kimisinin yolu üniversitede kesişmişti, kimisi akrabaydı, kimisi ev arkadaşı... Hepsinin yolu aynı grupta sonlanmıştı. Onların en yakın arkadaşım dedikleri birileri yoktu. Onların her birinin beş en yakın arkadaşı vardı. Hiçbiri hiçbirini ayırt etmezdi. Her an her koşulda, ucunda ölüm dahi olsa birbirlerinin yanında olmayı başarırlardı.
MESAJIN VAR by sezgisalman
sezgisalman
  • WpView
    Reads 73,079
  • WpVote
    Votes 8,208
  • WpPart
    Parts 31
Selam! Dünyanın en talihsiz kızıyla, yani benimle tanışmaya hazır mısınız? Doğduğum gün hastanede karışmamdan, bugün iş yerinin en çalışkan ama en dikkat çekmeyen elemanı oluşuma kadar uzanan talihsizliklerle dolu hikayemi dinlemenizi isterim. İşler tam yoluna giriyor derken bile sarpa sarar benim hayatımda. Daha aksinin olduğunu hiç görmedim. Örnek vermem gerekirse, senelerdir yanık olduğum yöneticim, en sonunda beni fark ettiğinde tutar başkası hayatıma girer mesela! Tam iyi bir şey oluyor derken, hoop! Yine kötü bir şey. Hiç sekmez! Hem de bu kez çok kötü bir şey oluyor... Çok da emin değilim ama sanırım olmamam gereken birine aşık oluyorum. Yani galiba oluyor gibiyim... Neyse! Yaşayıp göreceğiz :)
RESMEN AŞIĞIM by sezgisalman
sezgisalman
  • WpView
    Reads 53,233
  • WpVote
    Votes 6,698
  • WpPart
    Parts 34
"Şaka yapıyorsun, değil mi? Hayal görüyorum?" dedi en nihayetinde Uraz. Bu soruları direkt olarak arabasının bagajındaki kıza mı, yoksa genel olarak evrene mi yönelttiği şüpheliydi. Zaten Asu da tam anlamamıştı. "Sen buraya nasıl girdin?! Ne zamandır buradasın? Ya... sen... sen kimsin ya? Kimsin sen?" Asu korkmaya başladığını ve tir tir titrediğini hissediyordu. Sevdiceğinden, biricik Uraz'ından korkması çok anlamsızdı ama şu an karanlığın içinde bağırırken bir tık ürkütücü olduğunu da inkâr edemezdi. Ürkek hareketlerle kıvrıldığı yerden doğrulmaya çalışırken her yerinin nasıl tutulduğunu ve ağrıdığını anca fark etti. Eee az buz değildi! Muhtemelen üç saattir bu bagajda iki büklüm ses çıkarmadan yatıyordu. Ah o İstanbul trafiği onu bitirmişti. Yani tabii Uraz'ın niyeti yalnız gelmekti ama Asu da eşantiyon gibi olmuştu işte. Ahlaya uhlaya doğrulup ayaklarını sarkıtmak suretiyle bagajda oturmaya devam etti. Boynunu açtı. Kollarını esnetti. Sırtını kütletti. Uraz şaşkınlıkla onun her hareketini izlerken en nihayetinde delirerek "Artık konuşacak mısın?! Kimsin kızım sen?" diye bağırdı. Sonra bağırtısı evin içinde kendisini beklemekte olan arkadaşlarına ulaşacak diye korkarak hızlıca eve bir bakış attı. Asu da omuzları düşerek olduğu yerde küçülmüştü. Korkudan resmen titriyordu. "Anlatacağım. Ne olur kızmayın bana, anlatacağım."
KURŞUNİ RENKLER (4) by sezgisalman
sezgisalman
  • WpView
    Reads 26,980
  • WpVote
    Votes 3,871
  • WpPart
    Parts 28
Fırlama Prens'te Kerim-Selen çiftini ve Yıldızlara Dokunmak'taki Batu karakterini çok seven herkesi şiddetle bu hikayeye davet ediyorum :)