gecmisindenutanma
- Reads 40,545
- Votes 2,697
- Parts 46
"Yine de bize bu gerçeği söyleyebilirsin değil mi?"
Ahsen, gözlerime büyük bir ciddiyetle bakmaya başladı. O sinir bozucu alaycılığı bir anda buhar olup uçmuştu. Bakışları artık hiçbir insani duygu barındırmıyordu; sanki bize değil de boş bir duvara bakıyor gibiydi.
"Gerçek," dedi ve tam o an, odadaki hava buz kesti.
Derin ve boğuk bir kahkaha atmaya başladı; sesi artık bir genç kıza ait olamayacak kadar yabancıydı. Aynı zamanda tüm vücudu şiddetle titriyordu. Sarsıntıları dayanılmaz bir boyuta ulaştığında boğazında tuhaf, ürkütücü bir kızıllık belirdi. Ellerini aniden başının iki yanına kenetledi ve kan donduran, çevik bir hareketle kafasını sağa doğru çevirdi. Kendi boynunu kırmıştı. Gözlerindeki o mavi renk, saniyeler içinde koyu bir mora dönerken, boğazının derinliklerinden gelen o karanlık ses yankılandı:
"Gerçeği kimse söyleyemez. Gerçek sonsuza dek bana ait."
Kızın cansız bedeni bir çuval gibi yere yığıldığında, dizlerimin bağı çözüldü. Sanki ruhum bedenimden çekilmişti. Onunla aynı anda yere yığılırken boğazımdan yırtılırcasına tiz bir çığlık yükseldi. Sesim telleri yakıp geçerken, gözlerim gördüğü bu imkansız dehşeti reddediyordu. Barlas, olduğu yerde donup kalmış, gözlerini kırpmadan o korkunç manzaraya bakıyordu. Zangır zangır titrerken zihnimde tek bir cümle dönüp duruyordu: Boka batmıştık, hem de boğazımıza kadar.