NaciyeSerapBozgeyik adlı kullanıcının Okuma Listesi
4 stories
TÖVBE by tuggce-9393
tuggce-9393
  • WpView
    Reads 85,101
  • WpVote
    Votes 5,677
  • WpPart
    Parts 47
Ruhu arafta kalmış bir genç kız... Bir ayağa cennete düşerken, diğer ayağı cehenneme zincirlenmiş. Nefsinin, şeytanın ve hak yolun arasında kalmış, nereye gideceğini bilemeyen bir yolcu.. Labirentin içinde koşarken, her defasında yeşil gözlere çarpıp sendeleyen minik bir kalp.. Çimen gözlerin içinde cennetin fragmanını izlerken , karanlık bir uçurumun tepesinde cehennemin alevleriyle kundaklanan asi bir ruh.. Peki o hangisini seçecek ? Tövbe etmeyi mi, yoksa yoldan sapmayı mı ? *** Bakışları doğanın şefkate yansımasından doğan bir güneş, yeşilin aktığı nehirlerden içime çağlayan bir merhamet gibiydi. Peki bende merhamet edilecek ne vardı ? Bu aciz gözlerimde mahur bakışlarımda göremediğim neyi görmüştü ? Kalbimi bana en çok hissettiren,dünyayı turlatıp kendime nerede olduğumu hatırlatan bir güç kaynağıydı. Bana baktığı her an yıllardır görmediğim baharı anımsıyordum;kışın en kör noktasında kaybolmuş bir yağmur olarak.
TAKINTI by suheda_zsy
suheda_zsy
  • WpView
    Reads 3,828,869
  • WpVote
    Votes 143,093
  • WpPart
    Parts 81
Ona hiç sarılamamıştım mesela. Hiç elini tutamamıştım. Hiç öpememiştim. Hiç koklayamamıştım. Hiç sevdiğimi söyleyememiştim. Hiç dokunamamıştım. Hiç beraber uyuyamamıştık. Hiç saçlarıyla oynayamamıştım. Hiç dizlerine yatamamıştım. Hiç özlediğimi söyleyememiştim. Hiç, hiç bu kadar değersiz hissetmediğimi anlatamamıştım. Bu kadar hiçin arasında, her şeyim olmayı nasıl beceriyordu? Çünkü bir gülüşü yetiyordu bana. Sayılı sayıda görsem de, yetiyordu. Kıvrılan dudakları hiçliğe meydan okuyup, her şey hâlâ benim elimde, diyordu adeta. 'İstersem bütün hiçliği, çivileri ile beraber tabanından söküp, yerine istediklerimi dikebilirim. Hiçi hep, zerreyi zirve yapabilirim. Her şey hâlâ benim elimde.' Umut var, sadece biraz naza çekiyor kendini. Tutarsam bırakmayacağımı, benim onu dibine kadar harcayacağımı ve ortalığın tozunu attıracağımızı biliyor. Hâliyle gelmiyor. Çünkü küçücük bir umut ile bütün dünyayı karşıma alacağımı bilen herkes gibi, o da korkması gerektiğini biliyor.
KAYİP ŞAFAK by NaciyeSerapBozgeyik
NaciyeSerapBozgeyik
  • WpView
    Reads 150
  • WpVote
    Votes 16
  • WpPart
    Parts 2
TANITIM: Uyandığımda çok ürkütücü bir ortamda bulunduğumu farkettim.Burası çok karanlıktı.Her yer toz içinde;soğuk bir karanlık odaydı.Aklıma birden Sera,Mons ve Ollie geldi.En son neler olduğunu düşünmeye başladım.Fakat her şeyi parça parça hatırlıyordum.Hafızamı olduğunca zorluyordum.. # 6 SAAT ÖNCE # "Her şey çok güzel dostum" diyerekten beğenisini belirtiyordu Ollie. Evet her şey gerçektende çok güzel görünüyordu.Çünkü biricik arkadaşımız Mons 'un doğum günüydü bugün. Herşeyi biz hazırlamıştık.. Sonunda Sera,Mons'u ikna edip doğum günü mekanına getirdi.Ve hep birlikte eğlenmeye başladık. Fakat birden bir ses duyduk... # ŞİMDİKİ ZAMAN # "Bu odadan çıkmalısın Benny!" diyerek kendimi motive etmeye çalışıyordum.Ama heryer o kadar karanlıktı ki.Hiçbir yerimi göremeyecek kadar karanlık.. Bir yolunu bulup çıkmalıydım buradan.Ben diğerlerini düşünürken kapının açıldığìnı farkettim...
KAÇIŞ by gecmisindenutanma
gecmisindenutanma
  • WpView
    Reads 40,545
  • WpVote
    Votes 2,697
  • WpPart
    Parts 46
"Yine de bize bu gerçeği söyleyebilirsin değil mi?" Ahsen, gözlerime büyük bir ciddiyetle bakmaya başladı. O sinir bozucu alaycılığı bir anda buhar olup uçmuştu. Bakışları artık hiçbir insani duygu barındırmıyordu; sanki bize değil de boş bir duvara bakıyor gibiydi. "Gerçek," dedi ve tam o an, odadaki hava buz kesti. Derin ve boğuk bir kahkaha atmaya başladı; sesi artık bir genç kıza ait olamayacak kadar yabancıydı. Aynı zamanda tüm vücudu şiddetle titriyordu. Sarsıntıları dayanılmaz bir boyuta ulaştığında boğazında tuhaf, ürkütücü bir kızıllık belirdi. Ellerini aniden başının iki yanına kenetledi ve kan donduran, çevik bir hareketle kafasını sağa doğru çevirdi. Kendi boynunu kırmıştı. Gözlerindeki o mavi renk, saniyeler içinde koyu bir mora dönerken, boğazının derinliklerinden gelen o karanlık ses yankılandı: "Gerçeği kimse söyleyemez. Gerçek sonsuza dek bana ait." Kızın cansız bedeni bir çuval gibi yere yığıldığında, dizlerimin bağı çözüldü. Sanki ruhum bedenimden çekilmişti. Onunla aynı anda yere yığılırken boğazımdan yırtılırcasına tiz bir çığlık yükseldi. Sesim telleri yakıp geçerken, gözlerim gördüğü bu imkansız dehşeti reddediyordu. Barlas, olduğu yerde donup kalmış, gözlerini kırpmadan o korkunç manzaraya bakıyordu. Zangır zangır titrerken zihnimde tek bir cümle dönüp duruyordu: Boka batmıştık, hem de boğazımıza kadar.