İz Bırakanlar ...
108 cerita
KAÇIŞ 1 GÜN Daha #Wattys 2017 oleh GlgeAtabey
GlgeAtabey
  • WpView
    Bacaan 6,081,783
  • WpVote
    Undian 16,964
  • WpPart
    Bahagian 12
"Korkuyor musun ?" diye sordu. Nehir başını kaldırmadan sadece kafasını salladı. Adamın kokusuna karışmış sert içki kokusu genzini yakmıştı. "Hım demek öyle " dedi fısıltıyla.." O zaman neden buradasın ? Buraya beni memnun etmek için geldiğini biliyorsundur herhalde " Nehir başını kaldırdı. Bebek mavisi gözleri adamın karalarıyla buluştu. "Zorla getirdi " dedi zor çıkan sesiyle. "O zaman ne yapacağız " dedi elinin birisini duvara yaslayıp. Nehir cevap vermedi. "Şöyle yapalım o zaman güzellik , ben seni o adam dan kurtarayım sende bana unutamayacağım bir gece yaşat ne dersin " Emir tuğra eğer sarhoş olmasaydı muhtemel bu sözleri söylemezdi. Bunda içkisine katılmış ilacın etkisi de büyüktü muhtemel. "Yani beni o adama vermeyecek misin " dedi umutla. "Hayır , seni o adama vermeyeceğim ama bu gece seni istiyorum karşılık ver " dedi acımasızca..
Çünkü Beni Sevdin | Tamamlandı | Maviye Tutkun Serisi-1 oleh KbraOzdmrci
KbraOzdmrci
  • WpView
    Bacaan 802,575
  • WpVote
    Undian 31,442
  • WpPart
    Bahagian 78
☆ Tüm hakları şahsıma aittir. ☆ Gölgesinde yaşayacağı geçmişi olmayan bir adam, Geçmişin acılarını unutmaya çalışan yaralı bir kadın. Ortaya çıkmayı bekleyen onlarca sır, aydınlatılmayı bekleyen karanlık bir geçmiş. İmkanların imkansızlığına yenik düşmek istemeyen iki yürek. Herşeyi unutabilir insan. Çocukluğunu, insanları, olayları, peki ya aşkı? ... Olaylar gün yüzüne çıktıkça, geçmişin tozlu rafları ortadan kalktıkça aşk kaçınılmaz olacak. Minik & Sırık'ın geçmişin acılarıyla kavrulan tutku dolu aşkı.. Birbirlerine "Çünkü Beni Sevdin" diyebilmek için, kaç acıyı arkalarında bırakmak gerekli? Başlangıç: 20 Mart 2016 Bitiş: 20 Temmuz 2017
Sıfır Kilometre oleh beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Bacaan 7,544,495
  • WpVote
    Undian 337,004
  • WpPart
    Bahagian 18
"Işıklar sana evinin yolunu gösterecek..." 3391 Kilometre ile başlayan seri Sıfır Kilometre ile devam ediyor! Kilometrelerce öteden birbirini tanımak, sevmek hatta aşık olmak kolaydı... Peki tüm bunlar yan yanayken de kolay olacak mıydı?
Karantina Serisi oleh beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Bacaan 113,919,566
  • WpVote
    Undian 4,587,970
  • WpPart
    Bahagian 181
''Birlikte belanın içine batabileceğimiz kadar battık. Ve şimdi, seni bırakmayacağım... Benimle misin?'' --- Zeynep, kendini yeni okuluna başladığı ilk gün bir felaketin ortasında buldu. Okulu, salgın bir hastalık nedeniyle karantina altına alındı. Karantinanın akşamında ise kendini okulun karanlık koridorlarında bir kız öğrencinin cesedinin başında buldu. Üstelik yalnız değil, onlar da yanında... Mahşerin üç atlısı. Bu, sadece bedenleri değil ruhları da karantinaya alınan dört kişinin hikayesi. Bu onların özgürlüklerine ulaşmak için yaşadıkları esaretin hikayesi. Bu, birbirlerinin her şeyi haline gelen, birbirlerine gökyüzündeki son yıldız yanıp kül oluncaya kadar birlikte olacaklarına söz veren dört arkadaşın hikayesi. Bu mahşerin dört atlısının hikayesi. Şimdi, bizimle misiniz? "Bizim bedenlerimizi karantinaya almadılar. Ruhlarımızı karantinaya aldılar. Bizim ruhlarımız tanıştığımızdan beri karantina altında. Ne çıkabiliyoruz bu karantinadan, ne de birbirimizden ayrılabiliyoruz. Ruhlarımızı birlikte bir karantina altına aldılar, ve bizim bundan sonraki tek savaşımız bu karantinadan kurtulmak. Kurtulduğumuzda bile birlikte olacağız, ama özgür olacağız. Savaş bitti, ve biz sağ kaldık. Savaş bitti, ve biz hala ayaktayız."
TAKINTI oleh suheda_zsy
suheda_zsy
  • WpView
    Bacaan 3,829,848
  • WpVote
    Undian 143,097
  • WpPart
    Bahagian 81
Ona hiç sarılamamıştım mesela. Hiç elini tutamamıştım. Hiç öpememiştim. Hiç koklayamamıştım. Hiç sevdiğimi söyleyememiştim. Hiç dokunamamıştım. Hiç beraber uyuyamamıştık. Hiç saçlarıyla oynayamamıştım. Hiç dizlerine yatamamıştım. Hiç özlediğimi söyleyememiştim. Hiç, hiç bu kadar değersiz hissetmediğimi anlatamamıştım. Bu kadar hiçin arasında, her şeyim olmayı nasıl beceriyordu? Çünkü bir gülüşü yetiyordu bana. Sayılı sayıda görsem de, yetiyordu. Kıvrılan dudakları hiçliğe meydan okuyup, her şey hâlâ benim elimde, diyordu adeta. 'İstersem bütün hiçliği, çivileri ile beraber tabanından söküp, yerine istediklerimi dikebilirim. Hiçi hep, zerreyi zirve yapabilirim. Her şey hâlâ benim elimde.' Umut var, sadece biraz naza çekiyor kendini. Tutarsam bırakmayacağımı, benim onu dibine kadar harcayacağımı ve ortalığın tozunu attıracağımızı biliyor. Hâliyle gelmiyor. Çünkü küçücük bir umut ile bütün dünyayı karşıma alacağımı bilen herkes gibi, o da korkması gerektiğini biliyor.
İÇİNDE BİR SEN oleh binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Bacaan 55,773,646
  • WpVote
    Undian 1,675,496
  • WpPart
    Bahagian 59
Sen hiç bir kitap karakterine âşık oldun mu? O, oldu. Asıl tuhaf olan ise... Kitap karakteri de ona âşık olmuştu. "O gece bir kitapla tanıştım. Kaderime giden yolda bana rehber olacak bir kitapla." (DÜZENLENİYOR.) © Tüm Hakları Saklıdır! ©
ECSAD oleh lefazen
lefazen
  • WpView
    Bacaan 2,195,349
  • WpVote
    Undian 89,257
  • WpPart
    Bahagian 43
(Yakında bölümler düzenlenecektir. Yeni başlayacaksanız düzenlemeyi beklemeniz faydalı olur çünkü kurgu aynı kalsa da birçok bölüm baştan yazılıyor. Şu anda düzenlenmiş bölümlerin yayınlandığı tek yer benim wp kanalım, düzenlenme tamamlanınca buraya da yüklenecek. Yeni bölümler ise düzenlenmiş bölümler buraya yüklendikten sonra kaldığı yerden devam edecek.) ☼ ☾ Keyifle "Nihayet tanışabildik..." dedi. Eğer beni tutmuyor olsaydı titreyen dizlerim yüzünden yere düşebilirdim. Kahretsin, Ecsad maskesi takıyordu! Kim olduğuna dair bariz düşüncemin yanlış olması için her şeyimi verirdim. Ama onun kim olduğunu biliyordum. Hissettiğim korku ruhumun üçüncü bir kişi olarak olayı izler pozisyon alacağı kadar ağır gelmişti. Kendimin farkında değildim, boşlukta yüzüyordum. Yutkunarak boğazımdaki düğümü itmeyi denedim fakat manasızdı. "Kimsin sen? Benden ne istiyorsun?" Kaygı içinde kısılan sesim yüzünden beni duyamaması mümkündü. Ama duydu. "İsmim Xhadriel. Beni tanıyor musun?" Ecsad'ın kurucusu, gelmiş geçmiş en tehlikeli hacker topluluğunun lideri Xhadriel... Hiç tanımamış olmayı dilerdim. Halbuki benimle birlikte bütün ülke onu tanıyordu. Bense onun hakkında bütün ülkenin bilmediği bir gerçeği biliyordum; benim peşimde olduğunu. Onu tanıdığımın, hatta peşimde olduğunu bildiğimin farkındaydı. Kendi ağzımla onaylamamı istiyordu. 'Beni bekliyordun, bende geldim' der gibiydi.
3391 Kilometre oleh beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Bacaan 27,589,487
  • WpVote
    Undian 1,485,960
  • WpPart
    Bahagian 47
''O gün, bana 'Sinemaya gidelim mi?' diye sordu. 3391 kilometre öteden, şehirlerce, denizlerce uzağımdan... Yanımdaki insanlar görmezken beni, o bana imkansız olduğunu bile bile 'Sinemaya gidelim mi?' dedi...'' Aylarca sesini duymadığınız, yüzünü görmediğiniz, dokunmadığınız, kokusunu bilmediğiniz, aynı sokaktan geçme ihtimalinizin dahi olmadığı, asla aynı fotoğrafın içinde bile bulunamayacağınız, sizden kilometrelerce denizlerce adalarca şehirlerce uzakta olan bir insana aşık olur muydunuz? Bunu, kendinize yapar mıydınız? Bu bir mesafe hikayesi! İki insanın, birbirlerini görmeden duymadan aylarca gece gündüz konuştukları ; birbirlerinin en yakını oldukları, ama birbirlerinden en uzakta oldukları, aralarındaki kilometrelere rağmen birbirlerine aşık oldukları bir mesafe hikayesi! Burası bizim gezegenimiz ve burada her şey anını bekler. Burası, bizim 3391 kilometrelik gezegenimiz... - ''Seni görmem için yanımda olmana gerek yok. Ben seni gözlerim kapalıyken de görebiliyorum. Zaten ben seni sadece gözlerim kapalıyken görebiliyorum...''
KAÇAKÇI 3 (KİTAP OLUYOR!) oleh Gonca_Ince
Gonca_Ince
  • WpView
    Bacaan 117,605
  • WpVote
    Undian 6,908
  • WpPart
    Bahagian 22
KAÇAKÇI kitabının devam serisidir. Bir Ateş'in, Sarıya delirişinin hikayesi... ATEŞ DOĞAN; Bir cümle yaz; sil. Bir kelime yaz; sil. Birkaç harf karala; sil. Gözlerinin önünde duran kağıda bak; zihnimin lekeleri beyazı parçalamış. Önünde boş bir sayfa, bak, görüyor musun, ellerimle lekelediğim o kağıdı? Onu ben lekeledim. Zihnimin sanrılarını üzerine döktüm, olmadı, sildim. Etraf silgi çöpü, beyaz silgiden çıkan parçalar dahi izlerini yüklenmiş geçmişin. Şimdi aklımdan birkaç satır daha geçiyor, parmaklarımın ucunda ki kalem yorgunluktan titriyor, zihnimin çırpınışları kalemin ucunu sömürmüş. Kağıdın birkaç yeri yırtılmış, silik kelimeler yırtılan yerden bir bir intihar ediyor. Sonu gelecekmiş gibi görünen her ne varsa, bir diğer yırtıktan karınca sürüsü gibi üzerine tırmanıyor kağıdın. Ayak bastıkları her satırı çamura buluyor. Benim lekelediğim kağıdı bataklığa çeviriyorlar; izin veriyorum. İlk cümleyi satıra döşediğim andan bu yana bildiğim fakat kabullenmediğim gerçek sonunda bataklığa dönüyor. Kağıdın ucuna bir saç teli düşmüş, görüyorum ama uzanıp onu oradan çekip almıyorum. Sarı saç teli usul usul kirlenen sayfanın üzerinde kıvranıyor, bataklık onu yutuyor. Kıvranışını izlerken ruhum bir yara daha ediniyor. Sudan çıkmış balık gibi karşımda kendini yerden yere atıyor, yine de onu kurtarmıyorum. Dokunduğum an alev alacak, yansın isteyip istemediğimi bilmiyorum. O kadar dikkatli izliyorum ki onu, ruhum bile ona acıyor. Nefesim hızlanıyor, bir an uzanmak istiyorum ama sonra onu ellerimle yakmayı da göze almıyorum. Zihnime bir ağrı saplanıyor, ellerimde çamurumsu bir his. Kalemim bataklığa karışmış, sol elim saç telinin üzerinde. Onu kurtarmıyorum, onu hiçbir zaman kurtarmayacağımı da biliyorum. Ben onu yakmayı göze almıyorum, Ben onu kurtarmayı istemiyorum, Ben, onunla beraber onun batakl
HÜKÜMRAN  oleh sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Bacaan 7,060,056
  • WpVote
    Undian 444,468
  • WpPart
    Bahagian 77
"Gitmek mi istiyorsun?" diye sordu. "Evet," dedim. "Gözlerime bak," dedi. Baktım. Ve saatler sonra bakışlarında ilk kez, ufacık bir ihtimalle cebelleşen şüpheyi gördüm. "Ben sana her şeyimsin dedim. Ama sen hiçbir şeyimmişsin." Artık yapabilecek hiçbir şey kalmamıştı. Yolun sonu burasıydı ve o ne yaparsa yapsın, gidişime engel olamayacaktı. Saatler içinde çökmüştü güzel yüzü. Bomboştu karanlık gözleri. Bana öyle bir bakıyordu ki, sanki bıçağı kalbine saplamışım da geri çekmek bilmemişim gibi. "Bu bir son değil," dedi sadece benim duyabileceğim bir sesle. "Gideceksin ve ne yazık ki ben seni bırakmayacağım. Daha önce de söylediğim gibi, istersen dünyanın öbür ucuna git, yine de bulurum seni. Ama eğer seni bulduğumda, bir şeylere mecbur kalmadığını anlarsam, ikimize de geçmiş olsun. Eğer ki gerçekten benden intikam almışsan..." Gözlerine uzun uzun bakmak, dakikalarca nefes tutmakla eş değerdi. "Dua et ki Allah seni karşıma çıkarmasın."