hayaledensaf adlı kullanıcının Okuma Listesi
47 stories
ASİ DENİZ [MAHALLE KURGUSU] by theirsaye
theirsaye
  • WpView
    Reads 23,951
  • WpVote
    Votes 1,032
  • WpPart
    Parts 12
Adını aldığı denizden daha sert, daha hırçın nasıl olabilirdi bir insan? İste Asi Dizdar tam olarak öyle biriydi. Annesi adını koyarken Karadeniz'in hırçın, dize gelmez dalgalarına bakarak koymuştu kızının ismini. Neşeliydi, hoyrattı ve biraz da deli. Ama mahalleli onun bu halini severdi. Adı gibiydi fakat neşeyle, mutlulukla, sevgiyle parlayan gözlere sahipti. Ta ki deniz gözlü, güneş saçlı annesini kaybedene kadar. Hayat Asi'ye, karanlık ve kasvetli Karadeniz havasının hakim olduğu on altıncı yaş gününün sabahında ilk darbesini attı. Aldığı ilk keskin darbe annesinin sonsuza kadar gidişiydi, ikinci ve en güçlü darbe ise çocukluğundan beri hep bambaşka gözlerle baktığı abisinin arkadaşının gidişiydi. Asi kalbine iki darbe aldı. İlkinde kalbi çatladı, ikincisinde ise paramparça oldu. Arık o sevgiyle ışıl ışıl parlayan gözleri Karadeniz'in ta kendisi oldu. Karanlık, kasvetli ve buz gibi. Ta ki seneler önce kalbinin paramparça olmasına neden olan o adam ansızın bir bahar günü çıkıp gelene kadar. Yirmili yaşlarında onu yalnızlığa terk eden o kahvenin en sevdiği tonu olan gözler bu sefer büyük bir tutkuyla ona bakıyordu. Sevda diyordu sevdiği adam, bu bakışa. Peki sarsılmış güvenine rağmen sevdiği adamın sözleri, gözleri ve sevgisi ne kadar gerçekçiydi? Büyük bilinmezlikler, ufak yanlış anlaşılmalar, oldukça kalabalık ortamlar, şen kahkahalar ve senelerce bastırılmış sevdalarla dolu bir mahallede Asi'yi neler bekliyordu? ⤜→ Karadeniz hırçın ama Asi ondan da hırçın. Ama ne derler bilirisiniz. Karadeniz'in hoyrat, hırçın, deli kızı Asi'nin sevdaya ve yaşamaya olan umudu bittiği yerde Ural Soner'in inadı başlar. Unutmayın burası Karadeniz. Sevdaluk olmasaydı, Karadeniz de olmazdı.
Zehra. by DamlaKaraas
DamlaKaraas
  • WpView
    Reads 2,757,798
  • WpVote
    Votes 140,467
  • WpPart
    Parts 33
Doğu Anadolu'ya bağlı Kaledağ köyünde , dedesi ve kardeşiyle yaşayan Zehra'nın hayatı, bir gece ansızın onlara sığınan yaralı bir askerle değişir. 5 yıl sonra kaderin tekrar bir araya getirdiği Zehra ve Murat'ın hikayesi İstanbul'da devam eder . Kaledağda başlayan hikaye İstanbul'a kadar uzanırken aşk , tutku ve değişim bizimle olsun. - Not/Uyarı:Bölümler ilerledikçe hikayenin libidosuda yükseliyor. Bebeleri pistten alalım.😊 🤭
NARE by majezikmerv
majezikmerv
  • WpView
    Reads 318,569
  • WpVote
    Votes 22,169
  • WpPart
    Parts 37
Nare, güç ve direnç sahibi demekti. 🤎🩺
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 2,226,933
  • WpVote
    Votes 136,443
  • WpPart
    Parts 33
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
SEFİD  by roselandyyy
roselandyyy
  • WpView
    Reads 594,025
  • WpVote
    Votes 31,989
  • WpPart
    Parts 50
Kurgulanış tarihi; 02.02.2022 Yayımlandığı tarih; 11.04.2022
KALP SANA ÇOCUK (KİTAP OLDU) by authsevvy
authsevvy
  • WpView
    Reads 430,290
  • WpVote
    Votes 39,588
  • WpPart
    Parts 23
Babaları lise arkadaşı olan Efla ile Akgün Tan, aynı gün doğan, yıllarca içlerinde onlarla birlikte büyüyen aşk ile yürüyen iki dost iken yolları yirmi iki yılın sonunda bir sebep yüzünden ayrılır. Her saniyelerini birlikte geçiren bu iki dost ve iki aşık ayrılığın acısını yıllarca göğüslerinde taşır. Sekiz yıl sonunda karşılaştıklarında ikisi de eskisi gibi değildir. Efla Korkmaz, dünyaca ünlü bir oyuncu olmuş, herkesin hayranlıkla baktığı, güçlü, gözü kara, kendinden emin oluşuyla yürekleri dolduran bir kadın haline gelmiştir. Kameralar her zaman onu çekerken o yalnızca gülümsemesiyle yıllardır taşıdığı yalnızlığını saklamaya çalışır. Bir gün içinde bulunduğu dizi projesi yüzünden başı belaya, kariyeri tehlikeye giren Efla ne yapacağını bilemez. Onun imdadına her zaman olduğu gibi çocukluk arkadaşı koşar. Akgün Tan Acar, ser verip sır vermeyen bir adam oluşu yüzünden piyasada 'Kale' lakabıyla bilinen, herkesin çekindiği, bir bakışıyla tüm duvarları yıkabilecek kesinlikte bir avukattır. Ve Efla'yı içinde bulunduğu yalnızlıktan kurtararak geçen zamanı telafi etmeye çalışacaktır. ⚖♛ ❛Bir adımdan bir şey olmaz, Tan.❜ ❛Ben o adımı sana hep atarım, Eflatun. Benim bütün adımlarım senin. İlk adımdan son adıma kadar.❜
ŞAFAK VURGUNU by authsevvy
authsevvy
  • WpView
    Reads 644,219
  • WpVote
    Votes 42,361
  • WpPart
    Parts 17
❝Işığa ulaşmak için önce karanlıktan korkmamayı öğrenmen gerek. Çünkü şafak karanlığın içinde. Karanlıktan uyan, gözlerini aç, geceyi terk et, şafaktan kaç.❞ ☼ Çeyrek Vurgun Serisi'nin birinci kitabıdır.
• NAMÜTENAHİ • Hayatımın Mimarı  by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 3,053,208
  • WpVote
    Votes 73,475
  • WpPart
    Parts 25
Yiğit, elindeki flaşı açık telefonu ışığı asansörün tavanına vuracak şekilde yere bıraktıktan hemen sonra elleri yanaklarımı kavrayarak, "Hadi Eylül, derin bir nefes al." Kulaklarım uğulduyor, görüş alanım arada bir netleşip bulanıklaşıyordu. Kendimi, aklımı toplayıp dudaklarımı aralayacak konumda hissetmiyordum. Nefesim git gide daha da daralıyor, gözlerim kapanmamak için göz kapaklarımla savaş veriyordu. "Eylül, bana bak." Söylediklerini uğultu şeklinde duysam da ne yazık ki cevap veremiyordum, sadece hafif aralık gözlerimle yüzüne bakıyor, söylediklerini dinlediğimi anlaması için gözlerimi yumup açıyordum. "Eylül!" "Eylül, sakin ol." "Eylül, nefes al." Yiğit'in git gide yükselen sesi ile tedirginliğim daha da artarken yanaklarımı kavrayan büyük, kemikli soğuk elleri ve dudaklarımda hissettiğim bir erkeğe göre oldukça dolgun i dudakları bütün sistemimi çökertmeye yetecek kadar yoğun duygular hissetmeme sebep oluyordu. Vücudumdaki kan az önce çekilmiş, vücudumu buz kaplamışken şimdi fazla miktarda pompalanan kan ile bütün vücudum sıcaklamıştı. Hareketsiz duran dudakları bir süre sonra hareket ederek ağzımı aralamamı sağlarken bir anda kontrolü tamamen eline alarak işaret ve orta parmağı ile çenemi hafifçe yukarıya kaldırdı. Burnundan aldığı derin nefesleri bir bir dudaklarımın arasına bırakırken, titreyen ellerim ve bedenimle bir süre hareketsiz kaldım. O ise durmadan aynı işlemi birkaç kez tekrarladı. Yanaklarımdaki ellerinin baş parmakları elmacık kemiklerimi aşağı yukarı okşarken göğüs kafesimi zorlayan kalbimin atışlarını duymaması imkansızdı. Saniyeler içinde ciğerlerime ulaşan onun nefesi kendimi biraz olsun sakinleştirmemi sağlarken dudakları dudaklarımın üzerindeyken gözlerimi yavaşça araladım. ~Yiğit bir adamın Eylül masalı.~ Sıradan bir mahalle hikayesidir, aksiyon içermez.
ARDIÇ  (KİTAP OLDU) by UMAY_6
UMAY_6
  • WpView
    Reads 1,951,480
  • WpVote
    Votes 91,048
  • WpPart
    Parts 48
Kana bulanmış hatıralar, kanadı kırık kuşlar, üzeri yalanlarla süslenmiş sırlar, kalbi hasta kadınlar ve kırık pusulalar. "Sen benim pusulamsın İzgi. Ben seni kaybedersem yolumu kaybederim." ... Heyecanla gülümsediğinde sandalyeden atladı ve bana doğru koştu. "Teyze!" Dedi neşeyle bacaklarıma yapışırken kafasını kaldırıp bana baktı. "Bitti mi oyun?" Diye sordu merakla. Keskinin yere çömelen heybetli bedeni ayaklandığında ağır hareketlerle bana doğru döndü ve ona doğrulttuğum silahımın namlusuyla karşı karşıya geldiğinde hareketleri durdu. Kalbimi saran pamuk ipliği çözüldü. Ruhuma karışan karanlığının emaresi kalmadı içimde. Kara gözlerinde bir yıkım meydana geldi. "Bitti." Dedim titremememesi için üstün bir çaba sarf ettiğim buz gibi sesimle. Kara gözlerindeki ifade hayattayken cehennemi yaşamama sebep oldu. 02/03/24 KİTAPTA +18 SAHNELER MEVCUT OLACAKTIR! BİLGİNİZE!
HINÇ MEHAN by Zehraozkul
Zehraozkul
  • WpView
    Reads 195,985
  • WpVote
    Votes 10,075
  • WpPart
    Parts 39
"Yoruldum. Benim artık seni yanıma almak için tüm dünyayı karşıma alacak hiç gücüm kalmadı. Senin istediğin gibi olsun, onların istediği gibi olsun. Bundan sonrasında karşıma çıkan her şeyi sadece sessizce kabulleneceğim. Herkes bunu bir vazgeçiş sayacak ama bu senin yenilgin. Beni bir daha asla kazanamayacaksın." Burukça gülümsedim. "Çünkü ben bir daha asla senin için savaşmayacağım." Gözümden akan yaşlara inat gülümsemeye devam etmeye çalıştım. "Hayatımda bir daha asla seni seçmeyeceğim. Eğer olur da bir gün seni seçmem gerekirse...olur da seçersem, o gün kendimden vazgeçeceğimden emin olabilirsin." "Ve sen, beni ilk kez gerçekten kaybettiğin anın neye benzediğini... ancak başkasının soyadını taşıdığımda anlayacaksın." "Evleneceğim...onunla." Bu aşkın değil, hıncın hikayesi...