MUTLAKA OKUU
33 verhalen
İyi Olan Kazansın! door mineselen
mineselen
  • WpView
    reads 1,549,806
  • WpVote
    Stemmen 121,924
  • WpPart
    Delen 59
Kuralların belli olduğu bir oyunda uyanık olan şartları da kendisine göre değiştirebilir. Tek başına zeki olmak, bunun yanında kurnazlıkla işini görene yeterli gelmeyeceği gibi özenle kurduğu tuzaktan kurtulmasını da sağlayamaz.
İyi Ki Geldin! door Nevinturgut
Nevinturgut
  • WpView
    reads 1,360,177
  • WpVote
    Stemmen 74,425
  • WpPart
    Delen 69
Doğmadan önce anne babasını kaybeden bir bebek,onu kabul etmekte zorlanan ama ona sımsıkı bağlanan bir teyze ve olmazsa olmaz bir aşk...
ÇATLASIN DÜŞMANLAR (Savaşma seviş Serisi 2) door askyakarmi
askyakarmi
  • WpView
    reads 14,087,964
  • WpVote
    Stemmen 550,904
  • WpPart
    Delen 63
Kamuflajlı kollarının kızın sarı bukleleriyle oluşturduğu tezata gülümsedi. Sonra gözlerini aşağıya indirdi. Bedeniyle duvar arasında küçücük kalan bir kız. Beyaz dantelin örtemediği göğüslerin arasındaki muhteşem vadi. Kızın kokusuyla sarhoş olmuş burnunu o çukura gömmemek için kıvranırken mırıldandı. "Ben askerim. Barut kokarım." Kızın inip kalkan göğüslerinden gözünü ayıramadan devam etti. "Sen dantelsin, parfümsün." Kendini güçlükle bir adım geri çekip o mavi gözlere baktı. "Bizden bi sikim olmaz. Şimdi git, o ütülü pantolonla evlen."
Yüzü Olmayan Adam door mineselen
mineselen
  • WpView
    reads 1,694,566
  • WpVote
    Stemmen 132,741
  • WpPart
    Delen 89
Sen... Sen ve sen değil... Hele sen hiç değil... Sen kumral olan, seni de bekliyorum. Biraz sonra bu sayfaya gireceğinizi biliyorum. Orada sizi bekliyor olacağım. Hey... Seni unutmuş muyum, peki sen de gel... Görüşürüz...
Yeni Bir Hayat door ozlemalper
ozlemalper
  • WpView
    reads 2,059,381
  • WpVote
    Stemmen 134,477
  • WpPart
    Delen 67
Ardındaki demir kapının çıkardığı tok sesle yerinden sıçradı.Şaşkınlıkla etrafına baktı ve her şeyin ne kadar farklı olduğunu düşündü.Derin bir nefes alarak ne yapacağına karar vermeye çalıştı. Aslında günlerdir bunu düşünüyor ama bir yanıt bulamıyordu. Kafasını kaldırıp uçsuz bucaksız görünen gökyüzüne baktı. Hatırladığından daha mavi görünüyordu. Hayatta sahip olduğu her şeyin içinde olduğu küçücük bavulunu sıkıca tutarak yürümeye başladı. Ayakları nereye gideceğini biliyor gibi kendiliğinden ilerliyordu.Zaman kavramı O'nun için oldukça uzun bir süre önce önemini yitirmişti.Bu yüzden ne kadar yürüdüğünü fark etmedi. Çok özlediği o kokuyu hissedince aniden durdu ve derin nefes alarak içine çekti.Yıllardır birkaç metre karelik bir alanda volta atmaya alışmış bacakları bu uzun yürüyüşe isyan ediyordu ama genç kız bunu anlayacak halde değildi.Eskisinden hızlı adımlarla ilerledi ve masmavi denizi görene kadar durmadı. "İşte" dedi denizi görünce "İşte özgürlük bu" Kalabalık trafiğe dikkat ederek karşıya geçti ve boş bulduğu ilk banka bıraktı vücudunu. Yanaklarından akan yaşların farkında bile değildi. Elinden kayıp giden yılları için ağladı uzun bir süre. Kendine gelip ağlamasını durdurduğunda ne kadar zor bir durumda olduğunu düşündü.Ne ne yapacağını biliyordu ne de nereye gideceğini. İstanbul'a ilk geldiğinde ki hali aklına gelince acı ile kıvrıldı dudakları.Öğrencilik yıllarını geçirmek için ne kadar doğru bir tercih yaptığını düşünmüş aşık olmuştu bu şehre. Oysa bu şehir O'nun için "Sekiz Yıl On ay Altı gün" lük bir hapishane olmaktan öteye gidememişti.
TRABZON HURMASI / TAMAMLANDI ( Trabzon Burması 2.Kitap)  door aslihanyokus
aslihanyokus
  • WpView
    reads 440,871
  • WpVote
    Stemmen 28,059
  • WpPart
    Delen 44
Onlar kimdi? Onlar, İzmir cadısı, mahallesinin atanamayan deli öğretmeni Aslı MENEMEN'İN kız kardeşleri, nam-ı diyar panda yavrusu Ali YAYLACI'nın baldızlarıydı. İnsana kök söktüren, ablaları kadar cadı, inatçı, laf cambazı ve bir İzmir kızının namına yaraşır güzeliğe sahiptiler. Feyza, nişanlısı Ahmet Bilal ile yaban ellere Almanya'ya gitmiş, orada eğitim hayatına devam etmekteyken başına geleceklerden habersizdi. Evlilik gibi. Nermin'de işler daha bir karışıktı. Kpss ile memur olarak atanmak isterken, kendisini doğu illerin birinde köklü bir şirketin küçük bir şubesinde müdür olarak buldu. Tabi ablasından kendisine miras kalan özellikleriyle bela neredeyse kendisini orada bulacaktı, Yüzbaşı Tahir ile yıllar sonra yeniden karşılaşacak ve hiç tahmin etmediği olaylar yaşayacaktı. Aşk gibi. Haydi bakalım gazamız mübarek olsun. Bu iki deli kızın hikayesi Eylül ayında başlayadursun. TELİF HAKLARI SAKLIDIR!!!
TAHİR door mineselen
mineselen
  • WpView
    reads 486,880
  • WpVote
    Stemmen 48,555
  • WpPart
    Delen 43
Tahir'in gözünde, anlam veremediği bir şekilde ilgisini çeken, öte yandan sinir olmakla birlikte takip etmekten de kendisini alamadığı bir mahlukat, Zeynep!.. Namı diğer Minyatür Zeyna... İki keçi, ikisi de inatçı ve hazır cevap, bir komiserle, en az onun kadar benzer huylara sahip sevimli polis memuru beraber çalışırsa ortalık anca yangın yerine döner. Büyük aşklar nefretle başlar... Mı?
SÜRFİLE MAKASI (KİTAP OLDU) door cokdeger
cokdeger
  • WpView
    reads 604,885
  • WpVote
    Stemmen 50,061
  • WpPart
    Delen 39
Yasemin Destan... Başına buyruk bir kadın... Modacı... Neşeli ve aklındaki dilinde yapısı ile karşısındakini zorlayan bir karakter. Bir erkeği zorlayacak kadar çapkın... Yaptığı iş anlaşması onun hayatını değiştirecekken karşısındaki adam onunla nasıl baş edecek? Siz onu "Tesadüf Aşklar" hikayesinden hatırlıyorsunuz.
PERİ ve KUZGUN door Esra269
Esra269
  • WpView
    reads 4,349,871
  • WpVote
    Stemmen 59,402
  • WpPart
    Delen 16
"Ona bir bak! Onunla beni bir arada düşünebiliyor musun gerçekten?" ☙ ❧ "Onu istemiyorum! Onunla ilgili hiçbir şey istemiyorum. Onu görmek bile istemiyorum ama sen ikimizi bir araya getirmek için canla başla çabaladığından onu sürekli görmek zorunda kalıyorum!" ☙ ❧ "Beni hayata döndürecek kadın o mu? Ona dönüp bir baksana! Hiç bana benziyor mu? Birbirimizin ne kadar farklı olduğunu göremiyor musun?" ● O Kuzgun'du. Kuzgunlar gece gibi siyah olurdu. Gecenin karasını kanatlarında taşır, yüreğini de siyaha boyayan duygular gözlerinden okunurdu. Asla acısını belli etmez, asla gün ışığına aldanmazlardı. Aşkın varlığını dahi bilmezler, onu görmek ve solumak istemezlerdi. Karanın rengini almış ruhları, bir sis gibi hareketlerine yayılırdı. Kuzgun yakardı; siyahıyla, gecesinin acısıyla, sevişiyle ve acısıyla. O ne kadar siyahsa, ben o kadar beyazdım sanki.Gece gibi kara bakışlarına bakıyor ve görsün istiyordum. O kadar derin, o kadar koyu ve o kadar çok şey anlatan bir bakıştı ki, içim titredi. Peri'si olarak ona tutunmak, o bakışlardaki acıyı ve çaresizliği ondan alıp sonsuza kadar yok etmek istedim. Bana ihtiyacı vardı ve bunu dile getiremiyordu. Çünkü çok gururluydu. Çünkü gururun onu koruduğunu düşünüyordu. Oysa gurur, bizi hayattaki güzel şeylerden alıkoyuyordu: cesaretli olmaktan, korkusuz olmaktan, sevmekten. Ona, "Yeter artık," diye fısıldamak istedim. "Görmelisin artık beni. Ve teslim olmalısın..." Ama hiçbir şey diyemedim. Biz kelimeler hakkında ne bilirdik ki? Ve duygular hakkında? Konuşamayacak kadar yoğun duygular boğazımızda düğümlenirken titrerdik ancak dil kemiğe bürünüp de söze gelmezdi. Su bütün sızıları dindirirdi ama suyun sızladığını kimse bilmezdi. Gözlerimi kapatmak istedim. Suyun sızısını içimde hissetmek istedim. Sızılarımı dindirebilseydi, ona ne derdim? AŞK SERİSİ 4. KİTAP
Morlar Kraliçesi  door e_dgn0
e_dgn0
  • WpView
    reads 2,565,853
  • WpVote
    Stemmen 121,162
  • WpPart
    Delen 48
Bir deli fişek ile zorba hikayesi... Tatlı mı tatlı bir romantik komedi. "Erdem iyi misin? Biz gerçekten birlikte değiliz ya hani." "Olabilir... Ben yaptığım işi ciddiyetle yaparım." Ay şimdi bayılacaktım. Birde iş diyordu. "Erdem çıldırtma beni!" diyerek cırladım. Aa bu adamın derdi neydi? "Bu yalandan, ufacıktan bir şey... Yani kendi işlerin gibi ciddiye almayacaksın. O yüzden sakın sınırlarımı geçme!" Onu tanıma fırsatım olmuştu ve biliyordum ki beni köşeye sıkıştıracaktı. "Allah'ım sabır ver bana," dedi kafasını havaya kaldırarak. Sonra keskin bakışlarıyla gözlerimi bir ele geçirdi ki... Sormayın gitsin! "Kızım sen nereden çıktın karşıma? Kafamın içine ettiğin yetmiyormuş gibi bir de sol yanımı uyuşturuyorsun."