EN'lerim
91 stories
Soğuk Nevale by varolmamiskitaplar
varolmamiskitaplar
  • WpView
    Reads 23,790
  • WpVote
    Votes 2,188
  • WpPart
    Parts 18
Hayatın peş peşe sıraladığı talihsizlikler, artık genç kızların omuzlarına ağır bir sis gibi çökmüştü. Gülüşleri hâlâ sıcak, umutları hâlâ canlıydı... ama içlerinde hep aynı soru büyüyordu: Yaşadıkları hayat gerçekten onların mıydı? Yoksa ailelerinin onlar adına çizdiği, başkalarının beklentileriyle şekillenmiş bir yolun yolcusu olmaya mahkûm edilmişler miydi? Her genç kız gibi onların da hayalleri vardı kocaman, rengârenk ve özgür. Bu yüzden bir gün cesaretlerini yanlarına alıp, yaşadıkları şehirden ayrılarak İstanbul'a doğru yola çıktıklarında, hayatlarının artık eski düzenine dönemeyeceğini biliyorlardı. Burası; kalabalığıyla, ışıklarıyla, bir o kadar da zorluklarıyla yeni başlangıçların şehriydi. Onları bekleyen mücadeleler çoktu; ama bu mücadelelerin arasında en beklenmedik olanı, hiç planlamadıkları bir anda kapılarını çalacak aşk olacaktı. Nehir, içi kıpır kıpır, her adımı sevgi dolu, neşesi dalga dalga etrafına yayılan bir kızdı. Çınar'la tanıştığında ise onun donuk, mesafeli hâlini hiç ama hiç sevememişti. Hatta kendi içinde ona "soğuk nevale" adını takacak kadar rahatsız olmuştu bu halinden. Fakat hayat tuhaftı... İnsan bazen hiç hoşlanmadığı birinin gözlerinde kendini bulur, hiç ummadığı bir kalpte sığınacak bir sıcaklık keşfederdi. Ve Nehir çok geçmeden şunu fark edecekti: Aşk, hiçbir zaman kurallara göre oynamazdı. Zıt kutupların birbirine çekilme huyu, bazen kaderin en güzel oyunuydu. Eğer; kalabalık ve eğlenceli bir kadro kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan güçlü kadınlar ve herbirine ayrı ayrı hayran olacağınız erkek karakterler okumak istiyorsanız tam olarak doğru yerdesiniz. #1soğuknevale #1Çınar #1Kafe
PİLLİ BEBEK  by -Kirilmisbirkalp
-Kirilmisbirkalp
  • WpView
    Reads 112,342
  • WpVote
    Votes 6,554
  • WpPart
    Parts 35
Dünyanın sonunu getirebilecek güçte bir çipi taşıyan genç Profesör, onu korumakla görevlendirilen askerle hiç tatmadığı amansız duygulara yelken açar. Kadını tüm dünyadan koruması beklenen asker, görevini en kanlı haliyle yerine getirirken aynı zamanda imkânsız hisleriyle boğuşmaktadır. Genellikle aksıyonun ve aşkın ön planda olacağı bu serüvende bizi bekleyen ters köşelere ve maceraya hazır mısınız? Gözlerime baktığında dudaklarında bir tebessüm belirdi, ardından saçlarımı tutup kulağımın arkasına iterken "Bazen her şeyi siktir edesim geliyor," dedi dürüstçe ve parmakları saçlarımı okşamaya başladığında içten bakışları da saçlarımdaydı. "Vatan söz konusu olduğunda benim gibi binlercesi var ama sen söz konusu olduğunda şu saçının tek telini dahi kimseye emanet edemem gibi geliyor. Öyle bir mevzusun bende." ⚠️ Yetişkin okurlar içindir.
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 4,115,521
  • WpVote
    Votes 232,067
  • WpPart
    Parts 42
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
İHTİLAL by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 24,213,849
  • WpVote
    Votes 1,094,105
  • WpPart
    Parts 49
O gece yağan yağmur, yer ve göğün yerini değiştirmişti. O geceden sonra bir daha şafak sökmemeli, güneş doğmamalı, sabah olmamalıydı. O gece şafak söktü, güneş doğdu, sabah oldu. Olmamalıydı.
YAN KARAKTER by Sareinn
Sareinn
  • WpView
    Reads 1,222,549
  • WpVote
    Votes 87,973
  • WpPart
    Parts 34
En sevdiğim kitabın içine yan karakter olarak düştüğümde tek bir görevim vardı : mutlu sonun gerçekleşmesini sağlamak. Her şey tam da olması gerektiği gibi gidiyordu─ta ki ben kötü karakterin dikkatini çekene kadar.
Döneceksin Diye Söz Ver by melinsogut
melinsogut
  • WpView
    Reads 2,401,914
  • WpVote
    Votes 142,015
  • WpPart
    Parts 43
"Üsteğmen... Evlensen ya benle." Dört kelime. İki hayatı bilinmez bir oyuna sürükleyen dört kelime. Peri'nin sığınacak bir liman ararken tutunduğu tek adam. Ve Mahir'in aklını susturup kalbini dinlemek zorunda kaldığı tek kadın.
Kül Ateşten Korkmaz by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 23,014
  • WpVote
    Votes 2,418
  • WpPart
    Parts 9
"Bayraktepe 1, 112 Merkez." "112 Merkez, Bayraktepe 1 dinlemede." "Akseki mevkine doğru çıkış yapalım. Vakanız ateşli silahla yaralanma. Olay yerine yaklaştığınız anda askeri birlikler tarafından karşılanacaksınız." "Anlaşıldı. Çıkış yapıyoruz." Her insanın hayatını değiştiren bir dönüm noktası vardır. Benim hayatımın dönüm noktası ise KKM ile 112 istasyonumuza verilen bu vaka anonsu olmuştu. Bir asker, kar tanelerinin düştüğü soğuk ve toprak zemine uzanmış, bası uygulamalanmasına rağmen göğsünün altından sızan kan damlaları ile toprağa can veriyordu. Elimdeki yetişkin sırt tahtası ile en önde koşarken bir şey dikkatimi çekti. Vurulan askerin yüzü. Tanımıyordum ancak yüzü bembeyaz bir ışık tutulmuşçasına parlarken, dudaklarında eşsiz bir tebessümle semaya bakıyordu. Sanki yıllardır beklediği, aradığı huzura ermiş gibi. Sanki erişmek için çabaladığı bulutlara uzanmış gibi. Sanki... Sanki şehadet şerbetini içeceğini anlamış gibi... P. Yzb. Korhan Temur Ozanalp & Prm. Meva Yalım Yaltaray
PAYASLI by delusionslayer
delusionslayer
  • WpView
    Reads 76,740
  • WpVote
    Votes 5,947
  • WpPart
    Parts 13
Aldın bir güzelin âhını... Seni eli kanlı zalim bilen gelinin neden tüm dünyayı karşısına aldı? Ne uğruna? Neyin uğruna? Karşısına geçip sorsana! Acım dinmiyor, zihnim susmuyor... "Kimin uğruna, Ahra!" demeye dilim neden varmıyor?
FIRTINA ZAMANI by DuruMavii
DuruMavii
  • WpView
    Reads 2,566,931
  • WpVote
    Votes 145,330
  • WpPart
    Parts 36
Lüks ve ihtişam içinde büyüyen Melek, babasına meydan okumasının ardından kendini Karadeniz'in bir dağ köyünde öğretmenlik yaparken bulduğunda kaderin ona sarsıcı bir sürprizi vardır. Yıllar önce acımasızca reddettiği silik ve sessiz bir genç olan Tahir'in şimdi karşısında Fırtına lakabıyla dağları kasıp kavuran bir yüzbaşı olarak durması tüm dengeleri alt üst eder. Yıkım Timi'nin karizmatik ve disiplinli komutanının gözleri Melek'in hatırladığından çok uzakta, buz gibi keskin ve acımasızdır. Aralarındaki çatışma kısa sürede alev alarak, yerini inkâr edilmesi imkânsız bir çekime bırakırken Karadeniz'in hırçın dalgaları, sert rüzgârları ve samimi insanlarıyla sınandığı bu yeni düzen; onun için hem gülümsetecek bir savruluş hem de yüreğinin hikâyesini Karadenizli bir adamla yazacağı bir yolculuğa dönüşecektir. Yürek mevzilerinde sipere yer yok be öğretmen hanım. Düştüğün an esirsin. Ben de esirim artık, Hem Karadenize hem bir çift ela göze...
Mir by humeyraao
humeyraao
  • WpView
    Reads 602,296
  • WpVote
    Votes 49,010
  • WpPart
    Parts 31
Ölüm ve yaşam arası bir savaşta güneşi arkasına alıp üzerimde oluşturduğu o devasa gölgede biz onunla göz göze geldik. Bu meydanda, bir savaşın orta yerinde mağlubiyetin getirdiği bir galibiyetti sanki yaşadığımız. Şerrin hayra dönüştüğü, kuşların yolunu bulduğu, kafesin yok oluşu ama bir insanın bir insana tutsaklığıydı. ''Ben Şifa Sürmeli.'' Dedim nefes nefese. Yer ayaklarımın altından kayıyorken dizlerimin üstüne çöktüm. ''1 yıldır bu topraklarda esir tutuluyorum. Şimdi burada benim ülkem için hak, hukuk, bayrak, vatan sensin! Ülkeme dönmek için adaletinle birlikte merhametine sığınıyorum.'' ... Çıkılan bazı yolların dönüşü olmaz. Bazen ise çıkılan yolda kendini bulmuş olarak dönersin. Sen benim dönmeyi düşünmediğim o yolda kendimi bulduğumsun.