IpekSelduman adlı kullanıcının Okuma Listesi
2 stories
ARSIZ HAYAT by IpekSelduman
IpekSelduman
  • WpView
    Reads 17
  • WpVote
    Votes 1
  • WpPart
    Parts 1
Soğuk bir sokakta yürüyordum. Nereye gittiğimi bilmeden, uçsuz bir yolda yapa yalnız kalmıştım. Hiç hayal etmediğim bir noktaydı burası... Aslında düşler başka; hayaller bambaşkaydı. Çıkmaz sokak bu olsak gerekti; söylenmemiş sözler, yazılmamış şiirler, çizilmemiş resim kalıntıları evrenin bir kara deliğinde saklıydı. Bu yaşıma kadar onları çıkarmaya uğraşmıştım. Evet, evet tam da böyle yapmıştım. Sonucunda ıssız bir adaya düşmüş, içecek bir su bile bulamayacak hale gelmiştim. Susamıştım, yaşamam için o ada da güneşin su içmem ve yemek yemem gerekiyordu. İnsanlar ıssız adayı buldular ve sadece misafiri oldular. Sadece bakmakla yetindiler. Beni kurtarmadılar bile. Yüreklerindeki bir damla suyu bile bana çok görmüşlerdi. Artık ne bir adım atacak takatim kalmıştı. Ne de hayattan zevk alacak ben kalmıştı. Çünkü ben ölmüştü. Ölü ruhlar, yeryüzünde gezerken kimseyi gözleri görmez. Çünkü onlar yaşayan ölülerdir. Ruh azap içindedir, ölmeye alışmıştır bir kere, her saniye her salise her dakika her zaman diliminde tekrar tekrar dirilip ölür. Bu onda alışkanlık haline gelmiştir. İşte böyle bir ruh hali içerisinde olan ben, kendimi ölü ruhumla yeryüzünde var etmeye çalışıyordum. Sadece burnumdan içeri oksijen giriyor ve dışarıya karbonmonoksit çıkıyordu. He bir de azap çekiyordum. Boş mabedlerde kendimi avuttum. Kimsesizliğimi hiç kimseye haykıramadım. Sessizce en derinime attım hep. Kaybolduğum aslında yaşadığım sandığım gökyüzüymüş farkedemedim ve sonunda uyuşturucu bağımlısı oldum.
ŞAİR VE FAHİŞE by IpekSelduman
IpekSelduman
  • WpView
    Reads 9,354
  • WpVote
    Votes 28
  • WpPart
    Parts 20
O vefasız bir adamdı herkesi kendinden aşağı gören biriydi. Nedense bir kendisi herkesten üstündü ve emindi ki herkes onu alt etmek istiyordu. Aslına bakılırsa bunda da haksız sayılmazdı çünkü o bir deha idi. Şiir dehası idi. Kadınlar ondan öyle bir etkileniyordu ki anlatmak mümkün bile değildi,dolayısıyla kelimeler kifayetsiz kalmaktaydı. O annesini çok severdi. Küçükken geceleri annesi uyumadan önce ona şiir okumuştu masal yerine,belki de şiir yazma tutkusu buradan gelmekteydi kim bilir. O, kadınları hiç sevmezdi, aslında severdi her erkek gibi, sevdiği kadın türü vardı,tarifi şöyle idi: Gökyüzündeki yıldızlardan akan ışık gibi parlayan kadınları ve bir de kadının pırlanta gibi güzelini severim. Hayatını oradan oraya giderek sürdürmeye kararlıydı kahramanımız. Ama nerede, ne zaman onu ne bulacağı hiç belli olmayacaktı. Şairimiz bir maceraperestti. O yüzden aklı nereye eserse oraya gidiyordu. Aslına bakarsanız şairlerin normalde çok parası yoktur. Peki onun durumu nasıldı?Onun da öyleydi, ama annesi yeni ölmüştü, ona bir ev kalmıştı, kafası dağınıktı,yas tutuyordu,hayatta hiç bir şeyi kalmadığını hissediyordu. Maalesef ki onun bir dostu da yoktu. Dolayısıyla nereye kadar beş parasız şiirle ve insansız hayatını sürdürebileceğini de pek bilemiyordu. Sadece barda son demine kadar cebinde kalan son parasıyla içiyordu hepsi bu! Dışarıda yağmur başlamıştı. ..Yağmurda yürümeye karar verdi. Nereye gittiğini bilmeden öylece sallanıyordu sanki. Bir adama çarptı. Adam "hop hemşehrim" dedi Sinan farketmedi bile. Şair yürüdü,alabildiğine yürüdü. Uçsuz bucaksız bir yerde çıkmaz sokağa girdi.